Bangladeş’te idam edilen lider için gıyabi cenaze namazı kıldılar

Bangladeş'teki Cemaat-i İslami partisi lideri Motiur Rahman Nizami’nin geçtiğimiz günlerde idam edilmesinin ardından Saadet Partisi Bolu Şubesi’de Cuma Namazından sonra Kadı Camisinin önünde vatandaşlarında katılı ile gıyabi cenaze namazı kıldı ve dualar etti.

Bangladeş’te idam edilen lider için gıyabi cenaze namazı kıldılar

Haber: Semih BAYKAL

Cemaat-i İslami partisi lideri Motiur Rahman Nizami, 1971 yılında Bangladeş'teki bağımsızlık savaşı sırasında insanlığa karşı suç işlediği gerekçesiyle hakkında verilen idam cezası geçtiğimiz günlerce mahkeme tarafından onanmış ve idam edilmişti. Saadet partisi Bolu Şubesi de idam edilen Cemaat-i İslami partisi lideri Motiur Rahman Nizami için Cuma namazından sonra Kadı Camisi öünüde vatandaşlarından katılı ile gıyabi cenaze namazı kıldı ve dualar etti. Cenaze namazının ardından basın açıklaması yapan Saddet Partisi Bolu Şubesi İl Gençlik kolları Başkanı Muhammed Emin Kaya şunları söyledi; “ Bugün  Suriye,   Irak,   Mısır, Yemen ve birçok islam  ülkesinde yaşanan  sıkıntıların  ardında  ırkç, emperyalizm vardır. Irkçı emperyalizm, bölgeyi nerdeyse bütün uluslararası haber ajanslarında etnik ve mezhepsel adlandırmalar ile tasnif eden; tasnifte işine geldiğinde etnik yapıyı, işine geldiğinde mezhep  farklılığını kullanan yapıdır. Bölge insanlarının emperyalizme karşı ortak bir   tavır sergilemesini önleyebilmek için her dönemde ırkçılığı ve  mezhepçiliği  körüklemişler,  provakatif olaylarla bölge insanını birbirine düşürmüşlerdir. İslam coğrafyasında yaşanılan bu sıkıntıların bir benzeri Bangladeş'te yaşanmaktadır. Bangladeş'te Cemaat-i islami Partisi Liderlerinden Motiur Rahman Nizami hakkında 1971'deki bağımsızlık savaşı sırasında sözde "insanlığa karşı suç işlediği gerekçesiyle verilen idam kararı mahkemece onanarak haksız yere idam edilmiştir. Mahkeme tarafından suçlu bulunan idam cezasına mahkum edilen ilk kişi, Cemaat-i İslami Partisi'nden Abdülkelam Azad, daha sor a partinin Genel Sekreter Yardımcısı Abdülkadir Molla cezası infaz edilen ilk Cemaat-i islami lideri olmuştu. Mahkemenin 90 yıl hapse mahkum ettiği Cemaat-i islami'nin 92 yaşındaki lideri Gulam Azzam da hapishanede ölmüştü. Hasina hükümetinin kurduğu mahkeme, parti liderliğini üstlenen Rahman Nizami'yi, sonrasında partinin Merkezi Yürütme Kurulu üyesi Mir Kasım Ali'yi bağımsızlık savaşı sırasındaki bazı olaylardan idam cezasına mahkum etmişti. Ayrıca cezası, Yüksek Mahkeme tarafından onanan partinin Genel Sekreter Yardımcısı Muhammed Kamaruzzaman, 11 Nisan 2015'te idam edilmişti. Aynı şekilde Bangladeş'te Cemaati İslami Partisi Genel Başkanlarından Motiur Rahman Nizami'nin idam edilmesinin de hukuk dışı bir karar olduğu açıktır. Bangladeş'te Cemaat-i islami Partisindeki yönetici ve üyelerine yeniden idam cezaları verilmemesi, verilen idam cezalarının uygulanmaması, yeniden yargılanma sürecine gidilmesi, halkın taleplerine ve iradesine karşı işletilen baskı sürecine son verilmesi bu ülkelerin normalleşmesine katkıda bulunacaktır” diye söyledi.

