“Yaşlıların yeri huzurevi değildir”

Necip Fazıl Kültür Merkezi’nde düzenlenen programda konuşan Bolu Valisi İbrahim Özçimen tüm dünyada yaşlı nüfusunun hızla arttığını söyleyerek; “Yaşlıların bilgelik yönlerinden faydalanmalı...

“Yaşlıların yeri huzurevi değildir”

Necip Fazıl Kültür Merkezi’nde düzenlenen programda konuşan Bolu Valisi İbrahim Özçimen tüm dünyada yaşlı nüfusunun hızla arttığını söyleyerek; “Yaşlıların bilgelik yönlerinden faydalanmalı hayat tecrübelerini öğrenmeye çalışmalıyız” dedi.

 

Bolu Valiliği Yaşlı Sağlığı Merkezi Necip Fazıl Kültür Merkezi’nde bir program düzenledi. Programda konuşan Vali İbrahim Özçimen, tüm dünyada yaşlı nüfusunun hızla artmakta olduğunu söyleyerek “Yaşlıların yeri huzurevi değildir” dedi. Necip Fazıl Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa Vali İbrahim Özçimen, Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Emine Davarcıoğlu, İl Sağlık Müdürü Dr. Mahmut Arık, İl Halk Sağlığı Müdürü ve Yaşlı Sağlığı Merkezi Koordinatörü Ahmet Hamdi Dudak, daire müdürleri ve çok sayıda davetli katıldı.

Saygı Duruşu ve İstiklal Marşının okunması ile başlayan programda İl Halk Sağlığı Müdürü ve Yaşlı Sağlığı Merkezi Koordinatörü Ahmet Hamdi Dudak yaptığı konuşmada 65 yaş üstünün yaşlı olarak kabul edildiğini söyleyerek Türkiye’nin son yıllarda hızla yaşlandığını belirtti. TUİK’in 2012 verilerinden yola çıkarak 2023 yılında yaşlı nüfusunun yüzde 10’un üzerinde olacağının tahmin edildiğini söyleyen Dudak, Bolu’da ise bu rakamın yüzde 11.3 olduğunu kaydederek, “Hızla yaşlanıyoruz” dedi. Tüm dünyada yaşlı nüfusunun hızla arttığının altını çizen Vali İbrahim Özçimen, “Bunun en önemli nedenleri olarak son 50 yılda hızlanan teknolojik gelişmelerle beraber daha sağlıklı yaşam koşullarının oluşması, enfeksiyon hastalıklarının etkinliğini yitirmesi, insanların eğitim düzeylerinin yükselmesi ve sağlık hizmetlerinin gelişmesiyle toplumun sağlık durumunda gelişmeler sağlanması görülmektedir. Uzun yıllardır, Ülkemiz için “genç nüfus” çok önemli bir güç olarak öne çıktı. Doğum ve ölüm oranları diğer ülkelerde karşılaştırıldığında Türkiye, yaşlı nüfustan oldukça uzakta sayılıyordu. Ancak son yıllarda bu dengeler giderek değişmeye başladı. Yapılan araştırmalar Türkiye’de de nüfusun giderek yaşlandığını ortaya koymaktadır. Ülkemizde yaşlı nüfusun giderek artması nedeniyle, yapılacak araştırmalara ihtiyaç da artmaktadır. Toplumun eğitilmesi, yeterli ve uygun sosyal destek ve kurumların oluşturulması konularında bu alanda çalışan tüm bireylere önemli görev ve sorumluluklar düşmektedir. Yaşlı ihtiyaçlarının giderilmesinde sadece ailenin değil, toplumun ve devletin de sorumluluğu olduğu unutulmamalıdır. Yaşlılarımıza sağlayacağımız en önemli konfor şefkat, nezaket ve anlayış olmalıdır. Yaşlı kimse dış dünya ile yaşamsal ilişkilerini sürdürebilirse çevresinden olumsuz tepkiler değil de destek görürse yaşadığı tüm kayıpları daha kolay tolore edecektir ve daha verimli olacaktır. Onları saygıyla karşılamalı gönüllerini hoşnut etmeliyiz.”dedi.“Yaşlıların bilgelik yönlerinden faydalanmalı hayat tecrübelerini öğrenmeye çalışmalıyız.” diyerek konuşmasına devam eden Vali Özçimen “Yaşlıların yeri kesinlikle huzurevleri değildir. Onlar ailenin ışığı olarak sıcacık bir yuva için mutlaka çocuklarıyla beraber yaşamak durumundadırlar. Yaşlılar hem varlıklarıyla insana huzur ve hem de düşünceleriyle yol göstericidirler. Yaşlılarımızın bizden istedikleri onlara karşı edepli olmak sadakatli bir şekilde ömür boyu çektikleri zahmetlerin, fedakârlıkların gösterdikleri şefkatlerin değerini bilmek ve aile içinde onlara saygı gösterip ikramda bulunmaktır. Onlara ilgi göstermek kalplerini kırmamak ve tavsiye ettikleri şeylere özen göstermektir. Yaşlılarımız dün ile bugün arasında köprü kuran, kültürümüzü ve değerlerimizi yarınlara taşımamızı sağlayan en değerli varlıklarımızdır. Biz büyükler yaşlılara ne kadar saygılı, yardımsever, hoşgörülü tavırlarla yaklaşırsak çocuklarımızda bu tür davranışları örnek alarak zamanı geldiğinde yaşlı ana babalarına aynı şekilde davranacaklardır. Aile içinde verilen güzel eğitim miras gibi elden ele geçerek bir değer kazanır. İnsan hayatında iyi ya da kötü olarak adlandırdığımız eylem ve düşünceler tekrar bize sergilediğimiz şekilde döner. Bu nedenledir ki yeni nesillerimizin ahvali bizlerin ürünüdür. Atalarımız ne güzel demişler "Ne ekersen onu biçersin" , ‘Ağaç yaş iken eğilir’ , "Etme bulma dünyasıdır" , "İyilik yapan iyilik, kötülük yapan kötülük bulur" sözleri insan neslinin tükenip son bulacağı ana kadar geçerlidir” diye konuştu. Necip Fazıl Kültür Merkezi’nde yaşlılara yönelik hazırlanan program daha sonra Abant İzzet Baysal Üniversitesi Sağlık Yüksekokulu Araştırma Görevlisi Saadet Can Çiçek’in ‘Dünyada ve Türkiye’de Yaşlının Durumu’ konulu slayt gösterimli sunum ile devam etti. Konuşmaların ardından 5 aydır BOVYAM'da halk oyunları ve koro üzerine eğitim alan 4'ü kadın 14 yaşlımız hünerlerini sergilediler. Koro eşliğinde türküler okuyan ekibin Türkiye yörelerinden derlenmiş halk oyunlarını gösterisi de katılımcılardan büyük alkış aldı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER