Anadolu, Sermayenin Saldırısı Altında

Bolu’da düzenlenen “Hes Yalanları” panelinde konuşan Prof. Dr. Beyza Üstün “HES kurmak için dereleri işgal eden sermayenin doğaya verdiği zararı her yerde görme şansınız var” dedi.

Anadolu, Sermayenin Saldırısı Altında
 Haber; Faruk Çidem

 

İl Kültür Turizm müdürlüğü salonunda Halkların Demokratik Kongresi Bolu İl Meclisi tarafından “Hes Yalanları” başlığıyla panel düzenlendi. Yıldız Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği bölümünden Prof. Dr. Beyza Üstün’ün konuşmacı olarak katıldığı panelde hükümetin çevre ile ilgili politikaları masaya yatırıldı. Konuşmasına ülkemizde suyun ticarileştirilmesine karşı verilen mücadelelerden örnek vererek başlayan Üstün; “Ülkemizin pek çok yerinde vadisinde, havzasında, deresinde insanlar yaşam alanlarını koruma mücadelesi veriyorlar. Bir araya gelen insanlar  “suyun ticarileştirilmesine hayır platformu” “derelerin kardeşliği platformu” gibi birliktelikleri sağladılar. Tanık olduğumuz pek çok yerde bu mücadeleler olumlu sonuçlar verdi ve santrallerin kurulmasına engel olundu.  Sermayenin su kaynaklarına saldırısının yıllar önce planlı bir şekilde hazırlandığını söyleyen üstün “ kapitalizm yaşadığı krizleri aşmak için yeni bir yöntem buldu. Bu da sermayenin doğayı metalaştırması oldu. Önce suların borularla taşınması gündeme geldi, bazı yerlere su taşınması mecburi ve hayati önem taşıyordu. Borularla bu taşıma işlemi başladı. Ama kimse sormadı bu taşıma işleminden kazançlı olan kimdi ve sağlıklı bir yomluydu? Bizlere sadece çok gerekli olduğu söylendiği için kabul ettik çünkü bize eskiden beridir böyle öğretilmişti. Daha sonra suyun paketlenmesi süreci devreye girdi. Eskiden biz su içmek istediğimizde çeşmenin başında durur ve dilediğimiz kadar su içerdik. Peki, şimdi ne oldu? Sularımız sermaye tarafından işgal edildi ve bizlere de paketler halinde satılıyor.” Şeklinde konuştu.

 

“Sermaye-devlet ortaklığına dikkat!”

“HES kurmak için dereleri işgal eden sermayenin doğaya verdiği zararı her yerde görme şansınız var.” diyen Üstün; “ Çanakkale’ye gidin, Trakya havzasına bakın, Tuzla’ya bakın…  ve sermaye-devlet ortaklığı o kadar iyi bir noktaya gelmiş ki daha önce sit alanı olduğu için yada ÇED raporuna uygun olmadığı için şirketlere açılan davalar şu an geçersizleşiyor. Devlet düzenlediği yasalar ve yönetmeliklerle şirketlere muazzam bir kolaylık sağlıyor. Bu şekilde yasaya aykırı olduğu için HES’lerin durdurulması için mücadele edenlerin hukuksal süreçlerinin önü tıkanmış oluyor. Hatta bu sayede daha önce iptal edilmiş santrallerin şu anda faaliyete geçtiğini biliyoruz.” Biçiminde konuştu.

Köy Muhtarı satın alınmışsa süreç kolaylaşıyor

HES şirketlerinin santrali kurmadan önce işgal edeceği havzada yaşayanlarla girdikleri mücadeleye de değinen Üstün “Şirket ilk olarak köyün muhtarına gidiyor. Ona köyünde eksik olan ne varsa inşa etmeyi taahhüt ediyor. Eğer bir ihtiyaç yoksa direk cari hesabına para yatırmayı teklif ediyor. Muhtarı satın alabilmişse zaten süreç fazlasıyla kolaylaşmış oluyor. Ama muhtar direnir ve ikna olmazsa köyün sözü geçen insanlarına aynı teklifler yapılıyor. Hala bir sonuç alınamadıysa son kozlarını oynayarak köylünün yerlerini değerlerinden fazla paralarla satın alıyorlar. Bu da çoğu yerde işe yaradığına şahit olduğumuz bir durum” dedi.

Güncelleme Tarihi: 07 Mayıs 2013, 11:55
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER