“16 bakan eskiten Bolu dağı tünelini Türkiye’ye armağan ettik”

Ak Parti’nin 12’nci kuruluş yıldönümü etkinlikleri için Bolu’ya gelen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ekrem Erdem “Yönetilemeyen ülkeyi yönetilebilir hale getirdik. O günkü Türkiye'nin en güzel resimlerinden birisi Bolu Tünelidir. 3,5 kilometrelik bir tüneli yapamamışlardı. Sonrada orayı Bolu'ya patates deposu olarak hediye etmeyi düşünüyorlardı. Bolu dağı tünelinin 12 hükümet, 16 bakan eskitmesine rağmen AK Parti iktidarında tamamlandığı unutulmamalı” dedi.

“16 bakan eskiten Bolu dağı tünelini  Türkiye’ye armağan ettik”
 Ak Parti’nin 12’nci kuruluş yıldönümü AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ekrem Erdem'in katılımı ile kutlandı. Törende konuşan Erdem, AK Parti iktidarında Türkiye’de yapılan yatırımlar için “Biz bunları yaparken petrol mü bulduk. Altın mı bulduk. Hazinemi bulduk. Biz bir kere çalmadık, çaldırmadık. Soymadık, soydurtmadık. Milletten aldık millete verdik” dedi. Ak Parti İl Başkanı Ömer Sayın ise konuşmasında, AK Parti’nin kuruluşunun üzerinden 12 yıl geçtiğini söyleyerek, “Çok şükür kısa bir zamanda ülkemiz AK Parti sayesinde AK Partinin ak kadroları sayesinde gece gündüz demeden zaman ve zemin gözetmeden, uyku nedir bilmeden 12 yıl içerisinde ülkemizi adeta şaha kaldırdı” şeklinde konuştu.Ak Parti’nin 12’nci kuruluş yıldönümü kutlama etkinliklerine bu yıl Atatürk Orman Parkı ev sahipliği yaptı. 14 Ağustos Çarşamba günkü etkinlikler saat 17.00’de start aldı. Kutlama törenine,  AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ekrem Erdem, AK Parti İl Başkanı Ömer Sayın, TBMM Divan Katip Üyesi ve Milletvekili Fehmi Küpçü, Milletvekili Ali Ercoşkun, Bolu Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz, İl Genel Meclis Başkanı Mücahit Kutlu, İl Kadın Kolları Başkanı Arzu Aydın, İl Gençlik Kolları Başkanı Taha Furkan Sönmezel, 22. Dönem Milletvekili Mehmet Güner, ilçe Belediye Başkanları ile çok sayıda partili ve vatandaş katıldı.Kutlama etkinlikleri, Düzce Belediyesi Mehteran Takımı’nın gösterileri ile start aldı.Katılımcılar hava sıcaklığı nedeniyle zor anlar yaşarken, kurulan platformun çevresinde bulunan ağaçların altından ve gölgeden programı takip ettiler.İlk olarak konuşan Ak Parti İl Başkanı Ömer Sayın Ak Parti’nin kuruluşundan bu yana geçen süreci anlattı. “12 yıl önce Ankara Bilkent Otel’de partimizin kuruluş toplantısında olan çok az sayıdaki şanslı insanlardan birisiydim” diyen İl Başkanı Sayın konuşmasında şu ifadelere yer verdi:”Hakikaten heyecanla beklediğimiz, ismini bilmediğimiz kadrosunun kimlerden oluştuğunu bilmediğimiz ama daha adı konmadan tabelası asılmadan, aziz milletimizin yüreğinde kurulan yüreğinde büyük bir yer tutan aydınlığa açık, karanlığa kapalı AK Partimiz o gün büyük bir heyecan, büyük bir umutla kurulmuştu. Genel Başkanımız Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan o gün şunu söylemişti ki, bu gün gibi kulaklarımda çınlıyor hala. ‘Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’ demişti. ‘Yeter, söz de karar da artık milletindir’ demişti. Aradan 12 yıl zaman geçti. İnsan hayatı için belki uzun bir süre ama ülkelerin hayatı için uzun. Çok şükür kısa bir zamanda ülkemiz AK Parti sayesinde AK Partinin ak kadroları sayesinde gece demeden, gündüz demeden zaman ve zemin gözetmeden, uyku nedir bilmeden 12 yıl içerisinde ülkemizi adeta şaha kaldırdı ve 12 yılda bizim bile başladığımız noktada umutlarımızın dahi erişemeyeceği bir noktaya getirdi.”

