Başkan Destici; “ Bu gözaltılar hukuki değildir, bu gözaltılar tamamen siyasidir“

BBP Bolu İl Başkanlığı parti binasının açılışını yapmaya gelen BBP Genel Başkanı Mustafa Destici 14 Aralıkta medya kuruluşlarına yapılan operasyona ve yapılan göz altılarla ilgili hükümete sert tepki gösterdi. Destici; " Bu gözaltılar hukuki değildir, bu gözaltılar tamamen siyasidir" dedi.

 Başkan Destici; “ Bu gözaltılar hukuki değildir, bu gözaltılar tamamen siyasidir“

Haber: Semih BAYKAL

 BBP Bolu İl Başkanlığı parti binasının açılışında basın toplantısı düzenleyen BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ilk olarak Pakistan'da yaşanan terör olayına değinerek şunları söyledi; " Öncelikle Pakistan'da çok üzücü hepimizi yasa boğan bir terör saldırısı gerçekleştirildi. Burada hayatını kaybeden masum öğrencilerimize, öğretmenlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Pakistan'ın acısını, masum kardeşlerimizin acısını, tüm Pakistanlı dost ülke kardeşlerimizin yaşadığı Pakistanlıların acısını yüreğimizde hissediyoruz. Tabi çok zor bir coğrafya Pakistan'da, Afganistan'da, Hindistan'da, Ortadoğu'da, Suriye'de, Irak'da, Filistin'de her gün onlarca, yüzlerce Müslüman maalesef hayatını kaybediyor. Müslümanların yaşadığı ülkeler güvenli değil, Müslümanların yaşadığı ülkelerde huzur bırakmadılar, barış bırakmadılar ve emperyalist küresel güçler sömürme adına, ele geçirme adına insanlık dışı her türlü uygulamayı yaparken biz Müslümanlar da maalesef birbirlerimizi yemeğe, birbirlerimizi yemeğe devam ediyoruz" diye söyledi.

 

"HZ. MEVLANA'YI DA RAHMETLE ANIYORUM, RUHU ŞAD OLSUN"

 

Hz. Mevlana'nın vuslatının 741'inci yıl dönümü de unutmayan Destici şunları ifade etti; " Tabi bugün özel bir gün Ne olursan ol yine gel diyerek hoşgörüsünü dile getiren ve işte ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol diyerek insanları dürüstlüğe, doğruluğa, hataları affetmeye, tevazua, hoşgörüye, merhamete davet eden Hz. Mevlana'nın vuslatının 741'inci yıl dönümü bu vesileyle de Hz. Mevlana'yı da rahmetle anıyorum, ruhu şad olsun. İnşallah insanımız özellikle ülkemizi yöneten bugün de Hz. Mevlana'nın manevi huzurunda olacaklar, Şeb-i Arus törenlerine katılacaklar. İnşallah orada yaptıkları konuşmayı en azından bir kaç gün sürdürebilseler, oradan feyiz alsalar ve bu iç çekişmeleri biraz durdururlar diye düşünüyorum" diye ifade etti.

 

"BİR NEVİ ÖDÜLLENDİRİLEREK YARGITAY ÜYELİĞİYLE MÜKAFATLANDIRILDILAR"

 

17 Aralık tarihinde Bakanlara yönelik gerçekleştirilen soruşturmalar sonrasında bu soruşturmalara takipsizlik kararı verenlerin Yargıtay üyeliğiyle mükafatlandırıldığı belirten Destici; "  Bugün bir başka özel gün 17- 25 Aralık Türkiye'de gerçekten var olan ve herkesin bildiği ama bir türlü açığa çıkaramadığı ya da çıkmayan yolsuzlukların, hırsızlıkların, rüşvetin gün yüzüne çıkarıldığı tarihi günlerden birisidir. Ama ne yazık ki bu Türkiye için bir fırsata, bir temizlenmeye, bir arınmaya dönüştürülemedi ve maalesef ülkeyi yönetenler bunun üstünü kapattılar ve yapılan takipsizlik kararına itirazlarda reddedilince bu 17- 25 Aralık soruşturmaları tamamıyla kapatılmış oldu ve bu dosyalara takipsizlik kararı veren savcılar, hakimler de, yargıçlarda bir nevi ödüllendirilerek Yargıtay üyeliğiyle mükafatlandırıldılar. Ben şunu söylüyorum, tabi adalet biraz topaldır ama er geç varacağı hedefe varır. Yakalanması gereken kimseleri bir gün yakalar ve mutlaka hesabını sorar. Yani biz istiyoruz ki adalet gecikmesin, tez elden verilsin. kim yolsuzluğa, hırsızlığa, rüşvete bulaşmışsa ayrım yapılmadan, makamına, mevkisine bakılmadan adalet önüne çıkartılsın ve bunun hesabını versin. Türkiye'de bu gayri ahlaki yozlaşmadan, gayri ahlaki davranışlardan kurtulsun" diye belirtti.

