seks hikayeleri escort kayseri escort istanbul altyazılı porno

5 MART

Takvim sadece ay, gün ve olayları işaret etmiyor. Onlar geçmişten günümüze akan zaman diliminde tarihe not düşen acı tatlı olayları da, yaşatan belgeler oluyor.

Bu yapraklardan birisi var ki, üzerine not düşülmese de yazılı tarih, yüreğimizdeki acıyı açığa çıkarıverir. İşte 5 Mart, böylesi günlerden biridir. Bu tarih Bolu’da, acının belleklerde harman olduğu tarihtir. Bu tarihte Bolu, hayırların efsane adı İzzet babasını edebi yolculuğuna uğurladı. O nedenle her 5 Martta yürek acımızla göz yaşımızı harmanlayıp, dualarımızı gönderiyoruz.

Tesellimizi yaptıklarında, bıraktığı eserlerinde, emanet ettiği vakfının güzel hizmetlere devamdaki kararlılıkta buluyoruz.

Onu mezarında huzurlu kılmanın, yalnız dualarımızla mümkün olmayacağını yaşam felsefesinden anlıyoruz.

Sen öyle büyüksün ki adın, Bolu’yu yüceltiyor. Bizler yediden yetmişe eserlerinle yaşıyoruz. Hatırladıkça dünü bugünü, senin için duadan başka neler yapmamız gerektiğini düşünüyorum.

Düşünüyorum; seni ne kadar anlatabiliyor, eserlerinin içini ne kadar doldurabiliyor, koruyabiliyoruz?

Okullarında seni ve felsefeni, ne kadar anlatabiliyoruz?

Düşkünlere, kimsesizlere, ne a kadar yardımcı olabiliyoruz?

Üniversitenizde, Tıp fakültesinde bilim çizgisinin neresindeyiz?

Hangi alanlarda yabancı kürsülerde yer alıyoruz?

Sağlık kuruluşlarını ne ölçüde donatabildik? Evet bu ve benzer sorulara gönül rahatlığı ile cevap verebiliyor muyuz?

İşte yine yaptıklarımız, yapamadıklarımızla, huzurundayız.

Gözü yaşlı insanların ellerinde çiçekler mezarının başındayız. Gözyaşlarımızla suladığımız toprağında, yeni filizler yeşerecek. Mekanın cennetten bir bahçe olacaktır. İnan ki güç alacağız ruhundan. Güç alacağız saçtığın tohumların meyvaya dönüşünden.

Sen İzzet baba her 5 Martta yeniden doğuyorsun. Her 5 Martta yüreğimizdeki kıvılcım yeniden alevleniyor.

Mekanın cennet ruhun şad olsun İzzet baba…

YORUM EKLE