 

 

“Neler çektiğimizi iyi bilirim”

 

 

İl Başkanı Ömer Sayın’ın ardından kürsüye çıkan Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz ise, konuşmasında şu ifadelere yer verdi; “İstanbul’u almak için zamanında muazzam gayretler gösterildi ama sonuçta Fatih’e nasip oldu. Aradan zaman geçti İstanbul Belediye Başkanlığı’nın alınması gerekiyordu ve İstanbul’un alınması çok zordu. İstanbul Avrupa’daki birçok kentten daha büyüktü. Birçok ülkeden daha büyüktü. İşte o dönemde İstanbul’u ilmik ilmik işleyerek, bütün hücrelerine girerek İstanbul’un belediye başkanlığını kazanmasına vesile olan çok değerli genel başkan yardımcımız o günde teşkilat başkan yardımcısıydı ve onun çok büyük gayretleri ile İstanbul tekrar alınmıştı. İstanbul’un alınması yetmiyordu, orda da hüküm kurulması lazımdı çünkü İstanbul demek, ülkeler demek, İstanbul demek Türkiye demekti. Sayın Genel Başkanımız Başbakanımız İstanbul Belediye Başkanı olduğu dönemde Türkiye’ye hakim pozisyonda hareketler yaparak, belediyecilik anlamında ülkemizdeki belediyeciliğin önünü açarak ülke insanının gönlünde taht kurmuştu. Aradan zaman geçti sıkıntılar yaşandı ve Ak Parti’nin kuruluş günleri başladı, sancılı günlerdi ve o günlerde Ak Partiyi kurabilmek için seçme insan arıyorduk. Çünkü o dönem öncesinde milletvekilleri hor görülen, kendilerine selam verilmeyen aşağılanan insanlardı. Siyaset, böyleydi. Eski siyasetin pisliğinden kurtarılarak doğru bir adım atmak ve İstanbul’un tahtını kuranlara layık olmak için Bolu’da da bize görev verildi. Biz de sağlam bir yapı oluşturmak için çalıştık. O günün şartlarında ben Ak Parti’de görev alacağım diyen insan sayısı azdı. Paramız yoktu, sandalyemizi, masamızı bulabilmek için neler çektiğimizi o günkü arkadaşlarımız ve onu başında olan ben biliyorum.”

 

“Sessiz yığınların sesi olduk”

 

Başkan Yılmaz’ın ardından ise kürsüye Milletvekili Ali Ercoşkun çıktı. AK Parti’nin iktidardaki sürecini katılımcılara anlatan Ercoşkun, “Biz bir yola çıktık. Çıkmış olduğumuz bu yol sessiz yığınların sesi, kimsesizlerin kimi olmak içindi” dedi.

Ercoşkun, konuşmalarının devamında “O zaman belki umutlar tükenmişti, bir ay sonrasını göremeyecek, bir kitapçık fırlatıldı diye her türlü ekonomik durumun alt üst olduğu bir ortamda 10 senede bunların yapılabileceğini düşünemeyecek bunu ümit edemeyecek bir durumdaydık. Ama Cenabı Hak bu ülkenin gerçek sahiplerinin ülkenin kaderini değiştirme noktasında bir fırsat verdi ve Allah’a şükür ki bu fırsatı sizlerin desteği ile değerlendirmeye çalışıyoruz” diye konuştu.

 

“Bu anlayış kartopu iken çığ oldu”

Milletvekili Fehmi Küpçü ise konuşmasında şu ifadelere yer verdi; “Bu ekip yola çıkarken demişti ki; samimi niyetle çıkılan bu yolda nasibimiz şerefimiz olsun. Biz milletinden aldığımızı milletimize vereceğiz. Hizmetkâr olacağız, efendi olmayacağız. Ankara’ya hapsolmayacağız. Tabiri caizse arabaları atların önüne koşmayacağız. Bu anlayış kartopu iken çığ oldu büyüdü. Çünkü merkezinde millet vardı.”