“BANGLADEŞ'TE HUZUR ORTAMINI SAĞLAMAYA ÇALMTIR”

Açıklamasının devamında Kaya; “Bangladeş halkı  ve Cemaat-i  islami  mensuplarına  yönelik  baskı,  yıldırma  ve sindirip yok etme politikaları Bangladeş'e barış getirmeyecektir. Hiçbir şiddet olayına başvurmadan Müslümanca tavır sergileyen Cemaat-i islami bu süreçte barış ve adaletten yana gösterdiği duruşu ile Bangladeş'te huzur ortamını sağlamaya çalışmıştır. Hukuk, halkın meşru  taleplerine ya da tercihlerine  karşı   en   acımasız   bir  şekilde   yaptırımlar uygulayarak işletilemez. Zulüm ilelebet  devam edemez. Dünyanın vicdanında yer bulmayan, hiçbir hukuki dayanağı olmayan darbeci ya da baskıcı rejimlerin gölgesinde kalınarak alınan idam kararları

ile Bangladeş'te barış ve huzur ortamının da tesis edilemeyeceği açıktır. Bütün bu kaos ortamını elini ovuşturarak izleyen israil'in güvenliği için kan ve gözyaşı tüm coğrafyaya hakim  oldu.  Emperyalizm İslam coğrafyasında postallarıyla  cirit atarak  Müslüman'ı  Müslüman'a kırdırmaya devam ediyor. Bu oyunların farkında olan Cemaat-i islami itidalli duruşunu kaybetmemiştir” dedi.

“BÖLGE ÜLKELERİ MUTLAKA BİR ARAYA GELMELİ”

Son olarak Kaya şunları ifade etti; “ İslam Coğrafyasının bu sıkıntılı süreçten kurtulması için bölge ülkeleri mutlaka bir araya gelmeli ve sıkıntılara içeriden çözüm aramalıdırlar. Birleşmiş Milletlerin mevcut yapısıyla Müslümanlar lehine olacak bir karar alamayacağı açıktır. NATO’nun ırkçı emperyalizmin emrinden çıkmayacağı açıktır. Bizler Saadet Partisi mensupları olarak yaşama hakkını, mülkiyet hakkını, akıl ve nesil emniyetini, inanç ve düşünce hürriyetini her insan için istiyoruz. Bu hakların tesisi için Müslümanların güçlü olması gerekir. Bunun da yolu D-8’İ canlandırmaktır. Her şeye rağmen Mısır, İran, Suriye, Yemen, Suudi Arabistan, Irak ve Türkiye aynı masa etrafında bir araya gelmelidir. Daha fazla kan dökülmesinin ve bölge ülkelerinin daha çok zarar görmesinin önüne geçilmelidir. Çatışmayı, karmaşayı, kan dökmeyi körükleyen hiçbir politikayı tasvip etmiyoruz.

Irkçılık ve mezhepçiliği tasvip etmiyoruz. ABD ve uzantıları ile işbirliğini tasvip etmiyoruz.

Her ne sebeple olursa olsun iç savaşları tasvip etmiyoruz. İnsan varlığına değer vermek inancımız gereğidir ve kendilerinde bu inanca ait iz taşıyan herkesi akl-ı selimle hareket etmeye davet ediyoruz" diye ifade etti. 

Güncelleme Tarihi: 15 Mayıs 2016, 16:39
YORUM EKLE
YORUMLAR
bolulu
bolulu - 5 yıl Önce

eyyy saadet partililer şehitlerimiz içinde aynı şeyi gösteriniz

genç saadet
genç saadet - 5 yıl Önce

caddede şehi̇tleri̇mi̇z i̇çi̇n de program olacaktir yarin bolulu kardeşi̇m.

SIRADAKİ HABER

banner128