18.Maddeden başka rüşvet alan var mı?

Bolu gündemi geçen hafta belediye başkanı Alaaddin Yılmaz’ın baş danışmanı Yaşar Taşkıran’ın rüşvet aldığı iddiasıyla sarsıldı. Tüm bu yaşananların Bolu belediyesinin uyguladığı 18.madde uygulamalarının ışığında değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen CHP Bolu milletvekili Tanju Özcan; “Kamuoyunun biraz daha dikkatini çekmek adına Salı günü saat 17.00’de belediye binasının önüne siyah çelenk koyacağız.” Dedi.

18.Maddeden başka rüşvet alan var mı?
 Haber; Duygu Kaya

 

CHP Bolu milletvekili Tanju Özcan yerel ve ulusal gündemi partisinde düzenlediği basın toplantısında değerlendirdi. Partisinin ilçe binasında bir basın açıklaması yapan Özcan öncelikle rüşvet olayını değerlendirdi. Özcan; ‘’Uzunca bir süredir pazartesi günleri basın açıklamalarımıza devam ediyoruz. Bugün üzerinde duracağım bir konu var. Biliyorsunuz geçen hafta Bolu’da hiçte hoş olmayan, Bolu’nun adını kötü bir biçimde Türkiye gündemine taşıyan bir konu oldu. Bizim üzerinde önemle durduğumuz 18. madde ile ilgili konu vatandaşımızı doğrudan ilgilendirir. Bu arsa ve arazi düzenlemesi kanunudur belediyeye verilmiştir bu yetki. Şehri güzelleştirmek için verilmiş bir yetkidir, Vatandaşın arazisinin %40’ını alması için verilmemiştir.18.madde kamu yararına olmalıdır. Fakat Belediye 18.maddeden kendince yararlanmıştır. Biz yargıya müracaat ettik karar belediye aleyhine oldu. Belediyenin 18. madde uygulamaları iptal etme cihetine gitti. Belediye başkanı ve yetkilileri bu olanlardan ders almadı, Bu işlemlere aynen devam etti. Bu konuyu başbakana şikâyet yoluyla dile getirdim. Bolu’da artık bıçak kemiğe dayandığı için bir dilekçe yazdım. Dürüst müfettişler istedim Bolu’da ki bu uygulamaların incelenmesi için. Hatalı uygulamaların iptal edilmesini istedim. Bu dilekçe derhal işleme kondu bu anlamda Sayın Başbakana teşekkür ediyorum. Müfettişler geldi gerekli incelemeler yapılıyor. Ancak biliyorsunuz bir rüşvet olayı oldu. Eski imar müdürünün tutuklanmasından memnun olan insanlar değiliz. Sorumlu ana muhalefet anlayışından hareketle mağdur insanların hakkını aramak için girişimlerde bulunuyoruz. Bolu belediye başkanı bu tutuklama olayından sonra çıktı sadece hayırlısı olsun dedi. Tutuklanan kişi uzun yıllar Alaaddin Yılmaz döneminde imar işlerinde görev aldı, pek çok şeyin altında imzası vardır. Bir buçuk yıl önce başdanışman olunca 18.madde uygulamaları bu şahıs tarafından denetlenmekteydi. Biliyorsunuz bir televizyon programında 18.madde uygulamaları mercek altına alındı. Tutuklanan belediye çalışanı bu programa katılmıştı. Sizin 1.derece yetki verdiğiniz belediye çalışanı böyle bir olaydan dolayı tutuklanıyorsa belediye başkanının sadece hayırlısı olsun demesi yetmez. Biz tutuklanan şahıs üzerinden olayın derinleştirilmesini istiyoruz. Bu şahıs bu işlemleri tek başına mı yapmıştır kendi adına mı yapmıştır araştırılsın istiyoruz. Benzer olayla daha önce yaşanmış mıdır bunlar incelensin. İpin ucunun kimde olduğunun cevabını arıyoruz biz. Bu olay münferit bir olay değildir.” Dedi.

 

“Belediye binasının önüne siyah çelenk koyacağız”

Özcan; “Geçtiğimiz yıllarda Belediye başkanının sağ kolu İhsan Ağcan Sincan’da yürütülen bir davadan tutuklandı yine aynı olaylardan. Şu anda hala görevinde bu kişi. Belediye başkanının sol kolu da şuan tutuklandı. 18.madde ile ilgili zaten uzun süredir kötü kokular geliyordu. 18.madde uygulama işini ihaleyle alan firmalar ile bazı vatandaşlar arasında gayri hukuki işler oldu mu olmadı mı?Belediye başkanının bilgisi dahilinde olan şeyler var mı yok mu,yoksa her şey bilgisi dışında mı. Tutuklanan kişinin hesap hareketlerinin incelenmesi lazım. Bu iş burada kalmayacak. Burada yetimin hakkı var. Bu işi çözmek cumhuriyet savcılarının görevidir. Savcılardan bu konuyu derinleştirmelerini talep ediyorum. Bu konu ortaya çıktığında belediye başkanı ne yaptı kendisinin listeye koyup seçtirdiği AKP’li bir belediye meclis üyesine bu olayı inceleme görevi verdi. Biz ne dedik samimi olarak bu konuyu incelemek istiyorsan, işin hukuki ve teknik boyutunu düşünüp mimarlar odası var, baro var, inşaat mühendisleri odası var. Bolu’da siyaset yapan siyasi partilerin teknik adamları burada. Bir karma komisyon oluşturulsun ve araştırılsın. Bunun sonucunda herhangi bir usulsüzlük olmadığı ortaya çıkarsa biz kamuoyu önünde belediye başkanından özür dilemeye hazırız. Kamuoyunun biraz daha dikkatini çekmek adına Salı günü saat 17.00’de belediye önünde olacağız. Belediye binasının önüne siyah çelenk koyacağız. Gelin gerçekler ortaya çıksın. Partili ya da partisiz tüm vatandaşlara sesleniyorum bizimle birlikte belediye önüne gelin. Bu bir vatandaşlık görevidir. ‘’ Dedi.

