Bolu Siyaseten Olmadığı Kadar Güçlü

Erhan Beykoz

Bolu Siyaseten Olmadığı Kadar Güçlü
 Yıllardır Bolu’nun siyaseten gücü olmadığını, bundan dolayı istediğini alamadığını yazdık, çizdik! Özellikle Düzce ilçemizken siyasetin ekonomimize yanlış yön verdiği dillendirilirdi. Düzce ayrıldıktan sonra, bu kez bakanımız yok, bürokratlarımız sahip çıkmıyor, Bolulu bürokrat az falan diye ağlar dururduk.

Günümüze baktığımızda, 280 bin nüfuslu Bolu’da 2 bakan yardımcısı, bir meclis katibi, bir hükümet birde muhalefet olmak üzere 3 üst düzey siyasetçimiz var. Kısaca bundan böyle hiç birimizin ağlamak gibi bir şansımız olamaz.

İcranın başında olanlarla, onları kontrol edecek, denetleyecek ve takip edecek kadromuz tamamlanmıştır. Bu kadar güçlü kadromuz sonrası iktidar kanadının üreteceği hiçbir bahanesi kalmamıştır.

Bundan sonra ne yapılması gerekir?

Bolu Atatürk Şehir Stadyumu için belirlenen yere taşınması söz konusu olabilir! Gençlik Spor Bakanlığımızın böylesi bir yatırımı ve bütçesi söz konusu değilse, stadyum yerinde kalmalıdır. Bütün gelişmiş ülkelerde olduğu gibi, nostalji stadımız yerinde kalır, 17 Temmuz Kapalı Spor sahası yeni yerine taşındıktan sonra, müdürlük, Olimpiyat Gençlik evi yıkılarak, kuzey tarafta yıkılan kale arkası çelikten yapılarak stada dahil edilebilir, çevre düzenlemesiyle, parklarıyla bütünlük sağlanabilir!

Valiliğin Çanşa Berk’ten belediyeye devrettiği 59 dönüm hazine arazisi üzerine proje yarışmaları açılarak, Karaçayır’da bütünlük sağlayacak yeni spor alanları yaratılabilir. Böylelikle belediyenin spora vereceği destek, gençlerin spor yaparak sağlıklı nesillerin yetişmesi sağlanabilir.

59 Dönüm arazi içinde, 3 adet futbol sahası, yürüyüş parkurları, koşu yolları, sporun eksik kalan bütün dallarını yapabileceği yeni bir konsept oluşturulabilir!

Karaçayır Parkından başlayarak, depremde fay hattının geçtiği önemli güzergah yapılaşmadan uzak, tamamen spor alanları olarak projelendirilebilir. Geleceğe baktığımızda, bu alan Termal Turizm sahası olarak ayrılan Karacasu ile de bütünlük sağlayıp, Avrupa’dan bir belde olarak tamamlanabilir. (Başbakanın Davos! dediği yer burası olabilir mi?) Ayrıca olası bir depremde de insanımızın çok rahat bir şekilde kalacağı, korunacağı ve tehlikeden uzak alanlar olarak da düşünülebilir!

Başkan Yılmaz’ın belediye meclisinde Başbakana 2 projeyle gideceğim dediği projeden biri stadyum olsa gerek. Diğeri için sanırım kendisi açıklama yapacaktır.

1950 Yılından günümüze genel seçimlerde merkez sağ partilere destek veren Bolu, yıllardır alamadığını şimdi almalıdır. Siyasi olarak, iktidar olarak, bürokrat olarak bu kadar güçlü bir dönemimiz hiç olmadı. Bu fırsatı lehimize çevirmemiz gerekir. Aksi halde bu vebali şimdiki siyasiler kaldıramazlar.

Bunun yanı sıra, bütün siyasetçilere verdiğim Köroğlu Kayak Tesisleri projesi de Dörtdivan Köroğlu Dağlarında hayata geçmelidir. Başkan Yılmaz’ın “halk”, “halk” giye gündeme getirdiği kayak tesisleri de güçlü siyasilerimiz tarafından halk adına ihaleye çıkmalıdır.        

Bunlarla birlikte bazı eksilikleri de kısa kısa yazayım,

Örneğin, kırsal kalkınmada 60 il yer alırken Bolu havasını aldı. Bir an evvel bu kapsam içine girmesi gerekmektedir!

Turizmde ne aşamadayız belli değil. Turizm teşviki her alanda, yayla turizmi, termal turizmi, kış turizmi gibi birçok alana dahil edilmeliyiz!

Fındık desteklemeleri gündeme geldi ama sonuçları açıklanmadı.

Yüzde 63 ormanla kaplı Bolu’da orman köylüsüne hiçbir destek yok. Sayın Tanju Özcan bunu sıklıkla mecliste dile getirmekte fakat sonuç alındığını sanmıyorum.

Milli gelirde 90 bin dolar gibi bir rakamı nasıl çıktı bilmiyorum ama bunu kesin sonuçlara bağlayıp, geleceğimizi ve yatırımların Bolu’ya akması adına tek vücut olabiliriz!

Merkezin bu kadar betonlaşması doğru değildir! Bunun için yeni alanlar yaratıp yeşili koruyarak, kentsel dönüşümü lehimize çevirebiliriz.

Bunları yapmak için bir “akil gurup” kurulmalı. Kısır döngüler, tek adamlı, tek başlı “akil” olunmaz… Olursa da sonuçları tartışmalarla dolu olduğu gibi tamamlanır!

Bolu olarak, Bolulu olarak tarihe ismimizi yazmak için bu büyük fırsatı değerlendirmeliyiz. İçimizdeki bazı ben bilirim, tek adam benim, benim düdüğümü herkes çalmalı, kimseyi dinlemem, kral benim, padişah benim zihniyetinden vazgeçmeliyiz. Vazgeçmediğiniz takdirde, yok olmaya mahkum olduğunuzu unutmamalısınız, benden söylemesi…

Not: Valimiz Sayın İbrahim Özçimen’in Mudurnuspor’a verdiği desteğe teşekkür ediyorum. Sporun içinde olan Sayın Özçimen’i duyarlılığından dolayı kutluyorum. Mudurnululara önemle duyurulur, bundan sonrası kendilerine kalmış. Sayın Özçimen’in, İrfan Hocanın, Kaptan Erhan’ın ve Spor Muhabirimiz Hamza Türdü’nün kıymetini bilirler mi, bilemem…

Not: Sevgili Dostum Uğur Salih Uçar’a zor ve meşakkatli görevinde başarılar diliyorum. Başaracağından kuşkum yoktum, yolu açık olsun.

 

 

Güncelleme Tarihi: 22 Temmuz 2013, 22:01
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128