2015 Seçimlerine giderken Bolu - 1

7 Haziran’da gerçekleştirilecek olan milletvekilliği seçimleri için yarışan aday adayları farklı siyasi partilerden birer birer açıklamalarını yapmaya devam ediyorlar.

 2015 Seçimlerine giderken Bolu - 1

HABER – ANALİZ: FARUK ÇİDEM

Kimine göre bu seçimler bir demokrasi sınavı kimine göre ise son seçimler ya da Türkiye’de ki değişimin ilk adımı olacak. Aslında gündemin tek konusu seçimler de değil. Hemen seçimler öncesinde mecliste kavga dövüş görüşülen İç güvenlik yasa paketi bütün partilerin ve aday adaylarının gündeminde. Cumhuriyet Halk Partisi’nde aday adaylığı açıklamasını yapan her aday konuşmasının bir bölümünü ülkenin felakete sürüklendiği görüşüne ayırıyor. İç güvenlik yasa paketiyle bir baskı ve özgürlüklerin olmadığı Türkiye’nin bizleri beklediğini söylüyorlar.

BOLU’DA SİYASİ PARTİLER

Her ne kadar mecliste temsil ediliyor olsalar da Bolu’da ki siyasi partilerin bazıları sessizliklerini koruyorlar. Öncelikle CHP ve AKP’nin aday adayları arka arkaya açıklamalarla kendilerini Bolululara ve kendi seçmenlerine tanıttılar. Aday adaylıkları konusunda ilk göze çarpan AKP’nin geçtiğimiz dönemlere göre daha az başvuru almış olması. CHP’nin ise daha önce bu işe hiç soyunmamış kişilerden başvurular almış olması. Parti içi demokrasinin her iki partide de yaşama geçiriliyor olması aday adayları için büyük bir şans olarak görülüyor.

Cumhuriyet Halk Partisi 29 Mart’da kuracağı sandıkla üyelerine mecliste görmek istediği kişileri seçtirecek. Ve bu seçim genel merkezin dahi üzerinde oynayamayacağı bir mutabakat olacak. Şimdilik bir sıralama tahmini yapmak için erken olmakla birlikte Bolu’da gerçekleşecek en iddialı seçim olacağına kesin gözüyle bakılıyor.

Geçtiğimiz günlerde temayül yoklamasını gerçekleştiren AKP’de ise durumlar tam olarak böyle değil. Evet, AKP’de üyelerinin önüne 8 adayın olduğu bir seçim şansı koydu. Sandıklar kuruldu ve üyelerden 8 kişi arasından 3 kişinin isimlerini belirlemeleri istendi. Ancak sandıktan çıkan isimler milletvekilliği için yarışacak kişiler olmayabilir. Çünkü AKP’de temayül yoklaması değerlendirmelerden sadece bir tanesi. Ve aynı zamanda temayül yoklamasına girmeyen mevcut milletvekilleri de var. Temayülden çıkan aday adayları oluşturulacak komisyon tarafından teker teker dinlenecek.

MHP VE SAADET’TEN SES YOK

CHP ve AKP’de seçim dönemi heyecanı aday adaylarıyla devam ederken Milliyetçi Hareket Partisi Bolu il teşkilatından hala ses seda yok. Bir önceki genel seçimlerde Dr. Murat Yapıcı ile ciddi bir seçim çalışması gerçekleştiren MHP’den şu an için herhangi bir ciddi çalışma gelmedi. Aynı şekilde Saadet Partisi de seçim atmosferine giremeyen partiler arasında.

BİRLEŞİK HAZİRAN HAREKETİ TAVRINI BELİRLEDİ

Gezi Direnişi sonrası tüm ülkede meclisler halinde örgütlenen Birleşik Haziran Hareketi Yürütme Kurulu seçimlerde takınacağı tavrı belirledi. BHH açıklamasında şunları söyledi; "Türkiye derin bir siyasal kriz yaşıyor; şiddetli bir ekonomik krizin patlaması an meselesi. Bu krizin sorumlusu, on üç yıldır talan ve yolsuzluklarını gericilik ve otoriterlikle iç içe geçirerek iktidarını sürdüren, bunu halka ağır bedeller ödeterek yapan AKP’dir.

Eğer AKP iktidarı, bütün tutarsızlık ve zaaflarına karşın bugüne kadar hala durdurulamamışsa bunun gerisinde başta Parlamento’da konumlanan muhalefet partileri olmak üzere, muhalefetin etkin, kararlı ve birleşik bir mücadele yürütememesi vardır.

Seçime giderken, bu tarihsel başarısızlığın AKP karşıtı her kesim açısından esaslı bir değerlendirmesinin yapılması gerekir. Önümüzdeki seçim AKP iktidarını geriletecekse, Gezi’ye katılan çok farklı kesimlerden gelen milyonların ifade ettiği sorun ve taleplere bakılması gerekmektedir.

Milyonların mesajı açıktır: AKP’yi durdurmak neoliberal-piyasacılık karşısında halkçı/kamucu ekonomik politikaları, gericilik karşısında özgürlükçü ve laik yaşamı, otoriterlik ve faşizm karşısında demokrasi, açıklık ve halk iradesini, emperyalizme karşı bağımsızlığı, mezhepçilik ve milliyetçiliğe karşı Kürt ve Alevi yurttaşların eşitliğini savunan bir siyasal hattın kurulmasını gerektirmektedir.

Birleşik Haziran Hareketi olarak bütün gücümüzü bu hattın kurulmasına adadık. AKP’yle mücadelenin altını çiziyor, sol ve toplumcu güçlerin kendi aralarında ve halkla diyaloğuna inanıyor; Türkiye’nin önündeki devasa sorunların, Kürt sorunundan demokrasiye, ekonomik krizden dış politikaya, ancak sol ve emek temelli değerlerin damgasını vurduğu bir iktidar tarafından çözülebileceğini biliyoruz.

Başta seçim barajı olmak üzere, seçim sandığı üzerine düşen gölgeler halk iradesinin sandıkta ifade bulmasını imkânsız hale getirmiştir. İktidarın işleyiş ve karar alma iradesinin parlamento dışında şekillendiği her geçen gün biraz daha açık hale gelmektedir. Bu nedenle seçime yönelik mücadelenin AKP iktidarını durdurmanın tek yolu olmadığını bir kez daha vurgulama ihtiyacı duyuyoruz. Bununla birlikte, seçimlerin AKP’ye karşı verilen mücadelenin bir parçası olduğunu da görüyor, önemsiyoruz.

Birleşik Haziran Hareketi’nin Seçimlere yönelik, başta CHP ve HDP olmak üzere, hiç bir kesimle parlamentoda temsiliyet kaygısı üzerinden bir müzakeresi söz konusu değildir. Birleşik Haziran Hareketi’nin kendi dışındaki sol kesim ve partilerle ilişkilerindeki temel duyarlılığı Gezi milyonlarının sorun, talep ve beklentileridir.

Birleşik Haziran Hareketi, seçim süreci ve sonrasında bu konumunu korumak konusunda kararlıdır. Ancak bu bağımsız duruşun bir gereği olarak, altını çizdiğimiz toplumsal talepleri inandırıcı biçimde sahiplenen güçlerle seçim sürecinde dayanışma içinde olacağımızı da kamuoyu ile paylaşıyoruz.

Çağrımız nihai olarak emekçi halkımızadır. Türkiye’yi yeniden inşa edecek kurucu bir iradeye ihtiyaç vardır. Bu görev önümüzdeki seçimin ötesindedir. Seçim bu sürecin bir parçasıdır. Bizler, Birleşik Haziran Hareketi olarak, bu görevi önümüze koyduk. Dün laik eğitim için sokaklara çıkıp, gericiliğe karşı mücadele ateşini yaktık. Bugün gündemimizde İç Güvenlik Yasası,  faşist düzenin en önemli yapı taşı olan Başkanlık sistemi var. Bu düzenlemelere karşı mücadeleyi 7 Haziran’a bırakmadan, yaşamın her alanında yükselteceğiz.

Haziran Meclisleri bu mücadelelerin örgütleneceği ana odaklar olarak, sadece faşizm ve gericiliğin durdurulmasının değil, içi boşaltılmış temsili demokrasinin yerine gerçek halk egemenliğini kurmanın da ana nüveleri olacaktır. 

İçine itildiğimiz karanlıktan rahatsızlık duyan geniş halk kesimlerini, seçim ve ötesine geçen bir mücadeleyi birlikte vermek için, Haziran Meclislerimize davet ediyoruz."

Güncelleme Tarihi: 05 Mart 2015, 09:38
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128