ATALAY: “TORBADA NELER YOK Kİ?”

Bolu Baro Başkanı Ferit Atalay, geçtiğim günlerde TBMM’den geçen “Torba Yasayı” değerlendirdi. Torba yasada neler ki? Diyen Atalay Bolu Olay Gazetesi’ne özel bir açıklamada bulundu.

ATALAY: “TORBADA NELER YOK Kİ?”
Haber: Kasım ŞAHİN  

 Atalay, “Öncelikle torba yasa  uygulamasının  hukuki anlamda bir hilkat garibesi olduğunu belirtmek   zorundayım.     Dünyanın her yerinde, özellikle parlamenter demokrasilerde  bir   önerinin veya tasarının   meclislerden geçerek  yasalaşması için  izlenen yol ve yöntemler birbirine benzeşir. Tasarı  veya önerinin tarafları dinlenir, sivil toplum kuruluşlarının, üniversitelerin, o yasadan doğrudan etkilenecek  sendikaların örgütlerin v.s.  görüşleri alınır, muhalefetin önerileri de dinlenir  ve tartışılır” diyerek açıklama ve değerlendirmelerini şöyle açıkladı:

 Ne yazıktır ki  Torba yasa  bizim  şahsımıza özgü  emsali görülmemiş, tümüyle hukuksal alt yapıdan yoksun ve “ben yaptım oldu” mantığı ile   keşfettiğimiz bir yöntemdir.    Düzenlemeler  birkaç   gün sonra değiştirilmekte, iç içe geçmiş sistematiği   bozulmuş bir dizi  değişiklik  Yeni Yasa diye sunulmakta  sonuçları da  yeterince  tartışılmadığı için toplumsal bedeli de  ağır olmaktadır.

  TORBA YASANIN  GETİRDİKLERİNDEN   AKILDA KALANLAR

 Torba  yasanın  Çalışanlarla ilgili  olarak önemli düzenlemeler yapmış bulunmaktadır.  Özellikle Ülkemizde taşeron  veya alt işverende çalışan işçilerin maaş,  özlük hakları, kıdem tazminatları  ile  ilgili  olumlu düzenlemeler getirmiştir. Bunların başında ücret eşitliği ve çalışanların   işçilik haklarının  güvenceye  alınması,   Kamuda ihale ile yapılan işlerde çalışan  işçilerin alamadıkları ücretlerin  hak edişlerden kesilmesi, maaş ve ücret ödemelerinin koşulsuz olarak banka kanalı ile ödenmesini öngören düzenlemeler  işçi lehine son derece önemli düzenlemelerdir.  Keza  İş sağlığı ve İş güvenliği ilgili  işveren sorumluluklarının artırılması, Yurt dışındaki çalışmalarındaki sigortalılık sürecinin başlangıcı ve borçlanma yoluyla sigortalılık sürelerinin artırılması da, ev hizmetlerinde çalışanlarla ilgili sigortalılık düzenlemeleri   önemli  maddeler arasında sayılabilir.

 

 İŞÇİLER İŞİNDEN OLDU

Torba yasa  yer altında çalışan  maden işçileri ile ilgili olarak emeklilik yaşını 55 ten 50 ye çekerek yine önemli bir kazanım  sağlamıştır. Bunun ötesinde yer altı çalışanlarının aylık ücretlerinin   asgari ücretin 2 katından   az olamayacağı düzenlemesi yapılmış ise de bu düzenleme yeterince tartışılmadan hazırlanmış beklenen kazanımı sağlamadığı ve  gibi aksine   Zonguldak’ta 4500   Kütahya’da da 700  işçiyi işinden etmiştir.

 SGK PRİMLERİ

Torba yasada geniş kesimleri ilgilendiren önemli düzenlemelerden bir diğeri de  SGK Primlerine,  Bağ kur ödentilerine  ve  İdari para cezalarına getirilen kısmi aftır.   Gecikme prim ve cezalarına kısmi af getirilmiş ve  ödemeler yeniden yapılandırılmaktadır.  Buna dair uygulama 1 Ekim 2014 de ertelenmiş bulunmaktadır.

