BOLU İL AFET MÜDAHALE PLANI HAZIRLIK TOPLANTISI YAPILDI

Türkiye Afet Müdahale Planı’nın Yerel Düzeye uyarlanması çalışmaları kapsamında Bolu İl Afet Müdahale Planı hazırlanarak Başbakanlık AFAD Başkanlığına uygun görüşe sunulabilmesi için Bolu Valisi Ahmet Zahteroğulları başkanlığında Koordinasyon Kurulu Karar Toplantısı yapıldı.

BOLU İL AFET MÜDAHALE PLANI HAZIRLIK TOPLANTISI YAPILDI

HABER MERKEZİ

Valilik Yedigöller Toplantı Salonu'nda düzenlenen ve Bolu Valisi Ahmet Zahteroğulları başkanlığındaki toplantıya; Garnizon Komutanı Tuğgeneral İsmail Güneşir, Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz,  Vali Yardımcısı H.Necdet Özeroğlu İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay Türker Yılmaz, İl Emniyet Müdürü Mustafa Kızılkaya, İlçe Kaymakamları ve İl Afet Müdahale Planı'nda görevleri bulunan daire müdürleri ve yetkilileri katıldı.Düzenlenen toplantıda Bolu AFAD İl Müdür Vekili İbrahim Sarıdoğan, Bolu İl Müdahale Planını  sunum eşliğinde katılımcılara anlattı. Sarıoğlu yaptığı sunumda Planın 4 bölümden oluştuğunu belirterek Planın hazırlanmasına temel olan senaryo, Yerel Düzey Hizmet Gruplarının görev ve sorumlulukları ile ana ve destek çözüm ortakları, afet sonrası için korunaklı alanlar, hizmet gruplarının konuşlanacağı alanlar ve önemli nokta tesislerini  gösteren  haritalar, Müdahale aşamaları ve seviyeleri, Afet anında destek olunacak iller ve destek alınacak iller hakkında bilgiler verdi.Bolu AFAD İl Müdür Vekili İbrahim Sarıdoğan'ın sunumunun ardından TRT tarafından Bolu’da çekimleri yapılmış olan "Acil Durum Çantası"adlı  programtoplantıya katılan Koordinasyon Kurulu üyelerine izlettirildi.

AFET ANINDA KİM NE YAPACAĞINI ÇOK İYİ BİLMESİ GEREKİR

Bolu'nun deprem felaketini sık sık yaşayan illerden biri olduğunu ifade eden Vali Zahteroğulları yaptığı konuşmasında, "İçimizde bu afetleri birebir yaşamış ve sonrasında görevler almış arkadaşlarımız var. Ben de deprem afetinde Bolu, Adapazarı, Afyon ve Van'da görevler yaptım. Ne kadar kafanızda canlandırırsanız canlandırın hiç bir zaman gerçeği gibi olmuyor. Gerçek çok farklı. Burada da ifade edildiği gibi fay hattı üzerindeyiz ve dolayısıyla her zaman büyük depremlere maruz kalabiliriz. Allah korusun yakınımızdaki şehirlerde olan depremlerden etkilenme durumumuz veya bizzat merkezinin ilimizde olduğu deprem olabilir. İkisinde de konumumuz birbirinden farklı. Birinde biz merkez olursak yıkılan biz olacağız.İlk anlar önemli.  İlk anlarda kimin nereye gideceği önemli. “dedi.Afet planlarının çok eskilerden de yapıldığını ifade eden Vali Zahteroğulları, "Planlarda yazılı olan şeyler değil zihnimize yazdığımız plan önemli. Afet anında kim ne yapacağını çok iyi bilmesi gerekir. Kamu görevlisi arkadaşlar kendileri de depremzede olacaklar ama ailesini güvenli bir yere bırakıp görevine dönecek. İnsanlar bağırıyor nerede bu devlet. Bilmiyorlar ki devlet görevlileri de depremzede. Onların da evi yıkılanlar var, yakınını kaybedenler var, onlar da depremzede. Böyle bir durumda biz kendi hazırlıklarımızı yapacağız. Kimseden yardım gelmeyecekmiş gibi. Gelinceye kadar olan süreç önemli. O nedenle oluşturulacak ekipleri  görev verilen kuruluşlar tarafından oluşturulmasını istiyorum. Bir ay sonra böyle bir toplantı yapıp o planların tamamlandığını teker teker gözden geçireceğim. Planları güncel tutmak önemli. Kağıda yazmaktan ziyade hangi görevliye hangi görevi veriyorsak görevinin o olduğunu ve hangi süre içerisinde nerede bulunacağını kağıda bakmadan bilmesi lazım. Afet eğitimlerine devam ediyorsunuz. İnsanlar çabuk unutuyor. Okullarda çocukların zihinlerinde belleklerinde daha kalıcı oluyor. “dedi.Acil müdahale için gerekli malzemelerinde hazır olması gerektiğini söyleyen Vali Zahteroğulları “Bizim acil müdahale için cihazlarımızın yada bir takım malzemelerin de hazır olması lazım. Kazma, kürek, el feneri basit malzemelerin de hazır olması lazım. Arama kurtarma ekipleri gelene kadar müdahale edilmesi için. Dolayısıyla ne hazırlık yapacaksak ilk saatler önemli olduğundan kimin nereye koşacağı önemli ve müdahale için her sokağa ve caddeye o insanların eline bu malzemeleri temin edebilmeliyiz. İnsanlar oradan alıp hiç değilse kendi binalarına müdahale edebilsinler. Her şeyi gerçekçi düşünelim. Hazırlıklarda sıralamayı birbirine karıştırmayalım.  Bütün afetlerde ilk önce çadır telaşı başlıyor. Yardımların dağıtımında acil olan ihtiyaçları dağıtacağız. Suyu nereden temin edeceğimizi bilmemiz lazım. İlk gün acil olarak dağıtılacak olan su ve battaniye. Çadırkentvs işler sonraki işler. İlk gün çadır dağıtmaya ve kurmaya başlanırsa Bolu'da bulunan 10 bin haneye bir anda 10 bin çadır dağıtamayacağımıza göre büyük bir izdiham ve panik oluşuyor. İlk gün çadırkent kurulursa eşyasını toplayan çadırkente koşuyor. Genelde de ilk gün çadırkentlere depremzedeler, afetzedeler gitmiyor. Çünkü evi yıkılan adam evinden ayrılamıyor. Eşyaları var orada, yada korkudan evine giremiyor o adam evinin bahçesinde battaniyesine sarılıp uyuyor. Çadırkent kurulduğunda herkese yetiştiremiyoruz, genellikle çadırkentlere ihtiyaç sahipleri olmayan kişiler yerleşiyor. Afetin ilk gününde çadırkent kurulursa çok az sayıda depremzede oturur. Çünkü enkazın altında yakını olanı bağlasanız da çadırkentte tutamazsınız. Biz neyi düşünürsek gerçekçi düşünmeliyiz ve sırasında yapmalıyız. ilk gün su, temel gıda, çocuklar için süt ve çocuk bezi ile battaniye. Bu malzemeleri stokta bulundurmalı veya acil olarak nereden temin edeceğimizi bilmeliyiz.”dedi.Depremin başka ilde olması halinde yapılacaklarında güzel planlanması gerektiğini söyleyen Vali Zahteroğulları “Depremin  merkezibiz değilsek başka illere yardıma gideceksek kimi nereye göndereceğimizi bileceğiz ve giden görevliler gittikleri afet yerine yük olmayacaklar. Battaniyesini alacak ve arabasının içinde yatacak şekilde arabasına binip gidecek. Yardıma gidenler ciddi yük oluşturuyor. Haberleşme büyük ölçüde çözüldü. Amatör telsizler, seyyar cep telefonu şebekeleri kuruluyor. Haberleşmede önemli sıkıntılar yaşanmayacağını düşünüyorum. Bir de çevre illerde afet olduğu zaman çok önemli bir nüfusun en azından ailelerini güvenli bir ortama bırakıp dönmek için gelebilecekleri yerlerden bir tanesi de Bolu. Bizim böyle bir konuda da hazırlıklı olmamız lazım. Çevre illerde afet yaşandığında geçici göçe maruz kalabiliriz. Dışarıdan gelen ekiplerin ve yardımların yönlendirilmesi çok önemli. Tırlar, yardım kamyonları, iş makineleri bizden habersiz şehrin içine girmemeli. Gelen yardımlar bizim kontrolümüzde şehre girmesi ve dağıtılması gerekir. Yurtiçinden ve yurtdışından gelen ekiplerin planlı bir şekilde dağıtılması gerekir. Bir enkazın başında çok ekip olduğunda müdahalesiz enkaz olmamalı ve mutlaka planlamasını yapmalıyız. Gelen her ekibin başına bizim mihmandar vermemiz lazım. Belediyeden sokak sokak krokiler alınacak hangi haneler kimler var onun krokisi dosyalarımızda olacak. Kim hangi mahalle ve sokağın görevlisi ise o dosya ile gelen ekipleri yönlendirecek. Farklı ülkelerden gelen ekipler için yabancı dil bilen kişiler olmalı. Kağıt üzerinde çok güzel şemalar çizebiliriz ama gerçek olan bizim kafamızdaki senaryoya uygun planlar yapmamız lazım. Afet anında çadırkentyapabilinecek alanlar şimdiden belirleyerek tespitlerimizi yapalım. Hırsızlığa, yağmaya, kavgaya karşı afet alanlarının asayişi İl Emniyet Müdürlüğü ile Jandarma komutanlığı tarafından sağlanmalı. Afet anında ulaşım yollarının düzenlenmesi ve yolların tıkanmaması gerekir. Karayolları tarafından kontrolle alternatif yollara yönlendirilmeli. afet anında yakınlarını merak edenler, yardımlar afet alanına akın ediyorlar. Trafikte sıkışıklıkların olmaması sağlık ekiplerinin ve kurtarma ekiplerinin ulaşımlarını kolaylaştırmalıyız” dedi.

 

Güncelleme Tarihi: 24 Ocak 2015, 11:16
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner129