“ BOLU’DAKİ SEYİRCİ BİLGİLENİYOR MU SORUSUNUN CEVABINI ARIYORUZ”

Bolu’da tiyatroya başlayıp adını ülkemizde duyuran Bolu’nun ilk özel tiyatrosu, Bolu Bölge Tiyatrosu yönetmeni Onur Yamak ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

“ BOLU’DAKİ SEYİRCİ BİLGİLENİYOR MU SORUSUNUN CEVABINI ARIYORUZ”

Tiyatroya nasıl başladınız? Ne kadar zaman oldu?

Yaklaşık 15 yıldır tiyatro yapıyorum.1999 - 2000 yılı arasında, uzun yıllar tiyatroya gönül veren arkadaşlarımla başladığımız bir süreçti. Bir arada bir şeyler yapmak düşüncemiz vardı. Anadoluyum Ben adlı bir tirat oyunun bir kısmını yazdık. Daha sonra üniversitede topluluk kurmuştuk. O yıllar sahnede oyuncu olarak değil de daha çok yöneterek başladım diyebilirim. 4- 5 yıl sürdü. Üniversitede amatörce yaptığım işleri belgeye dayandırdım. Hem Düzce’deki genel sanat yönetmenimiz Akif Çodur ile çalışarak hem de Ankara Oluşum Drama’nın çalışmalarına katılarak kendimi yetiştirmeye çalışmaya başlamış oldum.

Tiyatroya iz bırakmış hangi ustalardan ilham aldınız?

Bu işe başladığımda en beğendiğim kişilerden biri Genco Erkal’dı. Genco Erkal’ı örnek alarak çalışmalar yürütüyordum. Okudukça, araştırdıkça, düşündükçe tiyatro teorisi üreten insanları keşfettikçe bazı şeyler anlamaya başladım. Geleneksel tiyatro içerisine girince Erol Günaydın, Nejat Uygur gibi isimleri fark edip  bu ülke için yaptıklarını görmeye başlıyorsunuz. Onların çektiği çileleri de görüyorsunuz, bu ülke için yaptıklarını da görmeye başlıyorsunuz. Bu süreçte de onların aracılığıyla bir yola giriyorsunuz. Aynı zamanda Karagözü diğer söylediğimiz adıyla hayali de yapıyorum. 2008 yılında da bu işe yöneldim. Usta dediğimiz zaman belirli bir kesimi söylemek gerekmiyor ama başta dediğim gibi Genco Erkal’ı, Erol Günaydın’ı, Nejat Uygur’u sayabilirim.

Bolu Bölge Tiyatrosu nasıl kuruldu? Süreçten biraz bahsedebilir misiniz?

2004 yılında amatör olarak başladık. Depremin etkisiyle prefabrikte Karaçayır’da başlamıştık. Olimpiyat Gençlik Evi yöneticileri yardımıyla çalışmalarımıza başladık. Genel sanat yönetmenimiz Akif Çodur ile birlikte Bolu’da ilk özel tiyatrosu olalım istedik. Özel tiyatro olarak Bolu’da 1990lı yıllarda bir çalışma yapılmış fakat devamı gelmemiş.2007 ve 2012’da tiyatrolar kurulunca bizden örnek alarak yollarına başlamış oldular. İlk resmi oyunumuzu 16 Nisan 2005’te İl Kültür Merkezi’nde İvan Vazov’un Koltuk Düşkünleri’ni sahneledik. Depremden sonra İl Kültür Merkezi’nin ilk oyunlarından birini sahneleyenlerdendik. Birlikte bir yola çıktık ve bu çerçevede 10 yıldır devam ediyoruz.

Tiyatro için Bolu’yu tercih etmenizin sebebi nedir?

Öğrenci olarak geldiğim bu şehirde ilk başlarda yaşamanın zorluğu olsa da kendimizi geliştirdiğimiz, bulduğumuz, sevdiğimiz bir şehre dönüştü. Hayatımda tabi ki tiyatro benim için birinci iş alanı yani sanatın da karıştığı bir durum. Öğretmen olmamdan da kaynaklı standart bir hayatı sevmediğimden, popüler bir hayatı da sevmediğimden bu iki kavramların arasında yaşayabildiğim şehirlerden birisi Bolu. Zor da olsa bazı şeyleri Bolu’da tutturdum.

Bolu Bölge Tiyatrosu ile şunu yapmayı çok istiyorum dediğiniz bir oyun var mı?

Eğer maddi imkanımız olsaydı, yurtdışında bir festivale gitmek isterdim. Maalesef ki kolay bir iş değil.  Hem dil ister hem oyunun iyi bir şekilde reklam edilmesini ister hem de geniş çaplı bir proje ister. Daha uluslar arası çalışmak isterdim. Uç bir hayaldir ama olmaz denilemez. Tiyatro için düşünecek olursak bundan 10 sene evvel Bolu’dan kalkıp Çanakkale’de, Denizli’de oyun sahnelemekte olmaz denilecek bir düşünceydi şimdi rahat gerçekleştirebiliyoruz. Bolu’da esas gayemiz, seyirci bilgileniyor mu sorusunun cevabını aramaktır.Önceki senelerdeki seyirci profilinde ki az sayıda fakat daha çok inceleyen insanları hala bunu korumak için çaba gösteriyoruz.

13 Kasım 2015’te Abant İzzet Baysal Üniversitesi Mavi Salon’da OBEB adlı oyununuzla 10.yılı doldurduğunuz için tekrar izleyici ile buluştunuz. OBEB adlı oyununuz ve bu 10 yıllık süreç nasıl gelişti?