 

 “Yönetilemeyen Ülkeyi Yönetilebilir Hale Getirdik”

 

İl Başkanlığı’nın kutlama programında son konuşmayı ise AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ekrem Erdem yaptı. Ekrem Erdem, konuşmasının büyük bir bölümünü AK Parti iktidarında gerçekleştirilen reformlara ve yapılan yatırımlara ayırdı.

Erdem;  “Yönetilemeyen ülkeyi yönetilebilir hale getirdik. Memurun maaşını verecek noktada değildi, maaş ödemek için borç almak durumundaydı, borçta bulamıyordu. Dışarıdan bakan ithal edilmişti. O günkü Türkiye'nin en güzel resimlerinden birisi meresi derseniz Bolu Tünelidir. 3,5 kilometrelik bir tüneli yapamamışlardı. 12 hükumet 16 tanede bakan gelmiş geçmiş, bir tüneli yapamamışlardı. Sonrada orayı Bolu'ya patates deposu olarak hediye etmeyi düşünüyorlardı. Tam biz bu noktada geldik. Türkiye'nin o gününün bittiğinin ifadesi" diye konuştu.

“Türkiye'nin her yeri bu gün tünellerle süsleniyor”

Erdem, Bolu dağı tünelinin12 hükümet, 16 bakan eskitmesine rağmen AK Parti iktidarında tamamlandığını ve günümüz Türkiye’sinde sadece bir ille ilçe arasında yapılan tünel sayısının 25 olduğuna dikkat çekerek, "Uluslararası bir yoldaki tüneli yapamayan noktada Türkiye'yi devraldık. Türkiye'nin her yeri bu gün tünellerle süsleniyor" diye konuştu.

 

“Konut edindirme yardımı adı altında, nema yardımı adı altında millet soyulmuştu”

 

Ayrıca, “Konut edindirme yardımı adı altında, nema yardımı adı altında millet soyulmuştu, bankalar batıyordu” diyen Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Erdem, “Bankalar üzerinden millet soyuluyordu. Mahkeme zedelerden ülkeden geçilmiyordu. Enflasyonu söylemeye gerek yok. Uluslararası itibarı konuşmaya gerek var mı? Etrafımız düşmanlarla çevrili. Gerçekten yalnızlığa itilmiş bir ülkeydik. Biz Allah'a şükürler olsun güzel şeyler yaptık” şeklinde konuştu.2002 yılında en düşük memur maaşının 392 lira olduğunu anlatan Erdem, "Dolara çevirirsek 200 dolar demekti. Bu gün en düşük memur maşı kaç para? Dolar üzerinden bin dolar. Asgari ücrette ise 110 dolardı. Şimdi 500 doların üzerinde. Dengeler kurudu. Biz bunları yaparken petrol mü bulduk. Altın mı bulduk. Hazinemi bulduk. Biz bir kere çalmadık, çaldırmadık. Soymadık, soydurtmadık. Milletten aldık millete verdik. Neticesinde ortada" şeklinde konuştu.Birinci dönemde ekonomi ağırlıklı hizmetler yaptıklarını hatırlatan Erdem"Ama 2007 yılından sonra engellerin ortadan kalkması gerekiyordu. 2007 yılında yüzde 47 oy alan partimizi 2008 yılında kapatmak istediler. Akla zarar. Delinin aklıyla olursa böyle olur. Darbeciler akıllı insanlar değil ki. 14 Ağustos Türkiye tarihi için milat diyeceğimiz bir tarih. Ama Mısır için ise kara bir tarih. Milletin parasıyla geçinen, milletin parasıyla oturduğu makamı, eline aldığı silahı milletine doğrultuyor. Bunu bizlerde yaşadık. Allah Mısır halkının yardımcısı olsun. İnşallah bu kanda Mısır halkı aklanacak. Ama darbeyi yapanlar hiç şüpheniz olmasın bu kanda boğulacaklar.  Bu gün onları kullananlar yarın kaldırıp çöpe atacaklardır. Tarihe bakarlarsa görecekler. Kullananlar kullandıkları bir kişiye yeri eldi bir mezar yeri bile vermediler" ifadelerine yer verdi.

 










Güncelleme Tarihi: 16 Ağustos 2013, 21:28
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128

banner124