BİR AYDA SADECE 8 SAAT !

Yazıyı Meryem Coşkunca’nın sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

Geçtiğimiz hafta bazılarının kutladığı, bazılarının tebrik ettiği,” benim ise onlara arkadaşlar neyi kutladığınızın farkında mısınız? Lütfen bu hafta kutlamayın. İçinde bulunduğumuz hafta bayram gibi kutlanacak bir hafta değil diye derdimi anlatmaya çalıştığım birazda sinirlendiğim bir haftaydı. Yani Engelliler haftasıydı. Neyse geride bıraktık. Ancak yine anlam ve önemine uygun geçirmedik bu farkındalık haftasını.

Çünkü bayram gibi kutlamaktan engellenen yani farklı gereksinimleri olan insanları anlamaya, sorunlarını dile getirmeye fırsat bulamadık. Hâlbuki engelliler günü ve haftası sorunların anlatılması ve yetkililer tarafından bu sorunlara bir çözüm bulma zamanlarıdır. Şimdi izninizle gecen haftayı “kutlu olsun” diyerek geçiren kişilere, kurum ve kuruluşlara aslında çok iyi bildikleri bir konuyu mümkün olduğunca kelimeleri dikkatli seçerek ve mümkün olduğunca az sinirlenerek. Hatırlatmak istiyorum.

Diyelim ki özel gereksinimleri ve ihtiyaçları olan bir çocuğa sahipsiniz. Çocuğunuz özel eğitim alma zamanı geldi. Siz sağlık raporunuzu aldınız ve rehberlik araştırma merkezi değerlendirmenizi yaptırdınız bir özel eğitim merkezine başvurdunuz. Çocuğunuz kaç saat devlet destekli eğitim alabiliyor biliyor musunuz? Bir ayda sadece 8 saat yani 40 dakikalık 8 ders bireysel eğitim 4 derste grup eğitimi alabiliyor. “Ama bu grup eğitimleri de sağlık raporunda ve rehberlik araştırma merkezi değerlendirmesinde eğitimin alınması gerektiği yazsa bile eğitim merkezinde aynı seviyede çocuklar yoksa grup eğitimleri yapılamıyor”.

Yani normal de özel gereksinimli bir birey devlet desteği ile bir ayda fizik tedavide içinde olmak üzere 40 dakikalık 8 ders alabildiğini öğreniyorsunuz. Çocuğun ailesi olarak maddi imkânınızda yok. Bu durumda çocuğunuzu nasıl yetiştirirsiniz? Şimdi engelli maaşı bakım parası var diyenler olabilir ama onlar başka! ben eğitimden bahsediyorum. Ayrıca bir araştırırsanız o dedikleriniz bile olsa ve oralardan gelen parayı sırf eğitme ayırsanız bile yetmediğini görürsünüz.

Çünkü özel bir bireyin iyi eğitim alması için bir ayda en az 24 saat eğitim alması gerek hatta dediğim gibi bu bile az. Durum böyleyken bir düşünün ayda 8 saatlik eğitimle özel gereksinimli bir insanın eğitim ihtiyaçları karşılanabilir mi? “hani bu ülkede eğitim herkes için eşitti? Bu durumda bir eşitlik var mı?” Şimdi bana kızanlar ve bunları nereden biliyorsun diyenler olabilir. Ben bazı yetkililer bazı dernekler ve vakıflar gibi engelliler günü ya da haftası kutlu olsun demiyorum. Araştırıyorum insanları dinliyorum ve anlamaya çalışıyorum.

Bu arada Bu anlattıklarıma bilmeyenler varsa “ millî eğitim bakanlığı özel eğitim kurumları yönetmeliğinin 24 ve 25. maddelerini okuya bilirler.” Tekrar soruyorum bu şartlarda özel gereksinimli bir çocuğun ailesi olarak eğitim ihtiyaçlarını nasıl karcılarsınız? Cevap veremediniz bakıyorum da. İşte sizin cevap veremediğiniz bu sorunu milyonlarca aile yaşıyor ve özel gereksinimli bireyler parası olmadığı için yeterince eğitim alamıyorlar.

Şimdi bir şey daha sormak istiyorum. Bu ülkede bu ve buna benzer yasalar ve kanunlardaki yetersizliği dile getirip özel gereksinimleri olan arkadaşlarımızın haklarını savunması gerekenler kim? engelli vakıfları ve dernekleri değil mi? ancak geçtiğimiz hafta hiçbir dernekten ve vakıftan bu sorunları dile getiren bir açıklama duymadım. Bir tek bunu yaşayan ailelerin bireysel olarak ilgili yerlere ilettiğini biliyorum. Ancak bireysel hareketle bu sorunların çözüleceğini sanmıyorum

Hep bu örneği veririm. “Özel gereksinimli bireyler ve aileleri dernek vakıf gibi sivil toplum kuruluşları bir araya gelip evlerdeki oda kapılarımız gibi olmalı “ kapılarımızla ilgilenmezsek belli bir süre sonra bizlerin dikkatini çekmek için gıcırdamaya başlarlar ve istediklerini vermez yani yağlamazsak o ses güçlenerek artar. İşte bizlerde bu konularda hep birlikte kapılar gibi gıcırdayıp yetkililerin dikkatini bu sorunlara ve yetersizliklere çekmeliyiz. Düşünsenize evinizdeki tüm kapıların gıcırdadığını herhalde tepkisiz kalamazsınız.

İşte bu yüzden eğer özgür ve engelsiz herkesin eşit haklara sahip olduğu bir ülkede yaşamak istiyorsak. Öncelikle neyi? Niye? Yaptığımızı bilmeliyiz. Engelliler günü ve haftasını kutlayarak adeta bir bayram havasında değil sorunları anlatarak tartışarak geçirmeliyiz ve yetkililere derdimizi anlatıncaya kadar susmamalıyız. Durmamalıyız. Eğer hep birlikte gıcırdarsak mutlaka dikkatleri çekeceğimizi istediklerimizi yaptıracağımızı ve hataları düzeltip engelleri kaldıracağımızı hiçbir zaman unutmamalıyız…

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Meryem Coşkunca – Bolçi’nin Katkılarıyla. Bolu Olay Gündem Gazetesi Konuşan Yazılar….

YORUM EKLE

banner128