‘’Bıçak kemiğe dayandı’’

Lokantıcılar Odası Başkanı Murat Abak, Ramazan Bayramında yapılacak olan kısıtlamalar ile ilgili açıklamalarda bulundu. Ekonominin bir gerçek olduğunu vurgulayan Abak, yeniden kapanmayı kaldıramayacaklarını dile getirdi.

Haber: Aysun Beykoz

Lokantacılar Aşçılar ve Pastacılar Esnaf ve Sanatkar Odası Başkanı Murat Abak, Ramazan Bayramında yapılacak olan lokantaların kapanması ile ilgili açıklamalarda bulundu. Yeniden kapanmayı kaldıramayacaklarını söyleyen Murat Abak, ‘’Ramazanda ben de işletmemi kapatacağım. Ve elemanlarıma ücret vermem gerekiyor. Biliyorsunuz önümüz ramazan. Ramazanın sonu ne? Her zaman güzellikleri beklediğimiz bir bayram. Bayram bir sevinçtir, bir coşkudur. Ee, ben ramazanda işletmemi kapattıktan sonra, yanımda çalışan elemanlarıma nasıl ücret vereceğim? Bu insanlar bayramı nasıl geçirecekler? İşçilere bin 500 lira harçlık vereceğiz dediler. Ama nereye kadar dediler? Bununla ilgili bir genelge çıkmadı. Hükümetimizin ilk kapatmalarda kredi vereceklerini söylediler. Evet, esnaf kefalet kooperatiflerimizden bize kredi verdiler. 25 bin lira faizsiz kredi verdiler. Kullandık, sonra bir açıldık. Tamam dedik. Borçlarımızı ödeyeceğiz. Tam çalışmaya başladık, tekrar kapatıldı. Ondan sonra tekrar yüzde 50 kapasite ile açabilirsiniz dediler. Ona da tamam dedik. Şimdi dediler ramazanda kapatacaksınız. Bakın arkadaşlar, esnaf kefaletten aldığımız kredileri ödeyemedik. şimdi siz söyleyin bana. Esnaflarımız ne yapsın? Demek ki bu pandeminin sebebi bu virüsün sebebi biz değiliz’’ dedi.

Virüsün, kısıtlama ve kapatmalara dahil edilmeyen ulusal marketlerde değil de, esnaf lokantası ve pastanesinde bulaşıp bulaşmadığını merak ettiğini söyleyen Abak, ‘’Biliyorsunuz esnafımız bu saat kısıtlamalarından dolayı zaten sıkışıktı. Bir de şimdi hafta sonu kapatmaları oldu. Şimdi pastanelerimizde ne satılır? Tatlı satılır. Şimdi siz hafta sonu gittiğinizde bir pastaneye bir kilogram baklava almaya gittiğinizde kanuna göre dükkanın içine giremiyorsunuz. Sadece paket servisi var. Gel al demiyorum bakın. Ama bir ulusal markete gittiğinizde her reyon gibi pasta reyonu da var. Ee siz istediğiniz gibi oraya girip istediğiniz pastayı oradan seçebiliyorsunuz. Alıyorsunuz ve ödemesini yapıyorsunuz. Yahu allahınızı severseniz bunun açıklamasını ben yapamıyorum siz bana yapın. Bu ulusal markette bu virüs bulaşmıyor da şuradaki pastanede mi bulaşıyor? Türkiye’deki bütün lokantacı ve esnaf arkadaşlar bunu merak ediyor’’ ifadelerini kullandı. 

‘’LOKANTALAR GEL AL UYGULAMASINA UYGUN DEĞİL’’

‘’Diyoruz ki arkadaşlara yeni çıkan kanuna göre yüzde 50 kapasite üstünde çalışmayın. ‘Başkanım’ diyor esnaf, ‘yüzde 10 üstünde çalışamıyoruz ki’. Lokantalar maalesef ki bu gel al uygulamasına uygun değil. Neden? Bir yöresel lokantada siz sulu yemek yiyebilirsiniz. Ama bu yiyecekleri paket yapamazsınız. Siz bana söyleyin yani. Hangi vatandaşımız bir lokantadan bir kuru fasulye, bir pilav yanına bir cacık sipariş verir. Ama bu siparişi nasıl verir? Bana bir pizza ver der, bana bir hamburger yolla der. En kötü ihtimal bu konuda biraz daha şanslı olan pidecilerimizden pide ve lahmacun ister. Ben üzülerek söylüyorum ki bu uygulamalarda en çok kazanan işletmeler de ulusal marketlerdir. Çünkü bir ulusal markete gidiyorsunuz, ihtiyacınız olan her şey var.’’

‘’EKONOMİ DİYE BİR GERÇEK VAR’’

‘’Bıçak kemiğe dayandı. Artık esnafımızı gezerken yüzlerine bakamıyorum. Biz aslında oda olarak rica makamıyız, icraat makamı değiliz. Söylediklerimizin hiçbiri kanun niteliğinde değil. Yalnızca kanunları esnafımıza tebliğ etmek ve uygulatmak konusunda çalışmak durumundayız. Ama esnafımızda bu durumda bize istek ve arzularını iletiyorlar. Ve ilk soruları şu: bu virüsün kaynağı lokantalar mı? Biz miyiz? Sattığımız ürünler mi? İşletmelerimiz mi? İşletmelerimiz olduğunu sanmıyorum. Bakın, Türkiye’de işletme olarak ruhsatımızda, gıda sektöründe ne yazar biliyor musunuz? Sıhhi müessese yazar. Sıhhi müessese nedir? Sağlıklı müessesedir. Siz zaten sağlıklı bir müessese olmazsanız ruhsat alamazsınız. Lokanta sağlık işletmelerine harfiyen uyan işletmelerdir. Biz pandemi olmasa bile en çok denetlenen müesseseleriz. Evet virüs var, ama ekonomi diye bir gerçek de var.’’

‘’ARTIK TAKATİMİZ KALMADI’’

‘’Biz şunu istiyoruz. Mübarek ramazan ayında komple kapanalım. Ülke ve il olarak. Ondan sonra bayrama hep beraber gülerek, eğlenerek çoluğumuzla çocuğumuzla katılalım. Artık takatimiz kalmadı. Yardımları bekliyoruz. Vergilerimizde, kredilerimizde iyileştirme bekliyoruz. Başka da diyecek kelime bulamıyorum. Yani göz ile görünen kılavuz istemez.’’                  

Güncelleme Tarihi: 06 Nisan 2021, 09:19
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128

banner124