BOLU İÇİN ÇIRPINANLAR-1

   Doğal güzellikleriyle ünlenen Bolu’muzun kalkınması ve tanıtılması için bundan yaklaşık 36 yıl önce öyle yoğun çalışmalar yapıldı ki, gerçekten üzerine  kitap yazılır. Bolu’nun önde gelen yönetici ve işadamları 1984 yılından itibaren bıkmadan usanmadan her hafta toplanarak fikir alışverişinde bulunuyorlar. “Bolu İçin ne yapabiliriz?” diyerek ortaya çeşit çeşit fikirler ortaya koyuyorlar. Bu çalışmalarını da zamanın valisi ve belediye başkanı ile de paylaşıyorlar.

   Bolu için çırpınan bu güzel insanlarına o günden bugüne kadar tüm vali ve belediye başkanları destek veriyor, tüm toplantılarına katılıyorlar ve yaptıkları her çalışmada destek veriyorlar. İlk kez şu andaki Bolu Valisi Ahmet Ümit Genel Kurula ve toplantılara katılmıyor. Bu da vakfın yöneticilerinde ve vakıf için çalışanlarda büyük kırgınlık ve üzüntüye yol açıyor. Zira vakfın tüzüğünde görevdeki vali vakfın başkanı olarak yer alıyor. Vakfın siyasi bir kimliği yok, her şey Bolu için, memleket için. Mevki ve makamlar da gelip geçicidir, önemli olan geride bıraktığınız izdir. Bugün aradan 35 yıl geçtiği halde Vakfın kurucularından Vali Gökhan Aydıner hala unutulamıyor, hala sevgi ve özlemle hatırlanıyorsa, ayrıca isminin ebedi yaşatılması için bir yerlere “Gökhan Aydıner” isminin verilmesi teklif ediliyorsa düşünmek lazımdır. Bolu’lular kendileri için yapılan özverili çalışmaları unutmamaktadırlar, unutmayacaklardır da.

   İlk önce Türkiye çapında bir resim yarışması yaparak “Kültür ve Sanat Vakfı” kurmak üzere yola çıkıyorlar. Bu çalışmalardan daha sonra işi daha büyüterek Bolu Kalkınma ve Tanıtma Vakfı doğuyor.

   16.09.1985 yılında kurulan vakfın kuruluş merasiminde çekilen fotoğrafta kimler yok ki. Vali Gökhan Aydıner, Av. Ahmet İsvan, Ahmet Mengenli, Duygun Leblebicioğlu, Salih Zeki Kutucuoğlu, Av. Caner Yücel, Saip Garipoğlu, Nevzat Anlıtan, Yücel Şengün, Mehmet Cop, Av.Ahmet Dündar Özcan, Salih Taşçı ve Macit Samur.

   Bugüne kadar bu başarılı vakıf, Bolu’da Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinden biri olan Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nin kurulmasına, resim ve fotoğraf yarışmalarına, İller Fuarlarında Bolu’nun temsil edilmesine, Bolu’da amatörce çok başarılı konserlere imza atan Türk Sanat Müziği Korosuna sahip çıkmaya kadar kültür ve sanat dalında çalışmalara, Bolu’da okuyan üniversite öğrencilerine yıllardır

“Hoşgeldin” ve “Güle Güle” yemekleri verilmesine kadar pek çok çalışmaya imza atıyor.

   Bugün Bolu’ya belki üniversite yine gelirdi, ama yıllar sonra gelirdi. Çünkü Bolu’nun nüfusu çoğu ile göre çok küçük; Ankara ve İstanbul arasında olduğu için üniversite açılmasına gerek görülmeyebilirdi. 1980’li yıllarda Bolu için çırpınan bu güzel insanlar sayesinde üniversitenin kuruluşu, İzzet Baysal gibi bir gururumuzu da işin içine katarak başarılıyor.

    Bolu Kalkınma ve Tanıtma Vakfı’nın 25 Temmuz 2020 tarihinde yapılan 35. Olağan Genel Kurulunda yapılan konuşmalardan öyle etkilendim ki, bu vakfın kuruluş hikayesini ve yaptığı çalışmaları Bolu’lulara anlatmak istedim. Yeni nesil bu çalışmaları bilmiyor, Bolu’da ortaya konan eserlerin olağan olarak kendiliğinden oluştuğunu sanıyor. Üzülerek belirtmeliyim ki yeni nesilde Bolu için “Ben ne yapabilirim? Bolu’ya başka daha neler yapabiliriz?” gibi kafa yoran da yok artık.

    Bu güzel insanlar, Üniversite gibi büyük bir eserin yanında, Bolu’nun turizm yönünden tanıtılması için de büyük emek verdiler. Şimdi bu vakfın tanıtım çalışmaları sayesinde, Bolu bugün o çalışmaların meyvelerini topluyor. Artık Abant, Gölcük ve Yedigölller gibi doğa harikalarımızın kapılarında hafta sonlarında kuyruklar oluşuyor.

    Geçen hafta bu vakfa çok emeği geçen, vakfın fikir babaları ve kurucularından Nevzat Anlıtan, Saip Garipoğlu ve Salih Taşçı ile bir araya geldik. Onlardan Bolu için yaptıkları çalışmaları dinledim ve kayda aldım. Öyle güzel örnek çalışmaları ve öyle ilginç hikayeleri var ki, bu güzel söyleşiyi sizlerle paylaşarak, haftalık olarak yazacağım. Çok ilgiyle okuyacağınızı umuyorum. Bu çalışmanın yeni nesillere örnek olacağını ve onların Bolu için çırpınmalarından ilham alacaklarını düşünüyorum.

   .../.

   Haftaya devam edeceğim.

  

YORUM EKLE

banner128