banner128

banner101

22 Şubat 2017 Çarşamba

AİDİYET DUYGUSU - 2

29 Kasım 2016, 10:42
Bu makale 889 kez okundu
AİDİYET  DUYGUSU - 2
Aykut KARAGÜZEL
Neden zayıfladı acaba aidiyet duygularımız?
Yeni aldığımız arabayı, kıyafeti vs. artık sevmiyor muyuz? 
Hayır, seviyoruz; hem de çok seviyoruz. Ama alırken! Aldıktan sonra artık o bizim oldu ya… işimiz bitiyor onunla. Tıpkı yeni bir işe girerken işverene verdiğimiz sözler gibi. ben mesai kavramı tanımam, geç saatlere kadar çalışırım; sigara kullanmıyorum ama çok az sayıda içiyorum; vereceğiniz işlerin üstesinden gelmek için gece gündüz çalışırım; bana güvenin yeter ki beni işe alın.
İşe alındıktan en geç bir ay sonra bugün de mi geç çıkacağız. Haydi saatimiz geldi sigara içelim. Bu kadar zor iler de verilir mi?
Üç ay sonra da ben zaten bu iş olmasa da yaparım; ben onlara değil onlar bana muhtaç! Sonra da beni işten attı alçak insanlar. Lütfen dayı, hala, amaca vs. bana iş bulun. Ne iş olsa yaparım. Mesai kavramı tanımam. Her işin üstesinden gelecek güçteyim….
Böyle düşünen bir kitlenin nasıl aidiyet kavramının yüksek olmasını beklersiniz ki?
Her toplumda, iş kolunda sıkıntılar olur, yaşanır. Bunları aşmanın yol ve yöntemleri vardır. Her şeyden önce yönetici dediğimiz kişiler kriz yönetimi konusunda üst seviyede beceriye sahip olmalılardır ki işyerinin refahı ve huzuru yüksek olsun. Aidiyet duygusunu var edecek ve çalışanlarında bu hissi daimi yaşatacak kişiler yöneticilerdir. 
Geçtiğimiz hafta Öğretmenler Günü idi. Birçok okul düzenlediği gün ve gecelerce bu güzel günü kutladı. Benim okulum da, Bolu Anadolu Lisesi, güzel bir tertiple günümüzü kutladı. Bu geceye eski okul müdürlerinden Sayın Remzi Kocaman hocamızın davet edilişi ve onun aidiyet duygusunu canlandırıcı konuşması gayet takdire şayandı. Ancak burada eski okul müdürünü geceye davet eden Bolu Anadolu Lisesi Müdürümüz Sayın Fuat Durmuş’u da ayrıca tebrik etmek isterim. Şayet bir kurumda daimi bir aidiyet duygusunu yaşatmak istiyorsanız, kurumun geçmişini canlandırıp ateşi oradan vermeniz lazım. Ayrıca emekli öğretmenlerin Öğretmenler Günü faaliyetlerine katılımları beni hep heyecanlandırmıştır. 
Görevimin ilk yıllarında hep emekli olanlara bakınca çok acırdım. Şimdi ne iş yapacak ki? Yazık, yazık… derdim. Çünkü o öğretmen, o müdür o okul ile özdeşleşmiş bir kişiydi. Dışarıda da öyle bilinirdi. 
Ya şimdi?
Göreve yeni başlayan öğretmenler emekliliğine ne kadar kaldı hesaplamaya başladı. 
Sevginin olmadığı bir ortamda aidiyet duygusundan bahsetmek ahmaklıktır. Önce yönetici çalışanını sevecek; sonra da çalışan yöneticisini sevecek, kurumunu sevecek, işini dsevecek ki aidiyet duygusu o kurumda var olsun, yaşasın.
Sevginin yüreklerden gönüllere, gönüllerden de dudaklara dökülüp etrafa saçıldığı güzel günler dileğiyle…

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    GAZETE MANŞETLERİ
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    SAYFALAR
    ARŞİV
    banner82

    banner129