1 Mayıs işte böyle kutlanır…

Bolu Emek ve Demokrasi platformu adına (KESK, DİSK, CHP, HDP, EMEP, Öğretim Elemanları Derneği, Halkevi, Birleşik Haziran Hareketi ) bu gün 1 Mayıs İşçinin ve Emekçinin Bayramı olması nedeniyle alanlara koştular. Küçükten büyüğe büyük bir katılımla İzzet Baysal Anıtı önünde bir araya gelen yaklaşık 500 kişilik grup sloganlar eşliğinde Kent Meydanı Açık Hava tiyatrosu sahnesi önüne kadar geldiler. Burada yapılan konuşmaların sonrası kalabalık kitle hep birlikte türküler söyleyip halaylar çektiler.

1 Mayıs işte böyle kutlanır…
Haber: Kasım ŞAHİN – Faruk ÇİDEM

Dün saat 11.00’de İzzet Baysal Anıtı önünde ellerindeki pankartlar ve kurumlarının flamalarıyla bir araya gelen yaklaşık 500 kişilik grup işte 1 Mayıs böyle kutlanır dercesine birlik ve beraberlik içersinde örnek bir kutlama gerçekleştirdiler. Kent Meydanı Açık Hava Sahnesi önüne kadar sloganlar eşliğinde gelen grup hep beraber bir dakikalık saygı duruşunda bulundular ve ardından da 1 Mayıs Marşını hep beraber söylediler. 1 Mayıs İşçinin ve Emekçinin Bayramı olması nedeniyle SES Boli Şube Bakanı Özkan Üstün, “Bu Daha Başlangıç, Mücadeleye Devam. Emekçiler, Yasaklara, Baskılara, Saldırılara Göğüs Gerenler, Eve Hapsedilmeye Karşı Sokağa Çıkan Kadınlar,  Gençler, Basın Emekçileri ve Değerli Emek Dostları! Bu yıl işçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü 1 Mayıs’ı yan yana omuz omuza 125. kez kutluyoruz” dedi.

Üstün, konuşmasını şöyle sürdürdü; Bugün 1 Mayıs 2015’te kol kola, omuz omuza sözümüzü ve türkülerimizi söylüyor, 1 Mayıs 1977, 1989 ve 1996’da yitirdiğimiz emekçileri anıyoruz.  Tüm mağdurlarla, yoksullarla, dışlananlarla, işsizlerle, işçilerle, kamu emekçileriyle, mimar ve mühendislerle, aydınlarla, sanatçılarla, kadınlarla, gençlerle, emeklilerle, basın emekçileriyle omuz omuzayız. Ve bu bilinçle taleplerimizle, rengarenk bayraklarımızla, türkülerimizle, halaylarımızla tek yüreğiz.

Bizler insanca yaşamak, onurlu yaşamak istiyoruz. Bu yüzden taşeron çalıştırmayla, özel istihdam bürolarıyla, esnek çalıştırmayla, sözleşmeli personel uygulamalarıyla köle olmaya direniyoruz.  Bu yüzden kıdem tazminatımıza, örgütlenme hakkımıza sahip çıkıyoruz.  Bu yüzden grev ve gerçek toplu sözleşme ile örgütlenme ve siyaset yapma hakkımızın engellenmesine karşı çıkıyoruz.  Bizler insanca ve onurlu yaşamak istiyoruz. Bu yüzden ölümüne çalıştırılmaya, simit hesabıyla yapılan artışlara, pazarda alınıp satılan bir meta muamelesi görmeye hayır diyoruz. Emekçiler olarak sefalet ücretlerinden bıktık usandık. Yandaş konfederasyonla hükümetin kirli pazarlıkları, satış sözleşmeleri ile açlığa mahkum olmayı istemiyoruz. En insani ve en temel haklarımızı savunduğumuzda “terörist” damgası yemek, tutuklanmak istemiyoruz. Çünkü bizler, bu ülkenin onurlu insanları olarak insanca yaşamak istiyoruz.

