ARTIK BAŞIMIZ SAĞ OLMASIN !

Onur Ustaoğlu'nun Kaleminden Konuşan Yazı...

ARTIK BAŞIMIZ SAĞ OLMASIN !

Yazıyı Meryem Coşkunca’nın sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

Aslında bu gün sizlere bambaşka şeyler anlatmayı düşünüyordum. Ancak yaşadıklarım ve gördüklerimden sonra bu hafta bilgisayarın başına geçince konuyu değiştirmeye karar verdim. hiçbir hazırlık hiçbir plan yapmadan sadece içimden gelenleri yazmak istiyorum. Bu yüzden eğer sürçülisan edersem kusura bakmayın. şimdi birçoğunuz bu başlangıcı görünce “galiba Onur yine bir şeye kızmış her halde diyecek”

Evet, kızdım hem de çok. Başta basın mensupları olmak üzere bu ülkeyi yöneten ve bu ülkede elinde yetkisi olup da ihmallere sesini çıkarmayan kişilere ve kurumlara çok kızgınım. Çünkü artık birilerinin ihmalinden dolayı bu ülkede canları kaybetmekten, herkese Başınız sağ olsun ve geçmiş olsun demekten çok sıkıldım.

Biz her konuda niye böyleyiz. Niye hep bazı şeyleri ihmal ediyoruz ve ihmalimiz sonucunda olanlar oluyor. İhmali olanlarda televizyonlara çıkıp Başımız sağ olsun diyorlar. Hayır, efendim geçmiş falan olmasın. Artık başımızda sağ olmasın. Siz ihmal etmeyin işinizi doğru yapında canlarımız sağ olsun. Bize yeter. Çünkü ne geliyorsa başımıza geçmiş olsun ve başınız sağ olsun diyenler yüzünden geliyor.

Araba kullanırken içki içersen emniyet kemerini takmazsan bu yüzden insanların başına bir şey gelirse geçmiş olsun diyemezsin. Salgın günlerinde sokaklarda maske takmadan dolaşırsan her akşam açıklanan tabloda ki vefat sayılarında senin de payın vardır. Mühendisler mimarlar ve müteahhitler sağlam yapılar yapmazsa, kontrol edenlerde ihmallere göz yumarsa o bina depremde yıkıldığında canlar gittiğinde hiç kimsenin başınız sağ olsun demeye hakkı olamaz.

Bu olayları yazmayan söylemeyen bir doğal affet olduğunda sosyal medyada fırtına koparan geçmiş olsun diyenler. Daha önce neredeydiniz? Bir şeyi olduktan sonra yazmak ya da söylemek marifet değildir. Olmadan yazmak marifettir. Bakın geçtiğimiz Cuma günü İzmir’de olanları daha önce defalarca yaşamadık mı? Defalarca binaların altında canlarımız gitmedi mi? peki biz ne yaptık geçmiş olsun ve başımız sağ olsun deyip işimize devam ettik.

1999 depremini canlı yaşamış o günleri görmüş biri olarak söylüyorum. Geçen hafta yaşadığımız İzmir depreminden sonra. “Arama kurtarma ekipleri dışında” 20 senedir hiçbir şeyin değişmediği, yıkılması gereken binalarda hala insanların oturduğu bir kez daha görüldü o binalarda insanların oturmasına izin verilirse işte böyle olur. Çünkü bu yaşadığımız ne ilk deprem nede son deprem olacak. O yüzden artık deprem veya doğal afetler olmadan bu işlere çözüm bulmalıyız.

Bakın şu bir haftadır hep enkaz altından çıkan insanlara sevindik ancak onlar oraya niye girdi diye lütfen bir düşünelim? En çokta engellenenleri ve evlerden çıkamayanları düşünelim. Kaç kişinin deprem eğitimi var? Yani kaç kişi deprem olurken ve olduktan sonra nasıl davranacağını biliyor. En önemlisi evden çıkamayan bir engellenen bu tür olaylarda ne yapacağını biliyor mu?  Birçok arkadaşımızın hayır dediğini duyar gibiyim

Peki, biz niye bu insanlara deprem eğitimi vermiyoruz ama eğitim derken onların anlayacağı şekilde olayı oyun gibi anlatıp onları korkutmadan eğitim verebiliriz. Aynı yöntemi çocuklar içinde kullanabiliriz. Yani onları korkutmadan “ bu ülkenin her yerinde her zaman depremler olacağını her an için buna göre bir planının olması gerektiğini anlatabiliriz.” Deprem anındaki ve sonrasındaki planı belirli aralıklarla tekrarlayarak çocukların ve engellenenlerin deprem anında panik yapmamalarını sağlayabiliriz. Çünkü hayatta ne yapacağını bilen insan panik yapmaz ve hiçbir şeyden korkmaz

Biz en basit yapabileceğimiz bu eğitimleri bile ihmal ediyoruz. Dikkat edin salgın günlerinden önce bile okullarda deprem tatbikatları yapılmıyordu. Yani yapılsa bile göstermelik yapılıyordu. Aslında bu anlatmaya çalıştığım şeyleri birleştirince doğal afet, salgın gibi şeylerde niye bunları yaşadığımız belli oluyor. Bu yüzden ne olur hayatta kalmak ve yaşamak için bu tür şeyleri ihmal etmeyelim. Teknolojinin, bilimin ve eğitimin doğru kullanıldığında en büyük afetlerden bile güçlü olduğunu unutmayalım…

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Meryem Coşkunca – Bolu Olay Gündem Gazetesi…

Güncelleme Tarihi: 06 Kasım 2020, 01:53
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128