BİR GÜN GERÇEK OLUR !

Onur Ustaoğlu'nun Kaleminden Konuşan yazı....

BİR GÜN GERÇEK OLUR !


Yazıyı Doğa Rutkay Kamal’ın sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

 

Hayallerle aranız nasıl desem cevabınız ne olur?

Aranızda “Ne hayali Onur akşama kadar çalış yorul insanda hayal kuracak hal mi kalıyor?”diyecekler olabilir. Ancak unutmayın bence hayal kurmak başarıya giden ilk adımlardan biridir.

Bizi en çok hayal kurmaya iten şeylerin başında da bence kitaplar, sinema ve tiyatro gelir. Tabi, sinema ve tiyatroda, yazılanları gerçek gibi oynayabilen oyuncuların payı da büyüktür. Bunun için mümkün olduğunca sinemaya ve tiyatroya gitmeli, ne kadar yorgun olursanız olun hayal kurmayı ihmal etmemelisiniz.

Bu arada, bu satırları yazarken her zamankinden biraz daha fazla heyecanlıyım. Çünkü mikrofonda Türkiye’nin en iyi oyuncularından biri, Sevgili Doğa Rutkay var. Ben her zaman onunla tanışmayı ve bir şeyler yapmayı hayal ediyordum. İşte bu gün bu hayalimi gerçekleştiriyorum. Üstelik Doğa, buraya ne yazarsam okuyacak, yani şu anda bir çeşit yönetmen gibiyim. Şu anda aklımdan buraya bir tekerleme yazmak geçiyor, yoksa şarkı mı yazsam bilemedim Doğa, hangisini istersin? J

Şaka şaka, öyle bir şey yapmayacağım. Aslında yıllardır gönüllü arkadaşlarımızla, görme problemi olanlar için yaptığımız “konuşan yazı” uygulamamız, bizim bu uygulamayı ısrarla devam ettirmemizin ne kadar doğru olduğunu, Doğa Rutkay’ın bize verdiği bu güzel destekten de bir kez daha anlıyoruz. Bizim bu yazılarda yapmak istediğimiz şey bütün insanlar tarafından anlaşılabilmek ve anlatarak engelleri aşmaktır.

Biliyoruz ki çağımız teknoloji çağı. Eğer biz teknolojiyi, engelleri aşmak için doğru kullanırsak aşılmayacak engel yok. Ama maalesef bunu bir engellenen olarak söylüyorum:

-Ülkemizde hala bir şeyler yolunda gitmiyor. Ben ve benim gibiler göstermelik yapılan duvar tipi rampalar, her yıl yapılıp tekrar bozulan yollar ve kaldırımlar yüzünden engellenmeye devam ediyoruz. Sonrada ellerindeki teknolojiyi doğru kullanamayan insanlar bize “Engelli” diyor.

Ben kendimi engelli olarak görmüyorum. Çünkü, bana engelli diyenlerin yaptığı veya yapmadığı şeyler yüzünden bana engelli denilemez. Olsa olsa “Engellenen” denilir. Aslında şu da bir gerçektir “ortada engellenen biri varsa onu engelleyen bir şeyler ve birileri var” demektir. İşte biz bu yazılarda bunları anlatıp herkes tarafından anlaşılmak için çabalıyoruz.  Bunda ne kadar başarılıyız takdir sizin.

Bu arada benim ileride en büyük hayallerimden biride içinde engellerin anlatıldığı bir komedi filmi yazmak. Bu filmi de Doğa Rutkay gibi bu ülkenin yetiştirdiği en iyi oyunculardan kurulu bir oyuncu kadrosuyla hayata geçirmektir. Evet, biliyorum bu çok büyük bir hayal, bunu yapmak için çok çalışmam lazım, ama inanın bana bunu bir gün başaracağım. Yani Sevgili Doğa bu birlikte ilk çalışmamız ama son değil benden kurtulamazsın…

Doğa Rutkay Not:” İnşallah kurtulmam…”

Şimdi niye komedi filmi? diye soran arkadaşlar olacaktır. Söyle anlatayım özellikle Türk filmlerinde engellenen kişileri hep dramla ve gözyaşıyla anlatırlar. Filmlerimizi incelediğimizde hep engellenen kişiyi iyileştirme çabası vardır. Sevgili yazar arkadaşlar bir bırakın, adamı iyileştirmeyin. Engellenenler gibi yaşasın o karakter. Ama sulu gözde olmasın, espriler yapsın, önüne çıkan engelleri gülümseyerek aşsın, toplumun aynası olsun. Ama senarist arkadaşlara bunları böyle yazmak zor geliyor. Engellenenleri hemen iyileştiriyorlar. Lakin unutuyorlar bu insanlar sadece ağlamıyor. Hayatları sadece dram değil. İşte bunları göstermek için komedi filmi diyorum. Neyse bunları zamanı gelince Doğa ile özel olarak konuşuruz.

Ben Sevgili Doğa Rutkay’a beni kırmayıp bu yazıda benim sesim olduğu için bir kez daha teşekkür ediyorum. Engellenen arkadaşlarımıza da ne olursa olsun hayallerine engel koymamalarını ve çabalamalarını öneriyorum. Gördüğünüz gibi çalışırsanız her şey gerçek olabiliyor.

Yazan: Onur Ustaoğlu - Seslendiren: Doğa Rutkay Kamal – Bolu Olay Gündem Gazetesi…

Doğa Rutkay’dan not:

“ İyi ki varsın Sevgili Onur, İyi ki bir şekilde yollarımız kesişti. İyi ki ama iyi ki bana böyle bir teklif, böyle bir şans, böyle bir seçenek sundun. Şu anda saat 23.48 Çarşamba gecesi, Güldür güldür ’ün çekiminden yani oyun anındaki çekiminden çıktım. Uzun bir yol yaptım. Uzak oturuyorum. Arabadan inmedim. Arabanın içindeyim. En sesiz yerin burası olduğunu düşündüm. Çünkü evde bebeklerim var, her an ağlaya bilirler. Bir köpeğim var, her an bağırabilir. Eşim biraz hasta öksürüyor, Öksürebilir. O yüzden arabada kendimle baş başa kalıp bu yazıyı seslendirmenin keyfini çıkardım. Tüm dinleyen dostlara arkadaşlara canı gönülden sevgilerimi yürekten sevgilerimi iletiyorum. Her zaman söylediğim gibi benim için engel yok benim için engelliler yok. Benim için özel insanlar var. Benim için kahramanlar var. Onlar her şeye, her türlü engele rağmen hayatı saçlarından yakalayıp çekip ayaklarıyla, gözleriyle, elleriyle, duruşlarıyla hiç bozulmadan bu güzel hayatı yaşayan insanlar. İyi ki varsınız kalbim alkışlarım hep sizinle sevgiler çok çok sevgiler... “

 

Güncelleme Tarihi: 11 Ocak 2019, 11:49
YORUM EKLE
YORUMLAR
Nihal KOCABIYIK
Nihal KOCABIYIK - 2 ay Önce

muhteşem

Canan Tanış
Canan Tanış - 3 ay Önce

müthiş.

Filiz acu
Filiz acu - 2 ay Önce

yine doğa rutkay kamal farkı

SIRADAKİ HABER

banner133

banner128

banner129

banner124