Bu eser dünyada bir tek Bolu’da!

Bolu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Türker Ateş, ilimizin tarihine ışık tutacak, dünyada tek olan ‘boyalı kadın başı heykelini’ tanıttı. Başkan Ateş yaptığı açıklamada Bolu’nun tarihiyle de ön plana çıkması için bir adım attıklarını belirtti.

Haber: N. Halid Altundal

Bolu Ticaret ve Sanayi Odası(BTSO) Başkanı Türker Ateş, 1970’li yıllarda gün ışığına çıkarılan ve ilimizin tarihine ışık tutacak olan ‘boyalı kadın başı heykelini’ kamuoyuna tanıttı. Başkan Türker Ateş’in düzenlediği basın toplantısına BAİBÜ Mimarlık Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Aysun Tuna ve Düzce Üniversitesinden arkeolog Güzin Bilir de katıldı.

ATEŞ: “BOLU’NUN MARKASI OLABİLİR”

Türker Ateş, heykel başı ile ilgili yaptığı açıklamada, “İlimizin turizminin ön plana çıkabilmesi adına şehrimizde bazı aktivitelere önem vermeye başladık. Odamız ve yönetim kurulumuz ortak çalışmalarımızla Bolu ilinin değerlerini ön plana çıkarmak için hareket ettik. Bu pandemi sürecinde de çok sayıda coğrafi işaret başvuru yaptık. Özellikle Bolu’ya ait, dünyada tek olmak, marka olmak ayrı bir şey. Bu değerleri koruma altına almak, bilinilirliği artırmak için bir çalışma başlattık. Bazı arkadaşlarımızı müzeye gönderdik. Dedik ki ‘Müzede bir tarihi eser bulun ki dünyada tek olsun ve özelliği olsun.’ Arkadaşlarımız bu eser üzerinde birleştiler. Bu heykel başının ne olduğu konusunda çalışmalar gerçekleştirdik. Biliyorsunuz dünyaya tek olmanın çok ayrıcalığı var. Özellikle ilimize gelen turistlerin, ilimize ilgi duyabilmesi için bazı değerleri bilmelerinde fayda var. Biz onun için bu heykelin Bolu’nun markası olabileceği ve dünyada da tek olduğu bilgisine ulaştık. Bizim için önemli olan Bolu’da dünyada tek olan bir şeyin ilgisini çekebilmesi, turistlerin de buraya gelip bu eseri izleyebilmesi. Turizm Bakanlığında bunun çoğaltılması ve markalaştırması, ticarete dönüştürülmesi ile ilgili odamız izini almış, belgelendirmiştir” dedi.

“MİSAFİRLERİMİZE HEDİYE OLARAK VERECEĞİZ”

Ateş açıklamasında ayrıca, “Misafirlerimiz olduğu zaman her yerde Köroğlu Heykeli devamlı veriyoruz. Bundan sonra odamızı ziyaret ettiklerinde bu heykelin küçük ölçekteki örneklerini hediye olarak verme imkanımız olacak. Çeşitli işletmelerimizde bu ürünler satılma imkanı bulacak. Ve markası olacak. Bolu’da da böyle bir değer olduğunu anlatacak, müzemizde de böyle bir çalışma inşallah başlatacağız. Bu eserin sergilenmesi için de çok güzel bir alan oluşturma düşüncemiz var. Bu konuda emek verdikleri için hocalarıma çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.

TUNA: “ÇALIŞMALARIMIZ DEVAM EDECEK”

Mimarlık Fakültesi Dekan Yardımcısı Aysun Tuna ise konuşmasına TSO Başkanı Türker Ateş’e teşekkür ederek başladı. Aysun Tuna, “Biz üniversite olarak etkileşim sağlama noktasında değerli hocamız Rektörümüzün bağlantısı ile Türker bey ile iletişime geçtik. Tarihi heykel başı konusu benim çalışma alanım değil, çok hassas, çok spesifik bir alan. Bu anlamda biz de Düzce’deki kazı heyeti üyemiz Dr. Güzin Bilir hocamızla iletişime geçtik. Sonrasında da bu uzun soluklu süreçte bu heykel büstüyle alakalı önemli bilgilere sahip olma şansımız oldu. Üniversite olarak Bolu’nun değerlerini çalışma noktasında Bolu’nun en büyük STK’lerinden olan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığıyla etkileşim halinde olmayı çok önemsiyoruz. Çalışmalarımız devam edecek” ifadelerini kullandı.

