“Bağımsızlık,laiklik, demokrasi ve sosyalizm için denizlerin yolundayız“

6 Mayıs 1972 yılında idam edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın 44'ncü ölüm yıl dönümü nedeniyle ilimizde bulunan Emek Gençliği, Gençlik Muhalefeti, Komünist Gençlik, Öğrenci Kolektifleri ve Özgürlükçü Gençlik sendikaları İzzet Baysal Anıtı önünde eylem yaptı.

“Bağımsızlık,laiklik, demokrasi ve sosyalizm için denizlerin yolundayız“
Haber: Semih BAYKAL

İzzet Baysal Anıtı önünde düzenlenen eylemde basın açıklaması yapan Emek Gençlik üyesi Özenç Yaşam Dağ şunları ifade etti; " Bugün 6 Mayıs bundan 44 yıl önce 68 kuşağının devrimci önderleri Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan idam edildiler. Türkiye egemenleri ve 12 mart cuntası gelişmekte olan halk muhalefetini, yaygınlaşan gençlik eylemlerini, işçi grevlerini ezmek için mücadelenin öne çıkan isimlerini ibret-i alem için idam ederek katletti. Her milliyetten Türkiye gençliğine, kadınlarına, mücadele içindeki kesimlerinin yüreğine korku salmak için bu üç kahraman devrimci idam edildi" diye ifade etti.

"TÜRKİYE EGEMENLERİ AMACINA ULAŞAMADI"

Açıklamasının devamında Dağ şunları söyledi; " Fakat Türkiye egemenleri amacına ulaşamadı. Deniz gezmiş ve arkadaşları unutulmak bir yana bir mücadele bayrağı haline geldiler. O yüzdendir ki her 6 mayısta ülkenin dört bir yanında Deniz’ler anılıyor. Sokaklara on binlerce Deniz çıkıyor. 6 mayıs bir yas günü değil, bir mücadele günü olarak ele alınıyor. 68 kuşağının uğruna mücadele ettikleri değerler ‘ bağımsızlık, özgürlük, sosyalizm’ bugün hala uğruna mücadele edilen, bedeller ödenen değerlerdir. Bugünde Türkiye hakim sınıfları ve onların iktidardaki temsilci Saray ve AKP hükümeti nerede bir hak arama eylemi, nerede bir işçi direnişi varsa zehirli gazlarıyla, Toma’sıyla, copuyla saldırıyor. Cerattepe’de doğasını savunanlara da, İşten atılan, sendikalaşma mücadelesi veren işçiyi’de Gericiliğe- şeriatçılığa karşı laisizmi savunanlara da Dogmatik ve baskıcı eğitime karşı laik- bilimsel eğitimi savunan gençlere de Kürt sorununda çözüm diyen, silahlar sussun diyen akademisyenlere de iş güvenliğine sahip çıkmak isteyen kamu emekçisine de, Halkın haber alma hakkını savunan gazeteciye de aynı şeyi reva görüyor. Zehirli gaz, plastik mermi, boyalı su, cezaevleri. En masum taleplere, hak arama eylemlerine bu şekilde saldıranlar  öte yandan çocuk istismarcılarına, kadın tacizcilerine, tecavüzlere kol kanat geriyor. Ensar vakfı davasında istismarcı sapığın dışında Vakfın temsilcilerinin, olaya göz yuman yada vakfı denetlemeyen sorumlularının ceza almaması bu durumun en bariz örneğidir" diye söyledi.

"DENİZLER YAŞIYORLAR"

Son olarak Dağ şunları belirtti; "Evet Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan 20’li yaşlarında ölüme kararlılıkla, halka bağlılıkla, cesaretle dimdik gittiler. Bizlere büyük bir mücadele mirası bıraktılar. Biyolojik olarak onları öldürmüş olabilirler, fakat bugün Deniz’ler nerede bir hal alma eylemi, nerede bir özgürlük mücadelesi varsa orada yaşamaya devam ediyorlar. Emperyalist savaş politikalarına karşı özgürlük ve bağımsızlık mücadelesinde eşit, parasız, bilimsel ve anadilde eğitim mücadelesinde, taşeronlaşmaya ve güvencesizliğe karşı eşit işe eşit ücret mücadelesinde, HES’lere, RES’lere, Nükleer Santrallere karşı doğasına, havasına sahip çıkan köylülerin mücadelesinde, gericiliğe karşı laisizm mücadelesinde, Tacize- tecavüze, kadın cinayetlerine, cinsel istismarlara, kadın katliamlarına karşı mücadele eden kadınların mücadelesinde, içeride ve dışarıda savaş politikalarına karşı barış mücadelesinde, tek adam- tek parti diktatörlüğüne karşı devrim ve sosyalizm mücadelesinde yaşıyorlar.  Eşit ve özgür bir gelecek için Deniz’lerin yolundayız" dedi.

 

Güncelleme Tarihi: 09 Mayıs 2016, 17:49
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128