BOLU İÇİN ÇIRPINANLAR-11

Geçen haftadan devam ediyorum.

.../.

NÖ:-Saip Bey, Bolu Beden Terbiyesi Bölge Müdürü iken Bolu ve BKTV için çok çalıştığınızı biliyoruz. Buyrun, biraz da sizi dinleyelim.

SG:-Devlet Memuru Daire Müdürleri görev yaptıkları ilde, birlik içinde, aynı hava içinde olurlarsa iş yapmaları, yardım etmeleri, destek vermeleri çok kolay oluyor. Böyle olunca zevkle çalışılıyor. Bizim zamanımızda bu şekilde çalıştık. Bolu’muza daha fazla ne yapabiliriz diyerek kafa yorar, gereken her şeyi yapardık.

NÖ:-Ama şu anda inisiyatif alma diye bir şey yok, sadece rutin işler yapılabiliyor. Farklı bir konu olduğunda çözüm hiç yok, problem çözme zaten yok. O kadar korkuyorlar ki. Siz görevde olduğunuz zaman yetkilerinizi çok güzel kullanmışsınız.

SG:-Mesela Ankara’dan sanatçılar geldiği zaman ben Aladağ’daki misafirhaneleri tahsis ederdim. Bir gece, 2 gece o günkü şartlara göre sanatçıları buralarda ağırlar, yedirir, içirir, gönderirdim. Vali Bey izin vermese bunları nasıl yapabilirdim? Bir de Bolu’da Üniversite açıldıktan sonra beden eğitimi ve spor bölümü yoktu. Üniversitenin ilk rektörü de Geredeli Kemal Güçlüol idi. Kemal Bey, benim Bolu Erkek Öğretmen Okulundan arkadaşımdı, O aynı okulun bir üst sınıfındaydı, oradan tanıyorum. Kemal Bey’le gayet samimiydim. Gerede’ye beni maça ve gezmeye götürürdü. Bu gezilerde sınıf arkadaşım Nazım Ceylan da bulunurdu. Aynı zamanda Kemal Bey, Avni Akyol’un da sınıf arkadaşıdır, çok iyi görüşürlerdi. Kemal Bey’e dedim ki,  “Bolu’da Üniversitede Beden Eğitimi ve Spor Bölümünü açalım.” Kemal Bey, “Nasıl açarız? Salon yok, tesis yok, malzeme yok.  Bir tek dersane bulabilirim. Onun dışında hiç bir şey yok, yapamam.” dedi. Ben de, “Salon isterseniz salon var, yüzme havuzu var, atletizm pisti var. Hepsini size tahsis ediyorum. 1 sene, 2 sene gelin çalışın.” dedim.

NA:-Başka Beden Terbiyesi Bölge Müdürü olsa böyle tahsis yapabilir miydi?

NÖ:-Siz işi bildiğiniz için korkmuyorsunuz. Şimdi her şey tek merkezde toplandığı için ve iş bilmeyenler iş başında olduğu için o ne der, bu ne der, yanlış mı yapıyorum diyerek iş yapmaktan kaçınıyorlar.

SA:-Neticede üniversitede Beden Eğitimi ve Spor Bölümü açılmasına karar verildi. Fakat bölümün başına hoca gerekli. Rektör Kemal Bey Ankara’ya gitti, geldi. Dedi ki, “Ben spor akademisinin başına Gazanfer Doğu’yu buldum. Bolu’ya gelecek, ama lojman yok.” Gazanfer Doğu’nun babası Türkiye çapında tanınmış bir sporcuydu. Ben de Gazanfer Doğu’yu Orta Doğu Teknik Üniversitesi öğrencilerini Aladağ’da kampa getirmişti, oradan tanıyorum. İki defa birer hafta Aladağ’da kalmışlardı. Rektöre lojman işini ben çözerim dedim. Bana tahsis edilmiş bir lojman vardı, boştu. Benim Bolu’da evim olduğu için lojmanı kullanmıyordum. Kemal Bey’e, “Gazanfer Bey bu lojmanda kalsın.” dedim. Gazanfer Bey burada 1,5 yıl kaldı, kendisinden hiç para almadık. O dönemde her şeyi çok rahat yapabiliyorduk. Hiçbir şeyi gizli kapaklı yapmazdık, her şey açıktı. Böylelikle üniversitemizde spor bölümü de açılmış oldu.

NÖ:-Siz bunları Bolu için yapmışsınız. Böyle değerli bir spor insanını Bolu’ya getirmişsiniz. Şartlar cazip olmayınca adam niye gelsin ki? Yer yok, yurt yok, kalacak yer yok. Bir sürü sorun varken kimse gelmez ki.

SRT:-Şimdi aklıma çok hoş bir anı geldi. Üniversite arazisinin tahsisi için Bolu Valiliğine bir yazı yazmamız gerekiyordu. Vakıf toplantısında yazının taslağı hazırlandı, ben de Vakfın sekreteriydim o zaman. Bu yazıyı hazırlattım, ertesi günü Vali Bey’e imzaya götüreceğim. O zaman bilgisayarlar yok, tüm resmî yazılar daktilo ile yazılıyor. Bir kelime hatalı olsa tüm yazı sil baştan yeniden yazılıyor. Neyse ben yazıyı aldım, Kültür Müdürlüğünden  Valiliğe yürüyerek Vali Bey’e imzaya götürdüm. Vali Bey çok titiz bir adamdı. Yazıyı okudu, bana, “Yahu Salih yazının şurasını bir değiştir.” dedi. Ben yazıyı aldım tekrar Kültür Müdürlüğüne yürüyerek gittim. Yazıyı yeniden hazırladım, tekrar yürüyerek Vali Bey’e götürdüm. Vali Bey, yine bir kusur buldu, “Şurasını da düzelt. dedi. Ben yine yürüyerek gittim, geldim. Üçüncü defa yine olmadı. Bu sefer Vali Bey’e, “Vallahi bir daha gitmem Sayın Valim. Arabam yok. Çok yoruldum. İşte yedek kağıtları getirdim. Burada yazdırıverin.” dedim. Vali Bey’in yanında Bolu Tugay Komutanı da vardı. Komutan da güldü. Vali Bey özel kalemi çağırdı, yazıyı yeniden yazdırdı. Bu işleri seve seve yaptık.

NA:-BKTV’nın logosunu da Salih Rüştü Taşçı hazırlamıştır.

YORUM EKLE

banner128