Biz “namus” kisvesiyle öldürülmek, sermayeye ucuz işgücü olmak, Roboski’de devletin bombasıyla, Okmeydanı’nda devletin gaz fişeğiyle vurulup öldürülmek istemiyoruz. Acımızla alay edilmesini, seçim mitinglerinde hedef gösterilmeyi kabul etmiyoruz. Biz inşaat çılgınlığıyla güneşimizin, parklarımızın, ağaçlarımızın çalınmasına isyan ediyoruz. Kar ve rant için derelerimizin kurutulmasına, toprağımızın zehirlenmesine, plaza dikilecek diye mahallemizden sürülmeye artık yeter diyoruz.  Kürt Sorunu’nun savaşla çözülmeyeceğini yıllarca büyük bedeller ödeyerek görenler olarak kardeşlerimizle, komşularımızla savaşa hayır diyoruz! Biz, bu ülkenin bütün ötekileriyiz. Dinimiz, mezhebimiz, dilimiz, kültürümüz, cinsiyetimiz nedeniyle ikinci sınıf yurttaş muamelesi görmek, yok sayılmak istemiyoruz. Özgürce düşünmek, araştırmak, kendimizi ifade etmek istiyoruz.  Biz başka bir dünya isteyenleriz! Ve o dünyayı ancak ve ancak kendi ellerimizle kuracağımızı biliyoruz.

Akp hükümeti kendi iktidarını sürdürebilmek için tam bir faşizan yasa olan içgüvenlik yasasıyla bu ülkedeki emekçileri ve muhalifleri bastırmak ve yıldırmak istiyor.  Yaptığımız her eylem ve etkinlik hakkında soruşturmalar açılıyor. İşyerlerinde sendikal çalışmalarımız engelleniyor, üyelerimiz fişleniyor. Hak arama mücadelesi “şımarıklık” olarak değerlendiriliyor. Peş peşe çıkarılan torba yasalarla kazanılmış haklarımız birer birer elimizden alınıyor, esnek, kuralsız, taşeron ve angarya çalışma yaygınlaştırılıyor. Sendikal haklarını kullandıkları için emekçiler her gün polis-işveren işbirliğiyle saldırıya uğruyor, işten atılıyor, sürgün ediliyor, soruşturmalara maruz kalıyor. Madenler ve elektrik santralleri başta olmak üzere geriye kalan birkaç kurum bile özelleştirilerek sermayeye peşkeş çekiliyor. Gelir dağılımı oranlarındaki ve vergi adaletsizliğindeki uçurum her gün biraz daha büyüyor. Ancak bir savaşta yaşanabilecek sayıda insanımızı her gün yaşanan kaza süsü verilmiş iş cinayetlerinde yitiriyoruz. 

Hırsızlık, yolsuzluk, rüşvet ve talan artık AKP’nin kıblesi ve siyaset felsefesi olmuş durumda. Ama artık bu böyle gitmez, gitmeyecek. Gün geldi, devran dönüyor! AKP 8 Mart’tan Newroz’a, Gezi’den 1 Mayıs’a işyerlerinde, alanlarda, sokaklarda direnen, mücadele eden emekçilere er ya da geç hesap vermekten kurtulamayacak. AKP içgüvenlik yasasıyla, tomalarla, gazla, copla, plastik mermiyle bizleri engelleyeceğini sanıyorsa yanıldığını görecek.  Çünkü bizler, sokaklarda, meydanlarda, işyerlerinde, okullarda, yoksul mahallelerde ayağa kalkıp yüzlerini güneşe dönenleriz. Çünkü bizler artık istediğimiz ülkenin, umut ettiğimiz yaşamın hayal olmadığını biliyoruz.  Ve biliyoruz ki gelecek direnen, mücadele eden emekçilerindir. YAŞASIN 1 MAYIS!


Güncelleme Tarihi: 03 Mayıs 2015, 20:38
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128