 

YİNE TORBA YASA İLE AVUKATLIK SINAVI KALDIRILMIŞTIR

 Özelleştirme,Harcırahlar, sağlık alanında düzenlemeler, belediyelerden alacaklarla ilgili düzenlemeler gibi  torba yasada bir çok ayrıntı  olmasına karşın  en çok tartışmaya açık ve hukuksuz olarak kabul ettiğimiz düzenleme   İDARİ YARGI KARARLARININ  UYGULANMASININ  ERTELENEREK ETKİSİZLEŞTİRİLMESİDİR.

 2 YILA ÇIKARTILDI

Yasa ile kamu  görevlileri  ile ilgili atama, görevden alma, göreve son verme, nakil, yer değiştirme, görev ve unvan değişikliği  işlemleriyle ilgili  olarak verilen  iptal ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin  mahkeme kararlarının  30 gün içinde İdare tarafından yerine getirilmesi zorunlu iken bu süre  2 yıla çıkarılmıştır. Ayrıca mahkeme kararını yerine getirmeyen kamu görevlisi hakkında ceza  tayini   ortadan kaldırılmış ve sadece   disiplin hükümlerinin uygulanacağı belirtilmektedir.

 MECLİSİN AYIBIDIR

Bu gerçekten hukuksuz ve  Mahkeme kararlarını yok sayan bir yaklaşımdır. Mahkemeler tarafından  verilen kararların  bağlayıcı, mutlaka yerine getirilmesi gereken kararlar olduğu  yasal ve anayasal müeyyidelere bağlanmış olmasına karşın  hangi gerekçe ile olursa olsun   kararın uygulanmasının geciktirilmesi etkisizleştirilmesi  hukuk devletinde düşünülemez. Mahkeme kararları  herkesi bağladığı kadar idareyi de bağlar.  Bu 21 yüzyılda  ülkemize yakışan bir düzenleme olmadığı gibi  meclisin de ayıbıdır.

 ANAYASA MADDELERİNE AÇIKÇA AYKIRIDIR

Bir diğer önemli  değişiklik de  İnternet Ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve yayın yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi hakkındaki kanunda yapılan değişikliktir. Bu değişiklikle erişimin engellenmesi kararının gereğinin yerine getirilmesi süresi 24 saatten  4 saate indirilmekte ve   şahıslara ilişkin internet trafiği, ( girilen siteler konuşmalar mesajlar)   TİB  tarafından  kayıt altına alınmaktadır. Her ne kadar internet trafiğinin kayıt altına alınması  ve açıklanması mahkeme kararı güvencesine bağlanmakta ise de “Milli güvenlik, kamu  düzeninin korunması ve   suç işlenmesinin  önlenmesi“ gibi muğlak    genel geçer gerekçelerle yapılan bu düzenleme de    Özel Hayatın Gizliliğini, İfade özgürlüğünü, Düşünce Özgürlüğünü, basın özgürlüğünü ve Haberleşmenin gizliliğini düzenleyen   Anayasa maddelerine açıkça   aykırıdır.

BU TORBA YASA UYGULAMASINA SON VERİLMELİDİR 

Temel hak ve özgürlüklere yönelik bu düzenlemeler ile   Mahkeme kararlarını etkisizleştirme amacını taşıyan diğer düzenlemelerin   başvuru halinde Anayasa mahkemesince iptal edileceğini umuyorum. Hukuk Devletine yakışmayan  bu maddelerin metinlerde yer alması dahi  düşündürücüdür. Kanımca   yasaların sistematiğini alt üst eden, yeterince tartışılmadan ve sistemimizi kevgire çeviren  bu torba yasa uygulamasına son verilmelidir.

Güncelleme Tarihi: 18 Eylül 2014, 16:42
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER