BOLU İÇİN ÇIRPINANLAR-6

   Geçen haftadan devam ediyorum.

    .../.

    NÖ:- Gerçekten Gökhan Bey, Bolu için bir şans olmuş. Yaptığı çalışmalar hala unutulamıyor.

    NA:-Gökhan Bey geldikten sonra vakfın tüzüğünü, kuruluşunu kendisine sunduk. Bu işe dört elle sarıldık. Meslek Yüksek Okulunun kapanma sorunu kafamızda büyük problem, kesinlikle kapanmaması lazım. Gerçi Kazım Bey okulun kapanmasını durdurdu, ama sonrası ne olacak? Hedefimiz büyük, ama bu hedefe ulaşmamız mümkün görünmüyor. Bu arada vakfın toplantıları başladı. Her Pazartesi akşamı saat 18.00’de Valinin başkanlığında Kültür Müdürlüğünde toplanmaya başladık. Bu toplantılar hiç kesintisiz yıllarca devam etti. Salih Rüştü Taşçı Kültür Müdürü ve vakfın genel sekreteriydi. Bu toplantılarda Bolu için neler konuşuyoruz, neler? Yaylaların durumu, üniversite, sanayi... Neredeyse Bolu için konuşmadığımız konu yok gibiydi. Bolu ile ilgili her şeyi konuşurduk. Öyle ilginç ve güzel fikirler ortaya çıkıyordu ki. Valimiz Gökhan Bey, oturduğu yerden Bolu hakkında bilgiler alıyordu, zaten de çok zeki bir insandı. Vali Bey o kadar ilgiliydi ki, gelecek hafta yapılacak toplantıda, “Sen şunu yapacaksın, sen şunu yapacaksın.” diyerek görevler verir, sonra da bunları takip ederdi ve yönlendirirdi. Gelelim üniversiteye. Bu toplantılarda Bolu’da üniversite kurulması kıvılcımı atıldı. Birinci amacımız ve ilk hedefimiz Meslek Yüksek Okulunu fakülteye çevirmek. Fakülte olması için de kadro lazım, profesör lazım, yer lazım. Önce yer arayışına girdik. Bolu’lu gazeteci rahmetli Ali Aksungur bir mektup yazdı. O zamanlar mektup yazılırdı, birbirimize mektup yazardık. Ali Bey hastaydı, evindeydi. Mektubunda, “Siz üniversite için yer arıyorsunuz. Karaköy’ün arazisi var, burası üniversite için uygun.” diye yazmış. Gittik, baktık, hoşumuza gitti. Bu arazinin Orman Bakanlığından alınıp, Gazi Üniversitesine tahsis edilmesi lazım. Vali Bey, bizi o arazinin alınması için Ankara’ya gönderiyor. Biz Hasan Bülbül ve Mehmet Cop ‘la birlikte Ankara’ya gidiyoruz. Saip Garipoğlu, şimdiki ismi Gençlik Spor İl Müdürlüğü, o zamanki ismi Beden Terbiyesi Bölge Müdürüydü. Bu çalışmalarda o da bize iştirak ediyordu. Orman Bakanlığı Karaköy’deki arazi için 40 bin TL istedi. O zaman için çok paraydı.  Gazi Üniversitesi rektörü Şakir Akça idi, bize yardımcı oluyordu. Fakat  hiç unutmuyorum, Gazi Üniversitesinin İnşaat Dairesi Başkanı Aydın Bey diye biri vardı, bu parayı bize bir türlü vermiyordu, bu yüzden o adamla hiç geçinemiyorduk. Bolu’ya geldik, bu parayı nasıl denkleştireceğiz diye toplantılarda epey kafa yorduk. Sonunda çekiliş yaparak bu parayı toplamaya karar verdik, bir de ikramiye olarak araba koyduk. Sabahattın Eratalar ile çekiliş tertip ettik. Vali Gökhan Bey bizimle beraber kapı kapı dolaşıp bu biletleri sattık. Düşünün bir vali dükkan dükkan dolaşıyor, “ Şunu al bakalım” diyerek biletleri satıyor.

   NÖ:-Hiç kimse bu yaptığınız çalışmaları bilmiyor. İğne oyası gibi işlemişsiniz çalışmalarınızı. Sizin bu kuruluş hikayeniz hakkında kitap bile yazılır. “Bolu’da Üniversitenin Doğuşu” isimli bir kitap olabilir. İnanın destan gibi sanki, yaptığınız bu özverili çalışmaları hayretle dinliyorum.

   NA:-Neticede 40 bin lirayı denkleştirdik. Gazi Üniversitesi’ne yer tahsisi için verdik. Onlar da ormandan aldılar, yer Gazi Üniversitesinin oldu. Yeri böylelikle kazandık. Sanayi Bakanlığı müsteşarı Bolu’lu Akın Çakmakçı’nın kızkardeşi mimar Suna Hanım buranın imar planını çizdi. Köy Hizmetleri yolu yaptı. Şimdiki o yol üniversiteye çıkan yoldur. O yol dozerle açıldı, projesi olmayan bir yoldur. Gökhan Bey dozer gönderdi. Dozer yol açacak. Ben de oradaydım. “Nerden yapalım?” dediler. “Yap işte şöyle” dedim, o yüzden o yol “Şöyle” yoldur. O zaman elektrik idaresi TEK adı altındaydı. Elektrik işlerini onlar yaptılar. Alt yapı için bir çok girişimler yapıldı. Şimdi sıra geldi, Meslek Yüksek Okulunun Fakülte olmasına. Fakülte olması için de 3 profesör lazım. Fakülteyi başarırsak üniversiteye döneceğiz. Bu durumu her hafta toplantılarda görüşüyoruz. Bolu’da ikamet edecek profesör bulamıyoruz. Gazetelere ilan veriyoruz. Gazi Üniversitesi “Profesör aranıyor” diyerek ilana çıkıyor, kimse müracaat etmiyor. Erzurum’da Bolu’lu bir profesör vardı, Bolu’ya çağırdık, O da gelmedi. Sonunda ne yaptık biliyor musunuz? 5 tane daire tuttuk. 3 tanesinin kirasını Valilik Özel İdareden karşıladı. 2 tanesini de biz Vakıftan karşıladık. Bu sefer ilanlarımızda “Lojman vereceğiz.” deyince hocalar geldi. Bu işi de başardık. İmar planımız da hazırdı. Sıra inşaata geldi. İnşaat için para lazım, fakat Gazi Üniversitesi para vermiyor, gündeme almıyor. GÜ rektörü Şakir Akça yanımızda, ama yeterli değil.

  .../.

  Haftaya devam edeceğim.

YORUM EKLE

banner128