 

"BU BİR HUKUKİ OPERASYON DEĞİLDİR"

 

14 Aralık tarihinde medya kuruluşlarına yapılan operasyonları sert dile eleştiren Destici bu operasyonların hukuki olmadığını dile getirerek şunları söyledi; " Maalesef Türkiye'yi yönetenler Türkiye için bir fırsata, bir temizlenmeye, bir arınmaya dönüştüremediler. Tam tersine bunu meydana çıkaranlara karşı bir cadı avı, bir linç girişimi, bir itibarsızlaştırma operasyonu, yıldırma, sindirme, korkutma operasyonu gerçekleştirdiler. Hem de üç gün önce 14 Aralıkta. Biz bu operasyonları böyle görüyoruz. Hukuksuz ve temelsiz, dayanaksız olduğunu görüyoruz. Yani eğer iddia ettikleri gibi bir gruba karşı bir kumpas kurulduğu üzerine bu soruşturma yürütülüyorsa, şimdi bakıyorsunuz belli bir medyanın açıkça Samanyolu ve Samanyolu grubu dışında da bu konuyu haberleştirenler var. Hem de şu anda Sayın Cumhurbaşkanı'nın baş danışmanlığını yapanlar var. Yani bu konuyu günlerce televizyonlar da işleyenler var ve ses kayıtlarını yayınlayanlar var. O zaman diğer basın mensupları, medya mensupları niye bu dosya içerisinde yok. Adaletse, eğer bir gruba karşı bir kumpas kurulmuş, onun içerisinde gazeteciler de köşe yazılarıyla buna değindikleri için bu operasyonun içerisindeyse ya da gazetelerin genel yayın müdürleri o zaman daha başka gazeteler de, televizyonlar da var. Onlar da günlerce bu yayınları yapmışlar. O zaman onlar niye bunun içerisinde yok ya da bu talimatı veren işte dönemin Bakanı, İç İşleri Bakanı, Genel Müdürü, Valisi bunlar niye bu soruşturmanın içerisinde yok. Bu yönden bile baktığımız da bu soruşturmanın taraflı, yanlı bir gruptan öfkeyle hesap sorma, kinle öç alma, bir cadı avı şeklinde yapıldığı çok açıktır. Onun için bu bir hukuki operasyon değildir, bu gözaltılar hukuki değildir, bu gözaltılar tamamen siyasidir ve sadece medyayı değil buradan tüm Türkiye'deki tüm muhalif seslere de gözdağı verilmek istenmiştir ve tüm muhalif sesler susturulmak istenmiştir" diye söyledi.

 

"PEKİ O ZAMAN NEREDEN BİLİYORSUNUZ BUNLARI?"

 

Hükümetin bu operasyonların arkasının geleceğini söylediğini açıklayan ve peki o zaman nereden biliyorsunuz bunları? diye soran Destici; "  Türkiye'yi yönetenler ne diyor, bu işin tamamen hukuki olduğunu asla siyasi olmadığını kendileri inanmasalar da dile getirirken öbür taraftan bu işin arkasının geleceğini söylüyorlar. Peki o zaman nereden biliyorsunuz bunları? Demek ki bunlar sizin talimatınızla başlatılıyor, sizin talimatınızla yürütülüyor. Kimin hangi saatte sorgulanacağı, kimin sorgusundan sonra serbest bırakılacağı, kimin gözaltında tutulup tutulmayacağı, kimin tutuklanıp tutuklanmayacağı demek ki önceden hepsi planlanmış bizim karşı duruşumuz bunadır" dedi.  

Güncelleme Tarihi: 19 Aralık 2014, 15:41
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128