BİR BABİÜ MASALI

Salgın süreciyle birlikte uzaktan eğitimin verildiği Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitemizde, uygulamanın her geçen gün iyiye gitmesi gerekirken her geçen gün daha da berbatlaşmasına tahammülüm şahsen hiç ama hiç kalmamış durumda. Güz dönemi başlayana kadar Google üzerinden yürütülen uzaktan eğitim Microsoft Teams denen bir belaya çevrildi. Bela diyorum çünkü cidden öyle. Ders kayıtlarının yüklenmemesi dosyalara erişim vs. konularda içinden çıkılmaz bir hal alan bir dönem nihayet sona eriyordu ki bir belaya daha bulaştık. Sevgili üniversitemiz yıllardır ders kayıtları sırasında sabır taşlarını çatlatan Bilgi Yönetim Sistemini değiştirmeye karar verdi.

İzmir’den alınan Üniversite Bilgi Yönetim Sistemine 350 bin TL veren üniversitemizin alt yapı eksikliğinin üstüne karmakarışık bir sistemle karşılaşan idari personel eklendi. Bu konuda açık ve net olarak gerek bölüm sekreterliklerine gerekse öğrenci işlerine söyleyeceğim bir şey yok. Çünkü sistem kapsamlı ve sistemle alakalı bilgilerin eksik verilmesi, aktarım hatalarına ilişkin yaşanan sorunların hepsi sistemin alındığı yere bağlı. Bu hatanın baş mimarı da ne yazık ki kağıt üstünde TEKNOLOJİ FAKÜLTESİ kuran üniversitemiz yönetimidir. Sistemin kendi bünyemizde kurulması için girişimi olmayan Rektörlüğümüz binlerce öğrencinin tepkisine, şikayetine de sessiz kalmayı tercih etti. Oysa sınav notları ortalamalarındaki hatalar, harf notlarındaki hataların nasıl bir mağduriyete yol açabileceğini öngörüp iki satır ‘mağduriyet yaşatılmayacak’ denilmesi çok mu zordu? Belli ki zormuş!

Tek-çift sınavına gireceğiz, ama sınav tarihleri başlamasına rağmen ortada olmayan sınav takvimleri nedeniyle her an her şeye hazır olmaya mı çalışmalıyız? Açıkça şunu belirteyim: Lanet olsun ÜBYS! Sistemden oluşturduğum şikayete karşılık gelen cevap mailinde İzmir Katip Çelebi Üniversitesine iletişmiştir ibaresini görünce kendi işini kendi göremeyen üniversitemizin acizliğine şahit oldum bir kez daha. Üniversiteyi ileri götürmek yerine sistemsel sorunların kucağına bırakan Rektörümüzün kendi özelindeki konularda sosyal medya hesaplarından paylaşımlar yaparken, yüzlerce öğrencinin sorularına kayıtsız kalmasına da diyecek çok şey olsa da hiçbir şey söylememek belki şu an en doğrusu! Uzaktan eğitimin zararlı kısmı da burada kendini gösteriyor. Sistem sorunlu, öğrenci telaşa kapılıyor, karşısında bir muhatap bulmak istiyor, telefona ve maile koşuyor, ama ne arayınca açan var ne de maile dönen. Yazıklar olsun.

Şimdi bunlar haricinde bahar dönemindeki eğitime gelelim. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, üniversiteler için yüz yüze eğitime geçilmesinin riskli olduğunu söyleyip duruyor. Ama kalkıp iktidar partisinin illerde gerçekleştirdiği YOĞUN KATILIMLI kongrelere sesini çıkarmıyor. Kayak merkezlerinde, dinlenme tesislerinde, otellerde ve/veya çeşitli organizasyonlarda kol kola girip bekleyen insanlar risk değil; milyonlarca üniversitelinin okuluna gidip hem gerçek bir eğitim alması hem de kişisel becerilerini geliştirecek ortamlarda bulunması riskli! Zihniyet önemli tabi. Bu zihniyet bizi nereye götürüyor? İyi bir yere değil o kesin. Yaz aylarında sırf EKONOMİK CANLANMA için tedbirleri kabak çiçeği gibi açanlar üniversitelilerin yaratacağı hareketliliği riskli görüyor. Olacaksa olsun be! Eğitim paradan daha mı kıymetiz sizin için? Bazı öğrencilerin ‘uzaktan devam etsin yia’ nidalarına kulağımı tıkıyorum. Çünkü üniversiteyi sadece ders ve not olarak gören zihniyete ayıracak vaktim yok. Kendini geliştiremeyen, sanal alemin içinde sosyal medya baronlarının gazıyla memleket meselelerine içi boş yorumlar geliştiren bir gençliğin ülkemize zerre faydası olmayacağı aşikardır. Hep birlikte direnmek zorundayız! Yanlışa, yanlışlığa, gerçeklikten uzak eğitime, sorunlara ve sorunlara ses çıkarmayanlara karşı direnmek zorundayız. Aksi halde gelenek haline getirilecek. Bugün bir şeyler doğru gitmez ise yarın her şey baştan sona yanlış giderken bize ‘doğru’ diye vaaz verecekler.

Sonuç olarak bu lanet ÜBYS’yi başımıza bela edenlerin sistemle birlikte tası tarağı toplayıp bir sonraki dönemde İzzet Baysal’ın en büyük eserine daha fazla zarar vermeden gitmelerini ümit ediyorum. Bahar döneminde de YÖK tarafından muhtemelen üniversitelere inisiyatif bırakılacaktır. Ama bizim Rektörlüğümüz YÖK’ün tavsiyelerini EMİR telakki ettiği için muhtemelen yine aynısını yapacaktır. Bahar dönemi yüz yüze eğitimle gerçekleştirilmelidir. Elini taşın altına koymaktan kaçan İl Umumi Hıfzıssıhha Meclisi de üzerine düşeni yapmalı Rektörlük de gereken kararı almalıdır! Yeter artık. Selametle…

YORUM EKLE

banner128