BOLU  DAĞLARINDA  BİR   DOĞASEVER  : SERDAR  KILIÇ

Çoğumuz   ona   televizyonlardaki  yerli  doğa belgesellerinden aşinayız.

Onun artık bir Bolu Hemşerisi olduğunu da biliyor musunuz  ?

Ona  Bolu, Mudurnu , Gerede sokak ve caddelerinde rastlama  şansınız çok zayıf, ama dört mevsim tabiatın kalbi Bolu Ormanlarında rastlayabilirsiniz.

İnternetten doğa  konulu  yeni çıkan kitaplar hakkında  bilgi  soruştururken, Bolu  Dağlarında daki yaşantısını anlatan bir yazarın kitabı;”Doğaya Dönüş, Serdar Kılıç,2017”kitapçıdan sipariş  vererek getirttim. Kitabın ön sayfasına  bakınca ,Serdar Kılıç’ı hemen tanıdım.

Kitabında ; Medyada “Dağda Gezen Adam” ön ismiyle de  tanınan,”Dağdaki İnsan” ve “Doğada Tek Başına” belgesellerinin yaratıcısı Serdar Kılıç; Bolu Elmacık Dağları silsilesinde Mudurnu  Yürse  Ormanlarında geçirdiği 14 haftalık dağ serüvenini ,hayatta kalma  tekniklerini aktardığı bir doğa  rehberini  bize sunuyor.

Kimdir Serdar Kılıç..!

1969 Sivas doğumlu olup, ODTÜ. Jeoloji Bölümünün 3.sınıfından Beden Eğitimi Bölümüne geçerek mezun olmuştur. Spor Organizasyonu ve Eğitimi üzerine yüksek lisans yapmıştır.8-16 yaş doğa ve yaz gençlik kampları kurmuş. Dünyadaki  ve ülkemizde pek çok dağ ve ormanları  dolaşmıştır. Halen Sosyal Medyada videoları ilgi görmektedir.

Anadolu’dan bahsederken ülkemizin zengin biyolojik çeşitliliğinin ,300 bin yıl (Son buzul dönemi)buzulun altında kalmamış olmasına bağlayan,toprağı ise uyumamış, öyle bir toprak ki bu toprağın değerini çok  iyi bilmemiz gerektiğini vurgulayan doğa sevgisine sahiptir.

“ Doğaya çam dikelim” söylemlerinden daha  çok “Doğaya insan dikin ! O zaman kavga da çıkmaz” diyen bir farklılığı benimsemekte…

Kitabından zevk almamın sebebiyse: aynı ormanlarda 1972-1973 yıllarında görev yapmış olmaklığımın nostaljisi  bir yana , İnsanı doğayla tekrar buluşturma amaçlarını taşıdığı yüce fikirleridir.

Kitabında, insanımızın doğadan kopartıldığını ,teknolojinin ve yaratığı servetin çok değerli olduğuna  inandırıldığımızı, ama   eksikliğini  hissettiğimiz  pek çok değer olduğuna da  inanmış.Bu yoksunluğunu çektiğimiz hissin adını da koymuş: “Doğadan yoksunluk sendromu !  ”

Çocuk gelişiminde doğal alanlar ve doğal malzemelerin çocukların sınırsız hayal gücünü tetiklediklerini  savunması  ise; benim bu köşede ele aldığım ve Serdar Kılıç’ın kitabını henüz varlığından habersiz olarak, bir önceki :”Orman Okulu Bolu’ ya da Yakışır” başlıklı yazımı desteklemektedir.Sayın Kılıç meğerse orman içinden davetiyeler dağıtarak,sinyaller vermekteymiş..!

Motivasyon  Eğitimcisi  Kılıç ,a göre; doğa çocuklarda buluş yeteneğini  harekete geçirir.Bu gelişmeler dört  duvar arasında ki yapay oyun alanlarından kurtulup  dışarı çıkabilen ,doğal bir  çevrede oynama fırsatı   bulabilen  bütün  çocuklarda  gözlemlenebilir. Dünyayı doğrudan deneyimleme   yeteneğini  kaybettik .  İşin acısı, deneyimler artık anlamını yitirdi.

“Dünyaya sadece  tuşlarla ulaşabilmemiz, doğaya  tuşlarla  erişebilmemiz mümkün  değil  ..!”

Serdar Kılıç’ın sakin doğa ve yabanıl yaşam tercihini Mudurnu Ormanlarında arayışını ;Şeyh Akşemsettin Hz.lerinin Ankara,Beypazarı,Çorum,Edirne,(saray) ve İstanbul(saray)u bırakıp, Fatih Sultan Mehmet’in aşırı ısrarlarına rağmen illaki Göynük’te kalışına benzer bir felsefe anlayışına benzettim.

YORUM EKLE

banner129