BİLİR: “BOLU’NUN EYALET SİSTEMİNDE ÇOK ÖNEMLİ BİR YERE SAHİP OLDUĞUNU ANLAYABİLİYORUZ”

Düzce Üniversitesi’nden Güzin Bilir, konuşmasında tarihi eser hakkında bilgiler verdi. Güzin Bilir heykel başı ile ilgili şunları aktardı: ”Bolu hali hazırda muhteşem doğası, su kaynakları ve kaplıcaları bakımından son derece zengin bir şehirdir. Aynı zamanda tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış kadim bir kenttir de. Şehrin doğusunda veya arkeolojik müzesinde karşılaştığımız antik döneme ait bu kadim kültürün en önemli işaretleridir eserler. Aynı zamanda da toprak altında gün ışına çıkarılmayı bekleyen daha pek çok eserin de habercisidir. Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığınca mülajı yaptırılmış boyalı kadın başı da bu zenginliği kanıtlar niteliktedir. Karşımızdaki boyalı kadın başı vahşi doğanın, bereketin, avcılığın, okçuluğun simgeleştirilmiş hali olan Artemis’tir. Bolu’nun doğal tabiat zenginliklerinin bir nevi kişileşmiş halidir. Muhtemelen Atina mermerinden yapılmış olup oldukça üst düzey işlenmiş bir sanat eseridir. Kaliteli işçiliği ile dikkat çeken eser muhtemelen ithal olarak gelmiş, atölyesi ise güney İtalya bölgesi olabilir. Stilistik özelliklere gelecek olursak; boyanın mevcut olması çok enteresandır. Bütün antik dönemden kalan heykeller aslında boyanıyorlardı, kendi dönemlerinde. Ama günümüze gelene kadar boyaları silinmiş oluyor. Bizim Artemis başı heykelimizde boyaların mevcut olması bize bunun kendi döneminde kapalı bir alanda, önemli bir kamu binasında olduğunun bir göstergesidir. Ayrıca antik dönemde heykellerde kırmızı veya kızıl saçın üst düzet yöneticileri veya tanrıçaların, kadınların başına uygulandığını biliyoruz. Böyle eserler özellikle ilk Roma imparatoru Augustus döneminde propaganda amaçlı üretilmiş olup Roma eyaletlerinde önemli yerlere dikilmiştir. Buradan Bolu’nun eyalet sisteminde çok önemli bir yere sahip olduğunu, bu tarz bir heykeli barındırmasından anlayabiliyoruz. M.Ö. 27- M.S. 14 yıllarına tarihleyebileceğimiz bu eser Bolu’nun en merkezi yerinde Akpınar semti, kız enstitüsü inşaatında bulunmuştur. Neredeyse 2 bin yıllık bir tarihi eser. Aslında bu eser Bolu’nun doğal güzellikleri ile doğal mirasının bir nevi birleşmiş halidir. Böylesi güzide bir eserin değerlerinin yeniden anlaşılmasını sağlayan, Bolu’yla özdeşleştirilmiş, 2 bin yıl sonra tekrar gündeme gelmesine vesile olan Sayın TSO Başkanımız Türker Beye teşekkürlerimi sunuyorum.”

ATEŞ: “BOLU’DA OLDUĞUNU DÜNYAYA DUYURMAK İSTİYORUZ”

Bilir’in ardından söz alan Ateş, değerli eserin tüm dünyaya tanıtılmasını amaçladıklarını söyledi. Ateş, “Dünyada eşsiz olması, tek olması marka değeri oluşturuyor. Dünyada tek, Bolu’da çıkarılmış bir eser Bolu’nun ne kadar önemli bir yer olduğunu, tarihinin ne kadar değerli olduğunu gösteriyor. Bundan sonraki sürecimiz ise; acilen bizim oda olarak özellikle ilimizdeki büyüklerimizden Bolu’da bir kazı çalışmasına başlanması, ilimizdeki üniversite ile koordineli çalışılması talebimiz var. Böyle bir çalışma gerçekleşirse hem ilimizdeki tarihi hatırlamak, hatırlatmak ve aynı zamanda çevremizde turistlerin buraya ziyaretini gerçekleştireceğini planlıyoruz. Amacımız turizm kentinin bir kolunu da harekete geçirmek. Tarihinin olduğu ama hissedilmediği bir il olan Bolu’nun, tarihinde de ön plana çıkmasını istiyoruz. Biz bir yerden başladık, bu eseri markalaştırmak ve en azından bu eseri dünyada tanıtmak için. Hemen hemen her yazışmalarımızda bu eseri bir yerde işaretlerini kullanacağız. Bunun küçük objeleri yapılması noktasında bir koordinasyon yapılabileceğini düşünmüştük. Bunun eyleme dönüşmesini bekliyoruz. Ve önemli bir eserin Bolu’da olduğunu dünyaya duyurmak istiyoruz. Bu eserle birlikte Bolu’nun tarihinin gün yüzüne çıkması için ufak tefek dokunuşlara ihtiyacımız var. Turizm kentiysek bu kolumuz da eksik olmasın, bu kolu da tamamlayalım” dedi.

Güncelleme Tarihi: 24 Mart 2021, 12:02
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128

banner124