“En iyi bekçi o bölgenin halkıdır”

Abant İzzet Baysal Üniversitesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr Meral Ortaç Bolu’nun çok zengin bir tarihe sahip olduğunu söyledi. “En iyi bekçi o bölgenin halkıdır “diyen Ortaç;...

“En iyi bekçi o bölgenin halkıdır”

Abant İzzet Baysal Üniversitesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr Meral Ortaç Bolu’nun çok zengin bir tarihe sahip olduğunu söyledi. “En iyi bekçi o bölgenin halkıdır “diyen Ortaç; “Yöre halkına bu kalıntıları niye korumaları gerektiğini söyler ve anlatırsak bunun çok faydası olur. Dünya bu şekilde tarihi eserlerini koruma yolunu tercih ediyor” diye konuştu.

 

 

Haber; Duygu Kaya

 

Bolu İl genel meclisinin dün gerçekleştirilen oturumunda merkez ve ilçelerde 2011 yılından bu yana devam etmekte olan arkeolojik yüzey çalışmalarında hangi düzeye gelindiği noktasında Eğitim kültür ve sosyal hizmetler komisyonundan gelen rapor görüşüldü.

Konu hakkında bilgiler veren Bolu İl genel meclis başkanı Mücahit Kutlu bu çalışmaları çok önemsediklerini söyleyerek; “Bu maksatla il özel idaresi bütçesinden Kültür ve turizm müdürlüğüne, Bolu ili arkeolojik yüzey araştırma projesi için toplam 20.000 TL aktarılmıştır. Projenin tam adı’’ Bolu ili Arkeolojik yüzey araştırması projesi: Bolu’da Helenistik ve Roma dönemleri yerleşimlerinin izleri ve dağılımları şeklindedir.” Dedi.

Kutlu;  Abant İzzet Baysal üniversitesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr Meral Ortaç başkanlığında gerçekleştirilen Bolu ili arkeolojik yüzey araştırması konusunun, Bolu’da ki Helenistik ve Roma dönemleri yerleşimleri, bunlardan günümüze kalan arkeolojik malzemeler, yerleşimlerin ve eserlerin coğrafik dağılımı, eserlerin tipolojik sınıflandırılmaları, eserlerin birbirleriyle Bolu’ya komşu illerle benzerlikleri ve farklılıkları oluşturmaktadır.” Biçiminde konuştu.

 

“Tüm şehri arkeolojik olarak taradık ”

 

Bolu İl genel meclis başkanı Mücahit Kutlu; “Bolu’da önceki yıllarda daha çok epigrafik, malzemenin araştırılmasına yönelik yapılan sınırlı sayıdaki bilimsel arkeolojik yüzey araştırmalarından farklı olarak; epigrafik malzemenin yanı sıra seramik, mimari, plastik, madeni eserler; höyük, kale, düz yerleşim, nekropol alanları gibi tarihi varlıkları da doğa ve insan tahribine uğramadan bir an önce bilimsel yöntemlerle tespit etmek ve uluslar arası standartlara uygun envanter çalışmaları ile belgelemek böylece bölge ülke ve dünya arkeoloji envanterine katkı sağlamak hedeflenmiştir. Her yıl arazi çalışmalarından sonra Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür varlıkları ve Müzeler genel müdürlüğüne metin ve resim kayıtlarından oluşan bitirme raporları sunulmaktadır. Bolu’da daha önce yapılan yüzey araştırmalarından farklı olarak ilçelere bağlı tüm köylere giderek tüm şehri arkeolojik olarak taramak amaçlanmıştır.” Dedi.

 

 

“Bolu tarihini aydınlatmayı amaçlıyoruz”

 

 

“Bolu tarihini aydınlatmayı amaçlayan Yüzey araştırmasının ilk aşamada Bolu merkezinde ve Klaudiupolis’in üzerinin modern yerleşimle iskân edilmiş olması nedeni ile daha çok Merkez ilçesine bağlı yerleşimlerde yapılması öngörülmüştür.” Diyen Kutlu; “Bu plan çerçevesinde çalışma 2009 yılında Merkez ilçede başlatılmıştır.2010 çalışmaları merkez ve Mudurnu ilçelerinde ve köylerinde; 2011 yılı çalışmaları merkez ilçe, Dörtdivan ve yeniçağa ilçeleri ve köylerinde gerçekleştirilmiştir. Daha sonra araştırmanın çapı, Bolu ili ile sınırlı kalmak koşuluyla gittikçe büyütülecektir ve tüm Bolu ile araştırıldığında tamamlanmış olacaktır. Yüzey araştırması için planlanan 7 aşamanın hepsinin tamamlanmasının 7 yıl kadar süreceği düşünülmektedir. Bu sürenin 3 yılı hemen hemen planlandığı gibi gerçekleştirilmiştir. Geriye kalan 4 yıllık plan zamanında tamamlanmaya çalışılacaktır ancak bu süre arkeolojik malzemenin yoğunluğuna, arazi şartlarına veya Kültür ve Turizm Bakanlığının getirdiği kurallara ve izinlere bağlı olarak uzayabilir.”biçiminde konuştu.

 

 

 

“Hazine avcıları tarihi talan ediyor”

 

Toplantıda daha sonra Abant İzzet Baysal Üniversitesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr Meral Ortaç yürütülen çalışmalarla ilgili olarak bilgi verdi. Ortaç yürütülen Bolu Arkeolojik Yüzey araştırmasının her yıl Kültür ve Turizm Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğü ve Bolu İl Genel Meclisi kararıyla Bolu İl özel İdaresi tarafından sağlanan bütçeler ile gerçekleştirilmekte olduğunun altını çizerek “Araştırma ayrıca Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Bolu İl kültür Ve Turizm Müdürlüğü ve Bolu Müzesi tarafından kurumsal olarak desteklenmektedir.” Dedi. Bolu’da Helenistlik ve Roma dönemine ait önemli kalıntılar olduğunu söyleyen Ortaç; “Bolu’da daha önce yapılan yüzey araştırmalarından farklı olarak ilçelere bağlı tüm köylere gidilerek tüm şehri arkeolojik taramak amaçlanmıştır” diye konuştu. Dörtdivan, Mudurnu ve Mengen’de Tümülüs tescil işlemlerinin yapıldığına dikkat çeken Ortaç;”Mudurnu Dodurga’da ki anıtsal yapı mezarı dağıtılmış ve bazı yerlerdeki antik mezarlar modern mezarların alt yapısını oluşturmuş” şeklinde konuştu. Tüm Türkiye’de olduğu gibi Bolu’da da tarihi eserlerin hazine avcıları tarafından yapılan kazılar yüzünden büyük bir tahribata uğradığını vurgulayan Yrd. Doç. Dr Meral Ortaç ; “Emniyet güçlerine ne kadar haber versek ve kontroller artırılsa da kaçak kazıların önüne set çekemiyoruz” dedi. “En iyi bekçi o bölgenin halkıdır “diyen Ortaç; “Yöre halkına bu kalıntıları niye korumaları gerektiğini söyler ve anlatırsak bunun çok faydası olur. Dünya bu şekilde tarihi eserlerini koruma yolunu tercih ediyor” diye konuştu. Halkın bilinçlendirilmesinin yanı sıra bununla ilgili cezalarında caydırıcı olması gerektiğine işaret eden Ortaç;”Ayrıca devletimizin de daha fazla arkeolog yetişmesi için çalışma yaparak buna önem vermesi yerinde olur” dedi.

 

 

 

 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER