Bolu Halkı “İmralı sürecini” değerlendirdi##hb_manset.gif

Türkiye, tarihinin en kritik süreçlerinden birini yaşıyor. Hükümet’in “İmralı süreci” olarak nitelendirdiği süreç birçok kesim tarafından farklı bir şekilde değerlendiriliyor. Bolu...

Bolu Halkı “İmralı sürecini” değerlendirdi##hb_manset.gif

Türkiye, tarihinin en kritik süreçlerinden birini yaşıyor. Hükümet’in “İmralı süreci” olarak nitelendirdiği süreç birçok kesim tarafından farklı bir şekilde değerlendiriliyor. Bolu Olay gazetesi olarak yaşanan süreci Bolu halkına sorarak konu ile ilgili düşüncelerini öğrendik.

 

Haber; Duygu Kaya

 

“Bu risk kanayan bir yaranın durması için alındı”

 

İmralı Görüşmeleri Sürecini bir hukukçu olarak nasıl değerlendiriyorsunuz. Bu görüşmelerin Başkanlık Sistemiyle bir bağı olabilir mi?

 

Ekrem Asma Avukat

 

Bu arada belirleyici olan gerçeklerdir. Sosyolojik gerçeklere baktığımız zaman Abdullah Öcalan’ın bugün verdiği mesajı on binlerce insan dinledi. Demokratik açılım sürecinin               başlaması umut vericidir. ‘’Türk Milliyetçileri’’ rahatsız olabilir fakat Nevruz dolayısıyla Diyarbakır’da toplanan insanları kimse oraya zorla götürmedi bir sefer buna dikkat etmemiz lazım. Yani olayları değerlendirirken duygusal bakmamız lazım. Ortada iki gerçek var. 30 yıldan beri iki halk çatışıyor. Kanın durması adına olan gelişmeler insani açıdan doğrudur. Şu da bir başarıdır aslında bugün o miting alanında verilen mesajlarda ayrılıma, federasyon sözleri yok. Misakı milli sınırlarına atıfta bulunuluyor. İspanya ve İrlanda’da ki gibi ayrılıkçı sonuçlar olmayacak. Görüşmeleri hukuki bağlamda değerlendirdiğim zaman ise bir tutuklunun mesajını o alanda okumak ulusal pozitif hukuka aykırıdır, fakat evrensel hukuk normlarına, demokrasiye ve insan hakları açısından doğrudur. Bugüne gelmiş olmak, bu kadar kısa sürede bu olumlu adımları görmek umut vericidir. 1993’te 33 askerin şehit edilmişti ve bugün derinlemesine sorgulanıyor bunu da es geçmemeliyiz. Provokasyonlar illaki olacaktır fakat süreci olumsuz anlamda etkileyeceğini düşünmüyorum. 30 yıldan beri şehit veriyoruz bu şehitler boşuna verilmedi. Hepsinin ruhu şad olsun, bugün bu sürecin en önemli sebebi onlardır. Toplum olarak şehit ve gazi yakınlarına daha fazla destek olmalıyız. Bu süreç aynı zamanda Ortadoğu, Kafkasya, Balkanlar yani her bölgede imaj ve etkililik açısından önemlidir. 1950- 60’larda zihniyet değişimi olsaydı PKK diye bir şey olmadı. Kürtçe TV, TRT 6 1950’lerde yayına başlamalıydı. İmralı süreci Tayyib Erdoğan, devletin içindeki bazı bürokratlar ve derin devletin bir kısmının içinde olduğu bir grupla başlatıldı, bu anlamda bu insanlara çok şey borçluyuz. Gelelim süreç ve Başkanlık sisteminin ilişkisine, açıkçası bu süreç Başkanlık sitemine geçelim gayesiyle yapılmıyor, düşünün ki sürecin riskleri de çok büyük. Yani başarı sağlanamazsa hem itibar kaybı olur hem de süreci götürenler Yüce Divan’da yargılanabilir. Bu risk Başkanlık sistemi için alınmadı bu risk kanayan bir yaranın durması için alındı.

 

 

“Barışın ucunda ABD varsa bu iş olmaz”

 

 

İmralı Görüşmeleri sürecini olumlu veya olumsuz anlamda değerlendirmenizi istesek, bize neler söylersiniz?

 

Hasan Haydaroğlu/Esnaf

 

Savaş her zaman cinayettir. Bu savaş haksız bir savaştır bunu bizim bir şekilde barışa çevirmemiz gerekiyor. Fakat barışın ucunda ABD varsa bu iş olmaz. Bu aile sorunumuzdur ve kendi içimizde çözmeliyiz. Bütün siyasi partiler ki buna BDP’de dâhildir bir araya gelmeli bir masa etrafında toplanmalıdır. Fakat bu masanın başında emperyal hiçbir ülke olmamalıdır. Emperyalist ülkelerin başını çektiği BOP projesiyle zaten Kürt sorunu ülkenin baş sorunu haline geldi. Bu sorundan herkes zarar görüyor. İmralı görüşmesini olumlu buluyorum. Beylik laflar etmeye gerek yoktur. Burada anormal bir durumda yoktur. İrlanda’daki IRA ile nasıl görüşülmesi normalse bizim ülkemizde de PKK ile görüşülmesi normaldir. Sevmezsiniz o ayrı fakat karşı tarafı küçümseyici tavırların sergilendiği devir bitti. Bunlar zaten sadece zarar getirdi. İmralı görüşmeleri en büyük yaramız olan Kür sorunu için önemlidir. Kardeş kavgası bitmelidir. 3 oğlum var, biri askerde, biri mezarda, biri dağda denmesi gerçeği göz ardı edilmemeliydi zaten. Aşağılayıcı tavırlarla bu yara kapanmazdı. Başkanlık sistemi tartışmaları bir dayatmadır. Bunların arka bahçesinde ne olduğunu tam olarak bilemesekte Başkanlık sistemi bize göre değildir.

 

 

“Öcalan bu görüşmelerle istediklerini alacaktır”

 

İmralı Görüşmeleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

 

Mehmet Duru/ Emekli Öğretmen

 

Bu görüşmeleri tasvip etmiyorum. Güney Doğu Sorunu, Kürt sorunu, PKK adı ne olursa olsun sorunun çözümünde içerde yargılanan cezası kesinleşmiş kişilerle görüşmek yerine legal kişi ya da kuruluşlarla siyasi partilerde buna BDP’de dâhil görüşme yapılabilir.Çözüm sadece bir kişinin eline kalmışsa söylenecek söz yoktur. Abdullah Öcalan bugün bu görüşmelerle istediklerini alacaktır. İşin daha ilginç kısmı zamanında görüşme yok, onları muhatap almayız diyenler bugün görüşüyorlar ve vatandaştan gizliyorlar. Görüşmeler sonucu verilen tutanaklar gazete manşetlerinde yazılınca yer yerinden oynadı. Bunun altında gizli amaçlar vardır. Karşılıklı ödünler verilerek Başkanlık sisteminin pazarlıkları yapılmaktadır. Meclisteki siyasi aritmetikte BDP’nin oyuna ihtiyaçlarıda olduğunu düşünürsek pazarlıklar yok diyemeyiz. Zaten başka önemli bir nokta var bugün Başbakan Erdoğan, Başkanlık sisteminin getireceği avantajların hepsine sahip zaten. Sistemin adı değişmiş veya değişmemiş ne fark eder ki.

“Sürecin ne kadar tehlikeli olduğunu görmemiz lazım”

 

İmralı süreci hakkındaki görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?

 

Murat Gücüm/Emekli

 

 

Barış adına yapılan bu süreç ve programlar yeni kavgaları getirecektir yeni kaoslar oluşturacaktır.  Mesele görüşme değil BDP ve Abdullah Öcalan bölgeyle ilgili hesaplarının kolaylaştırılmasıdır asıl mesele. Pazarlıklar yapıldığı için Başkanlık sisteminin bir parçası olduğunu düşünüyoruz ve endişeliyiz. Genel anlamda BOP’a karşı olmazsanız, antiemperyalist oyunların oynandığı sürece karşı durmazsanız, ulusal bazda yapılan şeylerin yeterli olmayacağını görürsünüz. Bu süreçte radikal grupların radikal eylemler yapabileceğini de düşünüp sürecin ne kadar tehlikeli olduğunu görmemiz lazım.

 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER