ALA KARGA    TURİZMİ

Eskiden tanışık olduğumuz “ enflasyon  canavarı “  ,yıllarca düşük bir seyir izledikten sonra, şimdilerde intikam duygusuyla yeniden ortaya çıktı.

İlkbahara  korkak adımlar atarken ,yaz  tatili planı yapmak  , ekonomik programlar aramak (Erken ucuz tur,vs.) ve özellikle   enerji  (petrol)  fiatlarının hane bütçesini etkilemesinin nereye kadar gideceğini düşünerekten hayal kurmak,  herkesi   olmamakla  beraber ,  bir   çoğumuzu ilgilendiren bir olgu.

Psikolojik olarak  ;  bir  haftalık da olsa ,   ailece bir tatil hayali bile insan ruhunun yaşama   bağlılık ve yaşam sevincini , heyecanını    uzunca  bir   süre  taşımasına   (3-4 ay gibi) yararı  olmaktadır.

Bence bu katkının bir  “ bonus” değil ,  gerçekleşen  tatilden bile (kimi zaman yorgun dönüşlerden dolayı) daha  fazla yaşam  hazlarıyla ruhumuza besleyicilik yaptığıdır.

Bu hoş düşüncelerle   yol  alırken, sayın    Emrah Gaznevi’nin” Lehçe” (2020) adlı yayınında   konu ettiği ; Alakarga’yı taklit etmek   boynumuzun   borcu olacak gibi..!

Yola çıkmak için uzun uzun hazırlanıp  sonunda hiç bir yerlere gidememek anlamında kullanılan bir deyimin baş kahramanı Alakarga’yı ve onun karakteristik  özelliklerini ele almak gerekmek elzem.

Alakargalar  sonbaharda ormanlık bölgelerde , her an sıcak ülkelere gitmek istiyormuş gibi görünerek, küçük sürüler halinde bir araya gelirler ama aslında sadece kısa mesafe giderler.Gerçekte bu kuşlar yerleşik bir yaşam sürerler ve asla sulak alanlardan uzaklaşmazlar.Bu  yüzden bir yerlere yolculuk planlayıp hazırlıkların ona göre yapılmasından sonra hiçbir yere gidilemediğinde bu deyim kullanılıyor.

“Antropomorfizm “  diye bir bilim dalı,  Cambridge, Sorbonne  gibi marka  batı üniversitelerinde  araştırmalara yer açmıştır.Konusu,hayvanlara,insanlara benzer yetenekler veya  düşünceler atfetmek, davranışları sırasında aslında farklı süreçlerde açıklamalar getirmek.

AYNEN DEĞİL..!

Antropomorfizm araştırmaları;   uzun zamandır yalnızca primatların (Maymun vs.)aletleri kullanmayı bildikleri düşüncesini revüze edip, son çalışmalarda yunuslar,  ahtapotlar ve kargaların ve hatta domuzlar gibi başka türlerin  de  bunu yapabildiklerini gösteren sonuçları açıkladı.

Örneğin bir eski teori;  kargaların arabalar geçerken sakladıkları fındıkları ve cevizleri yola yuvarlayarak kırdıkları  “ fındıkkıran” teorisi yalanlandı. Meğer kargalar fındıkları  sert yüzeylere  (yollar gibi)kırmak için düşürür ve bir arabanın birini ezmesi nadiren olur.

Diğer bir örnek;  Türkçemizde  “Buna kargalar bile güler” deyimini, bizler çoğunlukla ;  o  kadar komik  ki, söylediğini yapısal olarak gülmesine imkan olmayan  bir canlı olan  karga bile  güler anlamına kullanırız.  İnstela.com. da  ; “ aynı mantıkla  çok   üzüntü verici bir olaydan  bahsederken de  “Buna yunuslar bile ağlar “ denilebilir”  katkısı yapılmıştır.

Cambridge Üni.den Rachael Miller ve Arkadaşları;  Kaledonya  Kargalarının  oto  kontrolunu  ,3 ila 5 yaşındaki çocuklarınkiyle karşılaştırmışlar.Yetişkinler zorlanmadan oto  kontrol yeteneğini yapabildikleri halde ,3 ila5 yaşındaki çocuklar yenice geliştirmeye başlarlar.Yapılan  denemeler, kargaların zekasının çocuk zekalarıyla    yarışabildiğini göstermiş ve bu öğreti bize kargaların zekası hakkında daha iyi bir bakış açısı sağlamaktadır.

İlginç olan ;” Kargalar bile güler” deyimine bazen bizler , “Çocuklar bile güler” diyerek  de bu doğal olguyu zaten çok önceleri kabullenmiş olmamız olsa gerek..!

Hayal ve umutlarınız hiç eksik olmasın . Sağlıcakla kalın.

YORUM EKLE

banner128