Bolulu kadınlardan kutlama

Bolu Kadın Dayanışması ve Cumhuriyetçi Kadınlar Derneği Bolu Şubesi akşam yemeğinde bir araya gelerek kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilişinin 82. Yılı ile Cumhuriyetçi Kadınlar Derneği’nin kuruluşunun 19. Yılını kutladılar.

Bolulu kadınlardan kutlama

Haber: Kasım ŞAHİN

Bolu Kadın Dayanışması ve Cumhuriyetçi Kadınlar Derneği Bolu Şubesi üyeleri bir akşam yemeğinde bir araya gelerek Kadınlara seçme ve seçilme hakkının 82. Yılını kutladılar. Bolu Kadın Dayanışması adına Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Hacer Aşık bir basın açıklamasında bulunarak şu ifadeleri kullandı “Türkiye Cumhuriyeti’nde 126 – 1934 yılları arasında gerçekleştirilen devrimlerle özellikle kadınlarımın sosyal kültürel alanlarda, eğitimde, hukukta, aile ilişkilerinde, çalışma hayatında, toplumsal yaşamda ve siyasette erkeklerle eşit şartlara getirilmesi hedeflenmiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde kadınların iktisadi ve siyasi yaşama katılması yönünde bir dizi değişiklik yapılarak; 1930 yılında belediye seçimlerinde seçme ve 1933 yılında çıkarılan köy kanunuyla muhtar seçme ve köy heyetine seçilme, 5 Aralık 1934 yılında anayasada yapılan değişiklerde milletvekili seçme ve seçilme hakları tanınmıştır”

“125. SIRADA YER ALMAKTADIR”

Hacer Aşık Türkiye’nin cinsiyet eşitsizliği raporunda 125. Sırada olduğunu söyledi ve “Atatürk’ün çağıyla kısıtlı kalmayan vizyonu sayesinde, kadın erkek eşitliği ve kadın hakları konuları Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Bildirisi, İnsan Hakları Sözleşmesi’nde dahi yer almadan önce ülkemizde yer almıştır. 1934 yılında çağdaş ve ileri dediğimiz ve hatta örnek aldığımız ülkelerin dahi gündeminde yer almayan bu haklar ülkemizin kadınlarına tanınmıştır. 82 yılda kaydettiğimiz yolsa kesinlikle istenilen noktada değildir. Dünya’nın en büyük 17. Ekonomisine sahip ülkemiz cinsiyet eşitsizliği raporunda 142 ülke içinde 125. Sırada yer almaktadır. Ekonomide, siyasette, akademik kariyerde kadınlarımız hakkettikleri yere kavuşamamıştır” dedi.

“BU ÜLKEDE GELECEK KADINLARLA GELECEK VE GÜZELLEŞECEK DİYORUZ”

Aşık son olarak “Temennilerimizin gerçekleşmesi hususunda ümitli değiliz. Bir olursak birlik olursak güçlü olacağımıza inanıyoruz. Edinilmiş haklarımızdan vazgeçmeyerek, elimizden geldiğince dahada iyileştirmeye çalışarak ileri ve eşit şartlara ulaşacağımıza inanıyoruz. Bu ülkede gelecek kadınlarla gelecek ve güzelleşecek” ifadelerini kullandı.

CUMHURİYET KADINLARI 19. YILINI KUTLADI

Cumhuriyet Kadınları Derneği Bolu Şubesi Başkanı derneğin 19. Kuruluş yıl dönümünü kutlarken şu ifadeleri kullandı “Cumhuriyet Kadınları Derneği Yönetim kurulu arkadaşlarım adına sizleri saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Hoş geldiniz. Bu gün yine her zaman olduğu gibi Sanki onlarca yıl berabermişiz gibi ama sanki yıllarca ayrı kalmışız gibi hasretle, muhabbetle ve heyecanla beraberiz. Geçen zaman içerisinde hayatımızdaki değişikliklere rağmen yine bir aradayız. Bu beraberlik çok anlamlıdır ve çok önemlidir.Bu bir güven,sevgi ve değerlerde ortaklaşma anlamını taşımaktadır.Bu beraberlik duygusu birimiz hepimiz,hepimizi birimiz için duygu ve coşkunun devamı anlamındadır.Bu beraberlik üyelerimizin,insanlarımızın,emeğin özgürleşmesi idealinde paylaşılan dostluğun, bağlılığın devamı anlamındadır”

“KADINLARIN DİRENÇLİ MÜCADELELERİNİN SONUCUDUR”

Güllü Yaman elde edilen sonuçların kadınların dirençli mücadeleleri olduğunu söyledi ve “Değerli arkadaşlar 5 Ekim Aynı zamanda bizim derneğimizin 19. Kuruluş yıldönümü. Derneğimizin kuruluş amacı Cumhuriyet Kadınları Derneği, Ulusal Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Devrimleri ile kazanılmış olan ekonomik ve siyasal bağımsızlığın, özgürlük,demokrasi ve aydınlanmanın korunması, savunulması,ülke ve halk yararına geliştirilmesi için çalışır. Bu nedenle amacımızı benimseyen ona gönülden inanan herkes derneğimize üye olabilir. Tarihsel sürece bakıldığında, Tanzimat’tan bu yana kadınların eğitimli olmalarına yönelik çabaların belirginleştiği görülür. Kadınlar gerçek adlarıyla değil, genellikle erkek adlarıyla yazar. Erkeklere göre her zaman geridedir. Eğitimli kadınlar çoğunlukla kentlerdedir. Dil bilenler varlıklı aile kızlarıdır. Kadınların gerçek anlamda haklarına kavuşmaya başlamaları Kurtuluş Savaşı sayesinde ve kadınların mücadelesiyledir. Gelişme, kadınların dirençli mücadelelerinin sonucudur” dedi.

 

“ÜLKEMİZİN BAĞIMSIZLIĞININ SAVUNUCULARIDIRLAR”

Yaman kadınların ülkemizin bağımsızlığının savunucuları olduğunu vurgulayarak şu sözleri kullandı “Anılan mücadelenin ve savaşımın alanlarını dernekler kurmak, mitingler yapmak, lojistik sağlamak, sağlık görevleri ve savaşta cephe alanı biçiminde sıralar. Savaş döneminde yerleşim yerlerinde erkek kalmaması nedeniyle erkek işlerini üstlenmişken, düşman saldırısı karşısında da savaştılar, çarpıştılar. Vatan aşkıyla savaşa etkin olarak katıldılar. Kara Fatmalar bir değil, binlerce idi. Cumhuriyet kadınları işte bu kalıtı devir alırlar. Ülkemizin bağımsızlığının savunucularıdırlar. Kadınlar olarak mutlaka bağımsızlık bilinciyle hareket etmeli, bağımsızlık ülküsünü işlemeliyiz. İşgalcilerin baş hedefi her zaman ve dünyanın her yerinde kadınlardır. Cumhuriyetin kuruluş döneminde partileşme çabası, yasal sınırlar, seçme ve seçilme hakkının bulunmayışı nedeniyle engellerle karşılaşır. Kadınlar 1924’te Türk Kadınlar Birliği’ni kurarak dernekleşirler. Ancak her şeye karşın, verilen zorlu mücadelenin sonucunda, kadınlar 1934’te seçme ve seçilme hakkını kazanmışlar”

“SÖZ HAKKINIZ YOKSA SİZ DE YOKSUNUZ”

Yaman “söz hakkınız yoksa siz de yoksunuz” ifadelerini kullandı ve sözlerini şu şekilde noktaladı “Söz hakkınız yoksa siz de yoksunuz! Günümüzdeki durum budur. TBMM’de kadın milletvekillerinin oranı 1934’teki dünya oranı düzeyine ulaşamamıştır. Kadınlar siyasette olamayınca, toplumsal yaşamda da olamamaktadırlar. Kadınların evdeki durumları da ayrı değildir. Çok ağırdır, eşitsizdir. Ancak gelinen noktayı da azımsamamak gerekir. Bugüne kadar yapılan olumlu değişiklikler mücadelemizin sonucudur. Bunun yanı sıra, günümüzde bir kesim kadının, kadın haklarını esarete teslim etme amacı güttüğü açıktır. Söz konusu kesimin büyük bölümü, belirtilen olumsuz durumun sorumlusu değildir. Salt eğitim vermek sorunu çözmeye yetmez. Yetiştikleri toplumsal koşullar belirleyici olmaktadır. Bu konuda iyileşme sağlanmasına yönelik olarak bize de düşen görevler var. Umutsuz olunmamalıdır. Görünen o ki bizim bu ülkede Atatürk değerlerini yaşatmak Atatürk sevgisini ve düşüncesini aktarmak için daha çok mücadele etmemiz gerekiyor şimdiden bu mücadelede hepinize başarılar diliyor konuşmamı bitirirken hepinize saygılar sunuyorum”

Güncelleme Tarihi: 05 Aralık 2016, 10:41
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128