ATAY, Diyanet İşleri Başkanına sahip çıktı

Türk Diyanet Vakıf Sen Bolu Şube Başkanı Selami Atay, yaptığı yazılı basın açıklaması ile Diyanet İşleri Başkanlığı ve Diyanet İşleri Başkanı Görmez hakkında kamuoyunda Alevilik ve Cem Evleri ilgili değerlendirmelerin akıldan uzak ve haksız değerlendirmeler olduğunu söyledi.

ATAY, Diyanet İşleri Başkanına sahip çıktı

Türk Diyanet Vakıf Sen Bolu Şube Başkanlığı, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez hakkında kamuoyunda Alevilik ve Cem Evleri ilgili sözlerinin çarpıtıldığı bildirilerek Diyanet’in ve Diyanet İşleri Başkanı’nın yanında olunduğu ifade edildi.

 Değerlendirmelerin üzüntü ile karşılandığını ve Diyanet İşleri Başkanı’nın yaptığı açıklamaları anlamak istemeyen ve bunda ısrar eden bazı kasıtlı çevrelerin cahilce tepki ve isnatlarının kınadıklarını söyleyen Bolu Şube Başkanı Selami Atay şu ifadeleri kullandı:

 “Diyanet İşleri Başkanımızın Alevilik ve Cem Evleri ile ilgili medyada ve Milliyet gazetesinden Ayşegül Kahvecioğlu’nun haberinde yer alan: ‘’Biz dini statü veremeyiz, statüyü ancak bu yolun bizatihi sahipleri belirleyebilirler. Alevilik meselesini teolojik bir tartışma zeminine çekmeden, sadece sosyal, hukuki zeminde konunun ele alınması gerektiğini hep ifade etmişimdir. Bizim daima iki kırmızıçizgimiz olmuştur, bundan hiçbir zaman vazgeçmedik. Bir tanesi; Aleviliğin İslam’ın dışında bir yol olarak tarif edilmesi. Çünkü bin yıllık tarih bunu yalanlıyor, doğru olmadığını ortaya koyuyor. İkincisi de; cem evlerinin caminin alternatifi, başka bir inancın mabedi gibi gösterilmesi. Ama kendi tarihinde var olduğu şekliyle ocakların talepleri doğrultusunda özgürce kendi geleneklerini, kendi kültürlerini, kendi inançlarını yaşamalarının da hem İslam’ın, hem hukukun onlara verdiği bir hak olduğunu düşünüyorum." ifadeleri ile fırtınalar koparılmaktadır.

Dini ibadet ve kuralları bırakın Diyanet İşleri Başkanını; Peygamberler bile belirleyemez. Sadece Allah  (cc) belirler. Bu sebeple Diyanete yönelik haksız ve bilimden uzak tepkileri manidar ve Aleviliğe karşı yapılmış bir hakaret olarak değerlendiriyorum.

İbadet ve ibadethane kavramlarını incelediğimizde; İbadet; Sözlükte; boyun eğmek, itaat ve kulluk etmek anlamına gelir. Terim olarak ise: Allah’a saygı, sevgi, şükür ve minnet duygularını ifade etmektir.

Dini terminolojide ibadethane dini inançlar, ibadetler için yapılan, çoğunlukla kutsal kabul edilen yapıdır. İbadethaneler çok çeşitli olabildiği gibi dinden dine büyük farklılıklar gösterir. İbadeti kullar ve kurumlar değil yalnız Allah belirler.

Bu sebeple; Daha öncede açıkladığımız gibi, Cem Evleri bir ibadethane değildir. Cem Evleri Zikir yapılan dergâhtır. Tekke ve zaviye ölçüsünde mekânlardır. Cem evlerinin sosyal ihtiyaçları Devletimizce karşılanmalıdır. Ancak Cem Evleri ibadethane olarak kabul edilemez kabul edilirse Alevilik haşa bir Din olarak değerlendirilir ki bu da Müslüman olan Alevi vatandaşlarımızı İslam dışına taşımaktır asla kabul görmez ve Alevi vatandaşlarımıza yapılmış çok büyük hakarettir.

Gerçekler böyle iken Diyanet İşleri Başkanımızın ‘’Kırmızı Çizgimiz’ açıklamasının neresinde yanlışlık vardır? Aleviliği ve alevi vatandaşlarımızı incitecek hangi ifadeler bulunmaktadır?

Konu açıkça karalamak ve algı oluşturmak amacıyla etik dışı çarpıtılmaktadır.

Diyanet İşleri Başkanı olayı husumetle değil, dini gerçeklerle hassasiyetle değerlendirmiştir. Diyanet İşleri Başkanlığının ibadet ve ibadethane belirleme yetkisi de yoktur.

Ayrıca herkes de şunu iyi bilmelidir ki; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) nin Cem evlerini ibadethane olarak kabul etmesi ile ilgili verdiği karar, dini gerçekleri ve esasları asla değiştiremez. Bizim dini hayatımızı AHİM değil, Cenabı Allah belirler.

Yine Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kuruluna Diyaneti tartışma ortamına çekmek ve küçük düşürmek isteyen çevrelerce haksızca yapılan iftira ve isnatla ilgili olarak; Din İşleri Yüksek Kurulunun verdiği ileri sürülen mesnetten ve ahlaktan yoksun fetva ile ilgili yapılan spekülasyonlar Diyanete ve din Görevlilerine saldırı ve saygısızlığa dönüşmüştür. Türk Diyanet Vakıf Sen Bolu Şubesi olarak bunları da şiddetle kınıyoruz.

Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanımız Sayın Ekrem Keleş’in, bazı internet sitelerinde çıkan haberlere ilişkin, "Din İşleri Yüksek Kurulumuzun böyle bir fetvası kesinlikle olmamıştır, olmaz, olamaz" Alınan güvenlik hizmeti raporuna göre Din işleri Yüksek Kurulumuzun sitesi son günlerde pek çok saldırıya maruz kalmıştır. Başkanlığımızın temel ilke ve prensipleriyle tamamen tezat teşkil eden, Başkanlığımıza ve yüce dinimiz İslam`a yönelik olumsuz algı oluşturmak amacıyla planlanan bu edep ve ahlak dışı sabotajın sorumluları en kısa zamanda tespit edilerek, adalete teslim edilecektir." şeklindeki açıklamasını da canı gönülden sonuna kadar destekliyoruz.

 

Bu itibarla Türk Diyanet Vakıf Sen Bolu Şubesi olarak; Ülkemizin en saygın ve olmazsa olmaz kurumlarından birisi olan Diyanet İşleri Başkanlığımıza ve Başkanımıza yönelik yapılan bu çirkin saldırıları ve saygısızlıkları manidar buluyor ve şiddetle kınıyoruz.

Türk Diyanet Vakıf Sen Bolu Şubesi olarak Diyanet İşleri Başkanlığımızın yanındayız ve hizmetindeyiz.

 

AB doğrultusunda arzulanan ve planlanan çok dinli ve çok dilli bir Türkiye politikalarının bir ayağı olarak gördüğümüz art niyetli siyasete ve Müslüman olan Alevi vatandaşlarımızı bizden koparacak girişimlerin alayına da şiddetle karşıyız” Haber Merkezi

Güncelleme Tarihi: 12 Ocak 2016, 19:14
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128