BİR AVUÇ ÖZGÜRLÜK

  Prof.Dr.Yaşar Akbıyık  AİBÜ Eski Rektörü İş ve bürokrasi dünyasının çoğu hizmet kolunda yetkili olan, insanlık ve emekten yana sendikacılık anlayışıyla, halkımızın temel değerleri üzerinde...

BİR AVUÇ ÖZGÜRLÜK

 

Prof.Dr.Yaşar Akbıyık 

AİBÜ Eski Rektörü

İş ve bürokrasi dünyasının çoğu hizmet kolunda yetkili olan, insanlık ve emekten yana sendikacılık anlayışıyla, halkımızın temel değerleri üzerinde yükselen ve 680 bin üyesi bulunan Memur-Sen “Özgürlük için 10 milyon imza” adıyla, kamuda kılık-kıyafet özgürlüğü hususunda imza kampanyası başlatmıştır. 2010 yılında “demokratikleşmeye ve referanduma evet” kampanyasını yürüten, geçen yıl yeni eğitim yasasının çıkmasında kamuoyu oluşturan Memur-Sen’in son çıkışıyla, ülkemizde yaşanan önemli bir sorunun çözümü için kılık kıyafet özgürlüğü hususunda harekete geçmesi takdire şayan bir durumdur. İnsanın en değerli hazinesi ve demokrasinin temel taşı özgürlüktür. Saça, sakala, bıyığa, favoriye, kıyafete standart getirmeye çalışan, annelerimize, kız kardeşlerimize, genç kızlarımıza başını açmayı dayatan, pantolonun kumaşı, ayakkabının topuğuyla uğraşan darbe yönetimlerinin kalıntısı mevcut  kılık kıyafet yönetmeliği  ülkemizde yaşanan önemli sorunlardan biridir.

Çağdaş dünya özgürlüklerin sınırını genişletirken, ülkemizde gereksiz yasaklarla halkın kamplara bölünmesi, sosyal  barışın bozulması demokratik devlet anlayışına ters bir durumdur. Tarihteki örnekler, bilim ve sanat adamlarının,  halkın ve gençliğin baskıcı yönetimlerden kaçtığı ve özgürlüklere sığındığını göstermektedir. Bizim dini inançlarımız ve kültürel yapımız serbesti üzerine bina edilmiştir. Tarihte kurduğumuz büyük imparatorluklar yönetiminde idare ettiğimiz  halkalara  özgürlüklerini tanımış bir millet olarak bu hakları kendimize de sağlamak durumundayız. Geçmişteki bu toplumsal yapımıza rağmen, tarihinden habersiz, toplumsal değerlerimizi hor gören bazı yönetimler milletimizi kısır çekişmelere sokmuş, sosyal barışı bozmuşlardır. Çıkarılan antidemokratik yasalarla, toplumu belli kalıplara koymaya baskıcı yönetimlerini sürdürmeye çalışmışlardır. Fırtınalı bir kış gününde soğuktan korunmak için  atkısıyla başını örten  öğrencilerin  fotoğraflarını çektirerek  haber yaptıran ve bunları  rektörlük seçimlerinde kullananlar olmuştur. Kamusal alan safsatasıyla, kamu görevlilerinin işine son verilmesi, eşlerinin başörtüsü ile uğraşılması,  eli öpülesi şehit analarının törenlere kabul edilmemesi, genç kızlarımızın üniversitelerden atılması gibi üzücü durumlar yaşanmıştır.

Böylesine istismar edilen, onuru zedelenen,  gururu incinen kadınları  ve genç kızlarımızı anlamak zor olmasa gerektir. Mevcut kılık kıyafet yasasına bir de bu yönüyle bakmak ve kaldırmakta fayda vardır. Darbe dönemlerinin ürünü olan ve topluma bir fayda sağlamayan yasakların kaldırılmasında bazı kesimlerin dile getirdiği endişelerin yersiz olduğu bugün daha iyi anlaşılmaktadır. Tarihten gelen köklü geleneklere ve kuvvetli bir kültürel yapıya sahip,  dünya tarihinde  büyük rol oynamış olan milletimizin başka kültürlerin etkisi altında kalacağı, kendisine yabancılaşacağı düşünülemez. Bu tür yersiz endişeler ve topluma fayda sağlamayan yasaklarla, sosyal barışın bozulması ve ülkemiz gündeminin meşgul edilmesi, Türkiye karşıtlarının keyifle seyrettiği trajik bir durumdur. Devletin bekası, varlığımızın teminatı olan halkımıza, okuma arzusuyla dolu gençliğimize bir avuç özgürlüğü çok görmeyelim. Bu yönde üzerimize düşen görev Memur-Sen’in açtığı: “Özgürlük için 10 milyon imza” kampanyasına bir imza da bizim atmamızdır.   

 

 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Yaşar Akbıyik
Yaşar Akbıyik - 2 yıl Önce

bu köşe yazimı 57000 kez okuyan degerli okurlarima saygilar sunarım

SIRADAKİ HABER

banner128