banner133

banner101

25 Şubat 2018 Pazar

Akşener’in Bolu Çıkartması

01 Şubat 2018, 10:41
Bu makale 804 kez okundu
Akşener’in Bolu Çıkartması
Cevat ÖZSOY

Genel hafta ilimizde, Meral Akşener Başkanlığında kurulan İYİ partini il binasının açılışı vardı.

 Açılışına giderken, Erdoğan’ın rüzgarının estiği 2000’li yıllarında, Ak Parti Bolu İl binasının açılışını hatırladım. O gün, meydandaki coşkuyu gördüğümde “Ak Parti’nin iktidar yürüyüşünü kimse durduramaz” diye yazmıştım.  O gün, Genel Başkan Erdoğan,  Bakanlık yapmış ağır topları ile Bolu İl binasının açılışına katılmıştı. Üst düzey bir yetkiliye “Bolu’daki kalabalığı nasıl buldunuz” diye sorduğumda “ biz diğer illerde daha fazla kalabalıklarla karşılaşıyoruz; ama Bolu’daki arkadaşlar, Bolu şartlarında bu kalabalığın iyi olduğunu” söylediler demişti.

İYİ partinin il binasının açılışında,böyle partinin ağır topları yoktu; hatta Genel Başkan Akşener  yalnızdı diye bilirim.

Akşener, MHP’nin Genel Başkanlığına aday olduğunda da, ilimizde de bir miting yapmış “Yakında Başbakan olacağım  sözünü dillendirerek, daha coşkulu bir hava estirmeyi başarmıştı.

Bu sefer ki gelişinde Akşener, İç İşleri Bakanlığı dönemindeki “Delikanlı kadın” imajına güvenerek Boluluların karşısına çıktı diyebiliriz. Hava biraz soğuktu. Açılışta, MHP’nin mitinglerinde gördüğüm yerinde duramayan, slogan atan ateşli gençler yoktu. Daha ziyade, 12 Eylül’den önce komünizme karşı ölümüne mücadele eden, birçok arkadaşını şehit veren ve yine 12 Eylül zindanlarında işkence gören samimi, dava adamı diyebileceğimiz vefakar eski MHP’liler vardı. MHP ve Devlet Bahçeli’den ümitlerini kestikleri için Akşener hareketini son şans olarak görüyorlardı. İYİ Parti’den ümitliydiler ve genel Başkana güvenleri tamdı.

Parti’nin İl Başkanlığına getirilen Mehmet Aydın, her türlü fedakarlığa katlanarak gerçekten partisine yakışır, Bolu’nun en iyi yerinde, görkemli bir İl ve İlçe binasını hizmete sunarak, ‘İşte particilik böyle yapılır’ dercesine Genel Başkanını ve misafirlerini ağırlıyordu.

Akşener konuşmasına, PKK’ya karşı Afrin’de yürütülen harekatı kastederek, böyle bir zamanda milli beraberliği bozacak cümlelerden kaçınmalıyız, birlik ve beraberliği muhafaza etmeliyiz diyerek, İktidar ve muhalefete ciddi manada ikazda bulunurken, bizce de, doğru ve önemli bir tespitte bulunuyordu.

Gerçekten, böyle bir zamanda, eğer söz konusu vatansa gerisi teferruattır diyerek kavgaları bir tarafa bırakıp, herkesin birbirine zeytin dalı uzatma vaktidir demeliyiz; Ama Akşener konuşmasının devamında, milli  birlik ve beraberlik ruhunu bozacak şekilde, iktidara ve bil hassa Tayyip Erdoğan’ı itham eden cümlelerle yüklenmesi; hatta tüm konuşmasını bu minval üzerine tamamlamasını, başta işaret ettiği konuya pek uygun olmadığı gerçeğini de görmemezlikten gelemeyiz.  Esasında bu tür konuşmalar seçim meydanlarında dile getirilebilir, ama son yılların en büyük savaşının verildiği bir zamanda,hem iktidar hem muhalefetin daha dikkatli bir dil kullanmasında, ülkemiz adına, büyük bir yarar olduğunu düşünüyoruz.

İYİ Parti’de ciddi ehil kadrolarının bulunduğunu işaret eden Akşener “ İyilerin partisi iktidar olacak” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Dua ve konfetilerle İl binasının açılışını yapan Akşener, esnaf ziyareti için biraz gecikince arkadaşlar, Genel Başkanımız öğlen namazını kılmak için biraz geciktiğini söylediler. Sık sık resim çektirmek için önü kesilen Akşener, gelişmeleri uzaktan seyrederken bizi gören İl Başkanı Mehmet Aydın “ Cevat ağabey uzak durma, sende gel” diyip, Akşener ile beraber aynı fotoğraf karesinin içine girmemizi sağladı. Tabi ki bizim içinde hoş bir anı oldu.

Temennim ve gönlüm Akşener hareketinin başarılı olmasından yana… Çünkü güçlü muhalefet, iktidara hazırlıklı muhalefet her zaman ülkemizin yararınadır.

Tabi ki, siyasette başarının sırrı, bil hassa Türk siyasetinde başarının sırrı güçlü ve ikna edici bir değişim söylemini dile getirecek, soluk aldığı ülkesinin kimliğini, kültürel, tarihsel derinliğini tüm benliğinde hissedecek bir liderin varlığıdır. 1950 yıllarında Menderes ve DP, 1960 yıllarına Demirel ve AP, 1970 yıllarında Ecevit, 1980 yıllarında Özal ve 2000 yıllarında Erdoğan ve arkadaşları değişimi kuvvetli bir şekilde dile getirerek başarılı oldular. Yoksa sert eleştirilerle yetinip, sadece toplumsal memnuniyetsizliği hesap ederek siyaset yapan liderlerin sonu hep hüsran olmuştur. Hele “Atam izindeyiz, Akşener’le  iyiyiz” sloganıyla geçmişin tek parti özlemini çağrıştıracak söylemlerle bu ülkede başarılı olmak neredeyse imkansızdır. 

Meseleye bu açıdan baktığımızda, geçmişte İç İşleri Bakanlığı döneminde sınavını iyi vermiş bir siyasetçi olan Akşener’in, bu sıcak Anadolu duruşunu devam ettirdiği ve bu çizgide yürüdüğünde başarılı olmaması için hiç bir sebep yoktur.

Mesele, bugün ki Akşener’in hangi çizgide olup olmadığı meselesidir.

 Bu konudaki düşüncelerimi saklı tutarak, bunu en iyi değerlendirecek necip Türk milletidir, diyorum.

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    GAZETE MANŞETLERİ
    banner114
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SAYFALAR
    ARŞİV
    banner82

    banner129