 

                         “Belediye Encümeninde CHP’li yok”

Bir köşe yazarının sorduğu ‘’CHP belediye meclis üyelerinin 18.madde uygulamaları kararlarında hiç etkisi yok mudur’’ sorusunu yanıtlayan Özcan ‘’18.madde uygulamaları encümen kararı ve ona bağlı olarak yapılan ihale sonucu gerçekleşir. İki yapı vardır belediyede. Belediye meclis üyesi TBMM’ye benzer üyelerden oluşur. Bir de belediye encümeni vardır Bakanlar Kuruluna benzer. 3 seçilmiş belediye meclis üyesi bu kurulda görev yapar,18.madde uygulamalarını yürütür bazı uygulamaları encümenler denetler. 18 madde uygulamalarını yapan belediye meclis encümenine seçilmiş üyeler arasında CHP’li üye yok. Sadece 18.madde ile ilgili genel kararların alınmasında belediye meclisi yetkilidir denetleme yetkisi de yoktur. Bu kararlar doğrultusunda yapılacakları denetleme yetkisi encümene aittir. Belediye meclis encümenine taleplerimize rağmen CHP’li üye alınmamıştır. Dolayısıyla yapılan denetlemelerde CHP’li arkadaşlarımın bir etkisi yoktur.’’ Dedi.

                               “Başbakan yine gündem değiştirmeye çalışıyor”

Bolu Olay gazetesi yazarı Mustafa Cop’un sorduğu ‘’CHP’de CIA ajanı var mıdır ‘’ şeklindeki sorusu üzerine konuşan Tanju Özcan ’’Benim partim içinde CIA ajanı olduğunu zannetmiyorum. Bu soru iddiayı ortaya atan arkadaşa sorun. Benim elimde böyle bir bilgi yok. Elimde bilgi olursa bunu açıklamayı vekilliğimin bir görevi olarak sayarım.” Dedi. Özcan bir basın mensubunun ‘’Başbakanın milli içkimiz ayran demesi ayran satışlarında patlama yapar mı ya da bu bir gündem değiştirme midir’’ sorusu üzerine ‘’Bu bir gündem değiştirmedir. Bu ülkeyi bir diktatör yönetiyor. Kürtaja, insanların kaç çocuk yapacağına, hangi ekmeği yiyeceğimize, bu başbakan karar veriyor. En sonunda iş ne içeceğimize karar vermeye geldi. Türkiye demokratik bir ülkedir. İsteyen istediği içeceği tüketir, ya da alkol tüketir. Bu o kişinin ailesiyle ilgili sorunudur. İşin dini boyutu varsa toplumda 18 yaşını doldurmuş insanların Allah ile arasındaki sorundur. Sayın başbakanda Allah ve kul arasına giremez. Bu faşist bir uygulamadır. Sayın başbakan toplum sessiz kaldığı sürece bu tür dayatmalara devam edecektir. İşin ticari boyutunu ben bilemem ama başbakanın yakınlarından birisinin ayran işine girdiğini duyarsak şaşırmayalım’’ dedi.

                         “Sağlayabiliyorsan PKK’nın Teslim Olmasını Sağla”

Gazetemizin yazı işleri müdürü Hakan Karacaören’in ‘’PKK 25 Nisan’da yurtdışına çekilmeye başlayacaktı fakat silah bırakılması gündemde yok, PKK’nın istediği zaman silahlarıyla geri dönebilme ihtimali var. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?’’ şeklindeki sorusu üzerine konuşan Özcan ‘’Biz bu şekilde yürütülen çözüm sürecine karşıyız. Çözümden amaçlanan Tayyip Erdoğan’ın başkan adaylığının sıkıntısının çözümü, birde Abdullah Öcalan’ın serbest kalması sorununun çözümüdür. Bu süreçten sonra bölgedeki feodal yapı çözülmeyecek. Hükümet ve terör örgütü arasındaki görüşmelerin amacı bellidir. PKK daha öncede silahların alıp sınır dışına çıktı sonra geri döndü. PKK terör örgütünün kayıtsız şartsız teslim olması lazım, sağlayabiliyorsan hükümet olarak bunu sağla. PKK terör örgütü Avrupa ve dünyadaki ülkelerin terör listesinden çıkması çözüm değil daha büyük sıkıntıdır. Bu ülkelere tepki gösterirsek bu müzakereler yüzünden çelişkiye düşüyoruz gibi görülüyor. Bunun sonucunda bir çözüm yoktur. Aksine Türkiye Cumhuriyeti devleti çözülür. Silahları alıp bir tepeden başka bir tepeye giderseniz bu çekilme olmaz. Bu bir kandırmacadır. Hükümet PKK’nın silah bırakmayacağını çok iyi biliyor. PKK’nın silah bırakma iradesi PKK’yı elinde tutan emperyalist güçlerdedir. Önce bu güçlerle mücadele edilmelidir. Yandaş basında görüyorsunuz sürece destek veriliyormuş gibi gösteriliyorlar. AKP gidip uyduruk gazi, şehit dernekleri kurduruyorlar. Sözde temsilciyi de akil adamlarla görüştürüyorlar. Aslında Türkiye’nin %68’i bu sürecin böyle götürülmesine karşıdır. Biz tabiî ki kan akmasın istiyoruz fakat terör örgütüyle görüşmelere bizim cevabımız her zaman hayır olacaktır ‘’ dedi.

 

 

Güncelleme Tarihi: 01 Mayıs 2013, 11:22
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128