Bolu Arastasının gizli tarihi gün yüzüne çıktı

Bolu Arastasının gizli tarihi kültür dergisi “Sebilci”nin son sayısında işlendi. Dergide 1804 yılında tamamen yanan Bolu arastasının 1960’lı yıllardan sonra modernleşme adına yapılan çalışmalar sonrasında geçmişinden nasıl kopartıldığı örnekleriyle anlatılıyor.

Bolu Arastasının gizli tarihi  gün yüzüne çıktı
 Haber; Duygu Kaya

Bolu Arastasının bilinmeyen tarihi “Sebilci” dergisinin son sayısında gün yüzünde çıktı. Tarih boyunca kentin merkezi olmuş arasta, 14.yüzyılda Yıldırım Bayezid tarafından yaptırılan külliyenin camisinin etrafında oluşmuştur. Arasta sanatlara göre ayrılırdı. Demirciler, terziler, yemeniciler,kasaplar çarsısı gibi. Yemeniciler çarşısına arasta içi kasaplar çarşısına Kan’ara denilirdi. Her çarşıda esnaf kahvesi vardı. Bu kahvenin başköşelerinde Esnaf Kâhyası oturdu. Kâhyanın sözü kanun hükmündeydi. Çarşının birçok yerlerinde yüksek kahveler vardı. Buralara gençler çıkardı. Esnafın kimine usta kimine de üstad denilmekteydi. Bazılarına da ‘’Beşe ‘’(efendi) unvanı da verilirdi. Arastada satılan mallar kadıyla ilgili esnafın ve şehrin ileri gelenlerin maliyet miktarına ekledikleri kar ile tespit ettikleri sabit bir fiyattan satılmak zorundaydı. Ancak kaliteli mal üreten ve satan esnaflara daha yüksek bir fiyattan satılmasına da izin veriliyordu. Bir ustanın mesleğe girişi başka bir ustanın kefalet namesi ile gerçekleşirdi. Meslekten çıkış da kayıt altına alınırdı. Her meslek kendilerini temsil eden bir başkan yiğitbaşı seçerdi yiğitbaşı esnaflar arasında adaleti sağlardı. Örneğin şehirde kesilen hayvan derilerini ve dışarıdan gelen derileri esnafa eşit dağıtırdı. Arasta’nın 1804 yılında tamamen yandı. Kentin ticaret merkezi olan arasta 1960’lı yıllara gelinceye kadar kentle iç içe ve kentle bir bütündü. Kentin kalbi olan arasta, kente birçok yoldan bağlanmaktaydı. 1960’lı yıllarda modernleşme adına, arastayı kente bağlayan yollar, arasta ile kent arasına yapılan beton dükkânlar ile kesildi. Arastaya ulaşmak isteyen halk,  adeta iki adet dar, dik merdivenli geçite mahkûm edilmişti. Fiziksel bağı zayıflatan arasta hem ticari, hem de sosyal işlevini tam olarak yerine getirmedi. Bir kentin yollarını değiştirdiğinizde kentsel mekânsal belleğini ve kültürel izlerini de silersiniz. Yıkıp yok edip beton yapılar yapmak yerine mevcut yolları ve yapıları korusaydık, iyileştirseydik şüphesiz Arasta ve bolu bugün daha farklı olurdu.

Güncelleme Tarihi: 13 Haziran 2013, 19:48
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER