Bomba AKP’de patladı

FARUK ÇİDEM YAZDI...

 Bomba AKP’de patladı

Aylardır süren seçim maratonu 7 Haziran akşamı son buldu.

İki koldan çalışan AKP, RTE’nin ve Davutoğlu’nun meydan meydan dolaşarak oy toplamasına karşılık istediğini alamadı.

400 milletvekili ile yola çıkan AKP seçim günü yaklaştıkça sayıyı 275’e çekmiş olsa da 258 milletvekiline kadar düştü.

AKP dışında bütün partiler Türkiye planlarını alanlarda dillendirirken RTE ve Davutoğlu diğer siyasi partileri karalamak üzerine bir seçim dönemi geçirdiler. Özellikle HDP’nin barajı geçememesi için elinden geleni yapan AKP kurmayları son olarak Diyarbakır’da patlayan bombadan bile medet umar hale gelmişlerdi.

Sürekli bir proje olduğunu söyledikleri HDP’nin ülkenin geleceğine taş koyacağını, HDP’nin uluslar arası güçler tarafından yönlendirildiğini vs. söyleyen iktidar temsilcilerine cevabı veren örgütlü bir halk oldu. Yıllardır ülke bölünüyor demekten başka bir siyasi argümanı olmayan MHP’nin milletvekili kadar meclise milletvekili sokan HDP seçmeni bir mesaj da MHP’ye vermiş oldu.

2013 Haziran’ında sokakta başlayan faşizm karşıtı ayaklanma aylar sonra son bulmuştu ama AKP her an o ayaklanmanın nefesini ensesinde hissederek hareket etti. Polis ve istihbarat gücüyle hatta çok sıkıştığında cezaevine insanları göndererek yürütmeye çalıştığı totaliter sisteminin meşruluğunun bir kez daha yıkılacağı seçimlere de aynı korkuyla girdi.

Tek başına iktidar olamayan AKP için hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı ortada. Ama artık mesele tek başına AKP de değil. Bundan sonrasında Türkiye’de eskisi gibi olmayan şeylerin neler olacağı ortada duran bir soru. Bazı şeyleri söylemek için henüz çok erken ama önümüzdeki günlerin seçim dönemi kadar sakin geçmeyeceğini söyleyebiliriz.

BARIŞ?

30 yıldan fazla süredir devam eden çatışma ortamının son bulmasını bu ülkede en fazla isteyenler kuşkusuz Kürtlerdir. Aynı zamanda bu savaşın devam etmesini herkesten daha fazla isteyenler de iktidarlarını tek başlarına sürdürebilmek için her şeyi yapabilecek olanlar. Diyarbakır’da miting alanında patlatılan bombaya ve ölen insanlara rağmen ülkenin hiçbir yerinde sokağa dökülmeyen, ortalığı ateşe vermeyen hatta üstüne üstlük “HERŞEYE RAĞMEN BARIŞ” yazılı pankartın arkasında yürüyen binlerce insan büyük bir planı darmadağın etti.

Bir halk barış istiyor...

Peki, “bundan sonra çözüm sürecinin ancak filmini çekersiniz” diyen bir zihniyet sizce ne istiyor? Sözün sahibi Yalçın Akdoğan...

BOLU ŞAŞIRTMADI

Aslında Bolu seçmeni beni tedirgin etmişti. Çok da şaşırtmadı sayılmaz doğrusu... Meclise 3 milletvekili gönderen Bolu, tercihini yine 2 AKP 1 CHP milletvekilinden yana kullandı. Beni tedirgin eden nokta 2011 seçimlerinde Tanju Özcan’ın AKP’nin 3. Sıra adayını az bir oy farkıyla meclis dışı bırakmasıydı. Tek başına AKP’nin 3 milletvekilinden çok daha fazla çalışan, girmedik köy, mahalle bırakmayan Özcan’a, seçmenin feyk atma ihtimalini hep göz önünde tutuyordum. Çünkü AKP’nin seçimlerde çalışma stratejisinin oy kaybettikleri yerlerden bir şekilde oylarını geri almak üzerine olduğu belliydi. İktidar olmanın nimetlerinden yararlanarak seçmeni geri kazanması muhtemeldi ama 1.70’lik adam oyunu %5 artırarak AKP’lilere avucunu yalattı.

SANDIKLARI KORUMA AYIBI

AKP iktidarından önce hiç bu kadar seçim yolsuzluğu gündemiyle boğuşan bir Türkiye hatırlamıyorum. Neredeyse 10 yıldır her seçimde dikkat edilmesi gerekenlerin en başında seçim sandıklarının korunması, oyların çalınmasının engellenmesi var. Boş ya da paranoya bir durum da değil. Kaç seçimdir görüyoruz; boş pusulalar çöplerden çıkıyor, önceden bir partiye basılmış evet oylarının olduğu pusulalar, kesilen elektrikler vs vs... Bu seçimde de plakasız araçlar çıktı ortaya. İçlerinden boş oy pusulaları çıktı. Resmen 7 Haziran bu ülkede “hırsızlıkla mücadele günü” olarak geçirildi. Sorsanız, biz 10 küsur yıldır demokrasi yolunda kilometrelerce yol kat ettik. Ettik ettik...

Güncelleme Tarihi: 09 Haziran 2015, 11:22
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128