Acı, Feryat ve İsyan

Geçtiğimiz günlerde sokak köpeklerini duyurmak isterken geçirdiği kalp krizi sonrası hayatını kaybeden Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi Başmüdürü İsmail Yılmaz’ın ardından SES sendikası, arkadaşları ve ailesi İzzet Baysal Anıtı önünde bir araya gelerek isyan ettiler. Beklenmedik bir şekilde hayatını kaybeden İsmail Yılmaz’ın eşi Emel Yılmaz, eşinin fotoğrafına son kez bakarken, CHP Ankara’dan milletvekili adayı olan kardeşi Ali Yılmaz ise yaptığı konuşmada; “Ağabeyim insanları, hayvanları ve tüm canlıları severdi. Size ondan selam getirdim son yolculuğundan. Bizler bu acıyı yaşamamıza rağmen yine barıştan yanayız” demesi yürükleri dağladı ve herkesi ağlattı.

 Acı, Feryat ve İsyan

Haber: Kasım ŞAHİN

Geçirdiği kalp krizi sonrası hayatını kaybeden İsmail Yılmaz’ın mobbing baskıları sonrası yıprandığını dile getiren SES Bolu Şube Mali Sekreteri Gazi Büyüktaş şunları söyledi: Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası’nın değerli üyesi, devrim mücadelesinin yılmaz savunucusu, Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi Başmüdürü İsmail Yılmaz’ı 27 Nisan Pazartesi günü, geçirdiği kalp krizi sonrasında kaybetmiş bulunmaktayız.  Acımız büyük, öfkemiz de…

Genç yaşta aramızdan ayrılan arkadaşımız, hayat dolu olması ve sevecenliği ile akıllarımızda yer etti. Daha önce herhangi bir sağlık sorunu bulunmayan İsmail Yılmaz’ı ölüme iten sebep neydi?

İsmail Yılmaz, geldiği günden itibaren personeli ile iyi ilişkiler içinde olmuştur. Başhekim, Dekan ve Rektör, bu durumu sindirememiş olmalılar ki, önce başhekim kendisiyle çalışmak istemediğini söyledi, ardından döner sermaye komisyonundan alındı. Sonrasında bir oda ve masadan ibaret bir başmüdür haline getirildi, ama baskıların ardı arkası kesilmedi. Başmüdürün yapması gereken görevler, kendinden sonraki müdür ve müdür yardımcılarına verildi. Kendisine yapılan bu uygulamayı üstlerine yani Rektörlük makamına iletmek istese de ya randevu verilmedi ya da kendisiyle görüşmek istenmediği söylendi.

 

Kamu Hastaneler Birliğinin kurulmasının ardından Rektörlük makamı ve Hastane Yönetimi tüm memur ve idarecilerine yer ayarlamışken her nedense yine Başmüdür unutulmuştu. Ta ki Kamu Hastane Birliklerinden birinin gelip İsmail Yılmaz’a ‘’Biz bu hastaneyi devraldık bizim başmüdürlük diye bir kadromuz yok. O yüzden senin bu odayı boşaltman gerekiyor ‘demesiyle gene rektörlük, başmüdürlük ile hiçbir bağlantısı olmayan fizik tedavi ve rehabilitasyon hastanesinde bir oda ve masa vermiştir. Yetkileri daha önceden zaten elinden alınan Başmüdür İsmail Yılmaz tamamen yetkisiz, etkisiz, yalnızlaştırılmış hale getirilmiştir.

 

Peki, Başmüdür İsmail Yılmaz bu komisyon ve görevlerden niye alınmıştır? Döner sermaye komisyonunda kendisinin de içinde bulunduğu yöneticilerin döner sermaye katkı paylarını çok yüksek olduğunu bunu n adaletli biçimde dağıtılması gerektiğini ve tüm çalışanlarında döner sermaye paylarının tavandan verilmesi gerektiğini savunduğu ve her yerde dile getirdiği için mi?

Taşeron da çalışan emekçilerin maaşları yatırılmıyor ya da geç ödeniyordu. Başmüdür İsmail Yılmaz şirket hakkında tutanak tuttuğu için aynı gün bu komisyondan da alınıyor ve uzaklaştırılıyor. Ve daha sayamadığımız fakat belgelerle kanıtlayabileceğimiz buna benzer nice olay…

       

Bu olayların tümü yaşanmışken üniversite rektör ve yönetimi basın açıklaması yaparak, bu olayın kendi yönetimleriyle ilgili olmadığını söylüyor. Bu yapılanlar mobbing değil de nedir?  İş barışının bu denli eksik ve kadrolaşmanın açıkça ortada olduğu bu süreç sonrasında İsmail Yılmaz, yapılanlara daha fazla dayanamamış ve geçirdiği kalp krizi sonrası hayata veda etmiştir.

İsmail Yılmaz’a karşı uygulanan bu politika, kişisel bir mesele değildir. Üniversite yönetimi, gerek akademisyenlerine,  gerekse sağlık çalışanlarına, mevcut politikalara biat etmediği ve kadrolaşma karşıtı bir tutum sergiledikleri için zaman zaman baskı mekanizmasını harekete geçirmiştir. Yapılan bu baskılar, sendikamız tarafından da sık sık gündeme getirilmiş ve basında da yer etmiştir. Uygulanan mobbing, ülkemizde ve işkolumuzda öyle yaygın ve emekçiler öylesine baskı altında ki, sesini çıkaramıyorlar. Tehdit edilip yerleri değiştiriliyor. Sistematik baskı küçümseme, değersizleştirme ve yalnızlaştırılarak sağlık emekçileri sindirilmeye çalışılmaktadır. Bu baskılara karşı dik duran arkadaşımız İsmail Yılmaz baskılara boyun eğmemiş ve yılmadan, usanmadan devrimci geleneğinden gelen gücüyle mücadelesine devam etmiştir. Bu mücadele sonucunda bedenen yorulan arkadaşımız kalbine yenik düşmüş ve aramızdan sonsuzluğa göç etmiştir.

       

Örgütlü devrimci mücadelesi her zaman bize ışık tutacaktır. Biz emekten ve demokrasiden yana tavır alan onun dostları ve mücadele arkadaşları olarak, asla yılmayacağız. Onun bize katmış olduğu değerlere sahip çıkarak onurlu mücadelemize devam edeceğiz. SES olarak bugüne kadar her platformda AKP zihniyeti ve sağlık politikalarını ve bu politikaların sağlık çalışanlarına yaşattığı olumsuzlukları defalarca dile getirdik ve getirmeye devam edeceğiz. Bizler gücümüzü örgütümüzden alıyor ve yaşatıyoruz. Yaşadığımız bu elim olay karşısında İsmail arkadaşımız için yas tutmayacak hesabını sormak için mücadele edeceğiz. Dostlar başta ailesinin ve sevenlerinin olmak üzere hepimizin canı yanıyor. Gün yas tutmak değil, hesap sorma zamanıdır! İsmail Yılmaz anılarımızda yaşayacak ve asla unutulmayacaktır.  Basın açıklamasına katılan merhumun kardeşi Ali Yılmaz, eşi Emel Yılmaz ve kızı Ceren Cansu Yılmaz taziyeleri kabul ettiler. Yılmaz’ın büyük pankartı sendika üyeleri tarafından Emel Yılmaz’a verildi.

 

Güncelleme Tarihi: 01 Mayıs 2015, 19:55
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128