Bir “Şükür” de diyanetten

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Ramazanın son gününde katıldığı bir iftar yemeğinde hem işçilere, hem de vatandaşlara hitap ederek, “Şükredeceğiz” açıklamasına Diyanet İşleri Başkanlığı da katıldı.

Bir “Şükür” de diyanetten

Haber: Ceylan Beykoz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan'ın son gününde İşçilerle iftar programında buluştu. Erdoğan, buruda  ilginç bir açıklama yaparak "Maalesef ülkemizde bazı kesimlerde bir şükürsüzlük, tatminsizlik hali aldı gidiyor. Halbuki önce elimizdekilere şükredeceğiz." dedi. Bu açıklamanın ardından bu gün camilerimizde okunacak olan Cuma Hutbesinin konusu da “Şükür” oldu. Cumhurbaşkanını destekleyen Diyanet İşleri Başkanlığı açıklaması Türkiye’deki ve Avrupa’daki tüm camilerimizde okundu.

Özellikle son 4 yıldır enflasyon oranlarının büyük artış göstermesi, gıdadan, mazota, yumurtadan kıvırcık salataya kadar fiyatların yüzde yüzün üzerine çıkması halkın belini büküp, ceplerini yakarken, 20 yıldır iktidarda bulunan AK Parti  Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, vatandaşlara şükür etmesi gerektiğini açıklaması, bir çok kesimin tepkilerine nede olmuştu. Bu “Şükür” açıklamasının ardından Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ta Cumhurbaşkanı Erdoğan’a destek vererek, “Şükür sana ey şükür” başlığı altında Cuma hutbesi yayınladı. Bu gün camilerimizde okunacak olan hutbenin ana satırları;

Aziz Müminler!

İnsandan beklenen, bitmez tükenmez nimetleri kendisine bahşeden Rabbine şükretmesidir. Nitekim yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulmaktadır: “Artık siz beni anın ki ben de sizi anayım. Bana şükredin, bana nankörlük etmeyin!”

Kulluğumuzun en önemli nişanesi olan şükür, nimetten evvel onu vereni görmek ve düşünmektir. Yüce Mevla’nın lütuf ve ihsanını ikrar etmek, verdiğine rıza göstermektir. Nimetlerin kadir kıymetini bilmek, onlara kör ve sağır kesilmemektir.

Kıymetli Müslümanlar!

Şükür, sadece dildeki hamd ü sena değildir. Şükür, kalpte iman ve teslimiyet, akılda tefekkür ve ibret, uzuvlarda ibadet ve itaattir. Evet, dildeki “Elhamdülillah” şükürdür. Bütün nimetlerin Allah’tan geldiğini bilmek ve nimetlerin en küçüğüne bile rıza göstermek şükürdür. İhlasla işlediğimiz her hayırlı amel şükürdür. Allah’ı anma vesilesi, samimiyet ifadesi namazlarımız şükürdür. Kötülük ve günahlara karşı kalkan olan oruçlarımız şükürdür. Tevhit aşkını ve ümmet olma bilincini kuşandığımız haclarımız şükürdür. Yüce Yaratanımıza sadakatimizin tezahürü zekât, sadaka ve kurbanlarımız şükürdür. İman, ibadet ve itaatimizi güzel ahlakla kemale erdirmek şükürdür.

Değerli Müminler!

Yüce Rabbimiz “Şekûr”dur, kulunun salih amellerine fazlasıyla karşılık verendir. O halde, şükürle Cenab-ı Hakkın rızasına ve sevgisine talip olalım. Ömrümüze şükürle bereket katalım. “Nihayet o gün nimetlerden elbette sorguya çekileceksiniz.” ilahi fermanına cânıgönülden kulak verelim. Hesap günü gelmeden evvel şükreden bir kul olmaya gayret gösterelim. “Hani Rabbiniz, ‘Eğer şükrederseniz size nimetimi daha çok vereceğim, nankörlük ederseniz hiç şüphesiz azabım pek şiddetlidir!’ diye bildirmişti.”  ayet-i kerimesini çokça tefekkür edelim. Bize yakışanın şükür olduğunu ve şükrün nimetleri artırdığını unutmayalım. Nankörlükten, şükürsüzlükten ve kanaatsizlikten Allah’a sığınalım. Peygamber Efendimizin bize öğrettiği şu duayı dilimizden düşürmeyelim: “Allah’ım! Seni zikretmek, sana şükretmek ve sana güzelce ibadet etmek için bana yardım eyle!”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128