ANALİZ

Büyük çoğunlukların sayıldığı bir seçim dönemine girmiş durumdayız. Ne kadar ilginç değimli İstanbul ve Ankara da büyük çoğunlukları değil de daha az sayıdaki seçmenin oyunu almak için türlü oyunlar kuruyor siyasi partiler.

ANALİZ

H.D.P lilerin oyunu istiyorlar fakat adı geçen partiyle hiç kimse ilişki kurmak istemiyor. Aynı duruma benzer bir pozisyon ülkücü oylar için yapılıyor, gerçi ülkücü oylara talip olan ittifakların ikisinde de ülkücüleri temsil ettiğini söyleyen partiler var. Görüldüğü üzere gerek İstanbul’da gerekse Anakara’da çoğunluğu oluşturan gruplardan çok bu iki yaklaşımın oyları merak ediliyor. Çok tehlikeli bir pozisyon oluşturuyor aslında bu iki grubun etnik yapısı üzerinden politika oluşturulmaya çalışıyor. Aynı şehirde yaşayan kitlelerden bahsediyoruz İstanbul’un sorunları mevcut sıkıntılardan etkilenme oranları da aynı şehrin belediye başkanı ırk, dil, din ayrımı yaparak hizmet etmeyeceğine göre hizmet bazlı politikalar üretilmesi gerekir. İttifakların adayları kendi partilerini konsolide edebileceğine inanıyor. Fakat geride kalan H.D.P ve ülkücü oyları tam anlamıyla edemeyeceğini düşündükleri için bu iki grubun aylarını karşı karşıya getirip ayrı ittifaklara kanalize etmeye çalışıyorlar. Ucuz bir siyaset anlayışı ve insanları ötekileştiren bir yaklaşım seçimden sonra siyasiler arasında her şey bitiyor olabilir, ancak aynı mahallede yaşayan insanların arasında bir soğukluk oluşuyor. Politik Aktörler söylemlerinde ve eylemlerinde ortamı germezlerse doğru bir yaklaşım yapmış olurlar. Toplum zaten gerektiği kadar sıkıntıyla uğraşıyor. Birde kimin seçileceği ve seçilen kişinin kendisine faydalı yada zararlı olacağıyla uğraştırmayın. Varsa projeniz, projelerinizle problemlerimize sunacağınız katkıları anlatın topluma meral ve motivasyon verin, en azından seçime kadar toplum kazansın, seçimden sonra kazanıp kazanamayacağımızın garantisi zaten yok. Cumhuriyet rejiminin temel dinamiği olan demokrasiyi geliştirmek halkın gerçekten yönetimde söz sahibi olmasına bağlıdır. Temsil noktasında en alt teşkilatlanmalardan en tepe noktasına kadar halk temsil edilirse ve buna samimi biçimde sahip çıkarsa ülke olarak sorunlarımızın çözümü kolaylaşır. Şehrimiz daha yaşanabilir şehirler haline gelir. Demokratik hakların kullanımı ve ifade özgürlüğü sayesinde insanlar değerli olduğuna inanır. Kendini ve yöneticisini değerli gören topluluklar çevresine ve hayata karşı daha pozitif olurlar. Seçimlerin temel dinamiklerin hayata geçmesi ve toplum olarak kalkınmamıza vesile olması dileğiyle.

Ozan Arif’e

Zaman geçer an biter

Damardaki kan biter

İnsan göçer ot biter

Ozanlar ölmez Arifler ölmez

Erdal Tanrıverdi

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner133

banner129