3 sene önce deneyimli bulduğum, Suç ve Ceza oyununu yaptığım ekibimle iyi bir komedi yapalım istedik. OBEB, oyunlarını okuduğum, hala İstanbul Şehir Tiyatrosu’nun yönetmeni, iyi bir yazar, Kumbaracı Evi ve Altıdan Sonra tiyatronun sahibi Yiğit Sertdemir’in bir oyunudur. Yiğit Sertdemir, hem OBEB oyunu hem de 444 oyunu için gereken izni verip, oynamamızda hiçbir sakınca olmadığını söyledi. Oyuncularıma oyunun şuan ki kitleye hitap eden, 2000 – 2004 yılları arasında Türkiye’de yaşanmış olayları ortaya koyan bir komedidir. Ekibim oyunu çok karışık ve garip bulmuştu. Ekibim oyundan altından nasıl kalkacağımızı, kadın rollerinin çok fazla olduğunu düşünüyordu. Çalıştığımız sürede zorlanmıştık. Ekibime daha sonra bu oyunun tutacağını söylemiştim. İnanmamışlardı. Geçen sene Ankara’daki Uluslar arası Ankara Tiyatro Festivali’ne gönderdiğimde ekibim seçilmez diye bakıyordu. Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi eğitmenlerinin içinde bulunduğu seçim kurulu tarafından seçildik. Ekibim “Evet olmaya başladı bu iş ” diye düşünmeye başladı. Denizli’deki, 31.Uluslararası Amatör Tiyatrolar Festivali’ne gönderip tekrar seçilince oyunu tekrar oynamalıyız dedik. Bu oyunu her yıl yaparım gibi geliyor bana, belki kadrosu değişir ama her zaman keyif aldığımız bir oyun.

 14 Kasım 2015 Abant İzzet Baysal Üniversitesi saat 20:00’da İl Kültür Merkezi’nde, Aşk Zamanıydı adlı oyunla karşımızda ve her sene en az 8 tane oyun çıkartıyorsunuz. Bu sene içerisinde hangi oyunlar, hangi Bolu Bölge Tiyatrosu etkinlikleri bekliyor Bolu’yu?

Bu sene içersinde mayıs ve haziran ayları arasında devam edecek sürecimiz. OBEB ile açılımızı yapıyoruz. Aşk Zamanıydı oyunuyla, absürt bir dram örneğiyle ile sahneye çıkıyoruz. Şizofreni, değişik duygular, aşk hikayeleri, insanların bilinçaltına kaçan duyguların olduğu bir oyun. Aralık ayında tempolu komedi olan Bit Yeniği adlı bir oyunumuz var. Daha sonraki oyunlarımızdan biri Define name, epik bir oyun, bir define arama hikayesi, bir Türkiye portresi aslında. Daha sonra Ülker Köksal’ın oyunu olan, Bir Garip Oyun’u sahneleyeceğiz. 4-5 sene öncede sahnelemiştik. İlerleyen zaman için Yalancı Aranıyor adlı tempolu komedi oyununu hazırlıyoruz. 4-5 sene önce sahnelediğimiz Uçurtmayı Vurmasınlar’ ı tekrar sahnelemeyi istiyoruz mayıs ayına doğru sahneleriz diye düşünüyorum.

Bolu Bölge Tiyatrosu ve 15 yıldır tiyatronun içinde yaşayan biri olarak geçmişe baktığınızda neler hissediyorsunuz?

Tiyatroya kafa yormak deliliktir. Bu deliliği herkes göze alamaz. Bu deliler benim dönemimde kalmış delilerdir. Farklı şehirlerde yapıyorlar deliliklerini artık. Sonraki süreçte bu deliler oluşmaz mı diyeceksiniz, az çok var aslında. Gelecek belki de olur benim gibi gönül veren insanlar. Birincisi her ne kadar şuan Bolu’da okullarda çocuk tiyatrosu yapmak, engellense de çocuk tiyatrolarını Bolu’ya kazandıran, çocuk tiyatrolarının Bolu’da yapılmasını başlatan kişilerden biri olarak, Bolu’nun her yerine gidip, ücretsiz şekilde oynayanlardan birisi olarak 10 yıldır iyi ki böyle bir şey başlatmışım. Türk Tiyatrosu’nu Bolu’ya kazandırmış olmak, benim için yapmış olduğum en güzel şeylerden biridir. Çocuk tiyatroları çok değerlidir, bir sanat değeridir. Sadece eğitim aracı değildir. İkincisi ne olursa olsun gençlere olan güvenim, liseli olan grubuma olan inancım 10 yıldır devam eder. Küçük bir iş yapmıyoruz. Onlar için verdiğim karşılıksız emekten hiç gocunmuyorum. Karşılıklı emek verdik tiyatroya. Çoğu düşündüğümüz şeyi yerine getirdik. Tek sıkıntımız reklam derdimizin olması, insanlarla ne kadar çok irtibat kurmaya çalışsam da tek başına bu işler olmuyor. Keşke benimle beraber çalışan birkaç küçük yönetmen adayları olsaydı. HABER MERKEZİ

 

 

Güncelleme Tarihi: 13 Kasım 2015, 17:04
YORUM EKLE
YORUMLAR
Tiyatro
Tiyatro - 4 yıl Önce

10 yıldır şehrimizde tiyatroyu canlı tutan emekçilere selamlar olsun.

SIRADAKİ HABER

banner129