Bu Sevda bitmez!

Atatürk’ün Bolu’da geçirdiği 2 günün hikâyesini Bolu Olay gazetesi olarak daha önce mercek altına almıştık. Atamızın ilimize gelişinin 79.yıldönümü şerefine o günleri bir kez daha gazetemizin sütunlarına taşıyoruz.

Bu Sevda bitmez!
  Atatürk’ün Bolu’ya geldiği 17 Temmuz 1934 yılında Bolu valisi olan Ali Rıza Oskay’ın 2011 yılında Bolu Belediyesi Araştırmaları Merkezi tarafından yayınlanan hatıratı o dönemde yaşananlarla ilgili en önemli belgeler arasında yer alıyor. Bolu’da 6 Şubat 1924-15 Eylül 1927 ile 31 Ekim 1931-10 Eylül 1934 tarihleri arasında valilik görevini üstlenen Ali Rıza Oskay’ın özellikle Atatürk’ün halkevinde kaldığı gece ile ilgili olarak günlüklerine kaydettiği notlar o günlerde yaşananlara ışık tutması açısından büyük önem taşıyor. Vali Oskay 13/7/1937 tarihinde dahiliye vekaletinden alınan bir telgrafnamede Atatürk’ün Bolu’ya geleceğinin haberini aldığını günlüğüne yazarak; “16/7/1934 Pazartesi sabahı Jandarma kumandanı Kemal Bey’le Gerede-Ankara hududuna Bolu’dan hareket Gazi hazretlerinin Kızılcıhamam’da kalması takarrür eylediği haberi alındığından huduttan Gerede’ye avdet edildi. Ertesi Salı sabahı Gerede’den Ankara hududuna gidildi.Saat tam on biri yirmi geçe Gazi hazretleri hududa geldi.Gerede’ye müteveccihen hareket olundu.Gerede'de Ramazan Dede Çamlık mevkiinde istirahat vakfesi tertip olunmuştu. Gazi Hazretleri burada biraz yemek yedikten sonra istirahata çekildi. Biraz sonra Gerede'den Bolu'ya doğru hareket edildi. Reşadiye Köyü'ne gelindi. Reşadiyeliler de bir istirahat vakfesini göl kenarında hazırlamışlardı. Reşadiye köyü şose üzerinde, gölün kenarında göze çarpacak derecede ufacık bir köydür. Bu köy, ilerisinde evvelce yanan "Çağa" köyünden birkaç hane halkının birkaç hane yaparak yerleşmesinden doğmuştu. Sonradan diğer köylerden de bazı aileler gelip bu rada yerleşmişlerdi. Geredeliler, kaza merkezini kaybetmek korkusuyla Reşadiye köyünün ilerlemesini istemiyorlardı.Fakat Reşadiye, merkezi bir vaziyette olduğu için ilerlemede devam ediyordu. Gazi Hazretleri'nin Reşadiye'de tevakkufları sırasında Çağa'dan gelip Reşadiye'de iskan olunan açık gözlüler "Reşadiye'nin" bir nahiyenin merkezi olmasını Gazi Hazretleri'nden istirham ettiler. Bu talep derhal kabul buyruldu ve nahiyenin isminin takılması müzakeresine başlanıldı. Nihayet Gazi Hazretleri "Yeni Çağa" olsun buyurdular. Nahiye teşkilatına ait resmi muamelenin ifasına hemen başlanılmasını Gazi Hazretleri birlikte bulunan Dahiliye Vekili Şükrü Kaya Bey'e ve bana emir verdiler. Ben de merkeze gelir gelmez nahiye teşkilatına ait muamelenin ifasına başladım. Evrakını da Ankara'ya Dahiliye Vekaleti'ne takdim eyledim. Reşadiye'den Bolu'ya doğru hareket olundu. Akşamüzeri Bolu'ya muvasalat olundu.Gazi Hazretleri'nin vilayet dahiline girdiği yerden itibaren geçeceği vilayet yollarının üzerinde jandarma devriyesi ve saklı olarak derelerde, yamaçlarda askeri devriyelerin bulunması talimatı iktizasından idi. Biz de bu talimatı tatbik ettik. Hakikaten Ankara hududundan Bolu'ya kadar şoselerde jandarmalardan başka bir sinek bile görülmedi” ifadelerine yer veriyor.

 

Gazi Hazretleri tahsis olunan dairesine çekildi

 

Atatürk Bolu’ya geldikten sonra Fırka dairesine indiklerini belirten Ali Rıza Oskay hatıratında şu ifadelere yer veriyor;“ Gazi Hazretleri tahsis olunan dairesine çekildi. Bina koridorunda Dahiliye Vekili Şükrü Kaya Bey kasaba kenarından misafirhaneye doğru gördüğü nöbetçilerden tutturarak bana "Allah'ın kırında Gazi Hazretleri'nin geçtiği yollarda askeri nöbetçileri olmadığı halde kasaba dâhilinde nöbetçiler ikamesindeki maksadı anlayamadım. Bu mesele kumandanlık tarafından mı yapıldı". Bunu söylerken vekil bey hiddetini de gizlemiyordu. Ben de cevaben "Efendim, kır yollarındaki tertibat riyasetim tahtındaki komisyon marifetiyle merkezden verilen talimat dairesinde yapılmıştır. Talimat, yollarda jandarmalar açıktan gezecek, askeri müfrezeler saklı kalacaktır diye direktif veriyor. Yollarda, derelerde, yamaçlarda asker mevcuttu. Halen de Bolu'dan, Düzce Kazası'ndan, Hendek hududuna kadar tertibat bu merkezdedir. Emrederseniz şimdi yollarda gizlenen müfrezelerin meydana çıkarılması emrini vereyim" dedim. O halde müsaade buyurun da gideyim, sözüyle harekete hazırlandığım sırada Cumhuriyet Riyaseti Muhafız Kıtası Kumandanı İsmail Hakkı Bey "Rıza Bey dur, gitme" deyince durdum. Beraberce vekil beyin yanma yanaştık. İsmail Hakkı Bey vekil beye "Rıza Bey'in hakkı var. Talimat bu merkezdedir. Askerler yollarda gezdirilecek olursa Gazi Hazretleri iyi görmez" suretindeki beyanatı üzerine mesele hal olundu. Vekil beyi haneme misafir aldım.

 

“Kadınların meb'us seçilmesi bahsi de açıldı”

 

17/18 salı akşamı, çarşamba gecesi fırka binasında bir ziyafet verildi. Ziyafette devair rüesası, asker ümerası, memleket ileri gelenleri, Gazi'nin evlatlığı Afet Hanım, Belediye Azasından Eczacı Faik Bey'in hanımı Behire Hanım vardı. Ben de refikam ile beraberdim. Bolu Belediye Reisi Reşat Bey tarafından hazırlanan ince saz takımı vardı. Masa başına geçildi. Rakı, bira, şerbetler ortaya kondu. Gazi Hazretleri de masanın başındadır. Gazi sağ tarafında Afet Hanım, sol tarafında bizim hanım, Afet Hanım'ın yanında Behire Hanım, refikam yanında ben vardım. Böyle alâ meratibihim dizilmişti. İnce saz dahi çalmakta devam ediyordu. Masa başında Gazi Hazretleri herkese birşey söylettirdi. Kadınların meb'us seçilmesi bahsi de açıldı. Bu bahis hoşa gitti. Nihayet Gazi Hazretleri bu masada kadınların da mebus seçilmesine karar verdi…

 

"Ya! Tren yapılacak öyle mi?

 

Ertesi 18/7/[1]934 Çarşamba günü saat dörtte Gazi Hazretleri maiyetleriyle Bolu'dan, Adapazarı'na doğru hareket etti. Bizim vilayet otomobili spor otomobil idi. Gazi'yi takip etmenin imkanı yoktu. Mamafih ben otomobil ile Hendek Kazası hududunda Kocaeli Valisi Eşref Bey ve refikleri tarafından Gazi Hazretleri'nin istikbal edildiği haberini aldım. Ve Gazi Hazretleri'nin selametle, sıhhatle bizim vilayetten ayrıldığını da anladım.

Hudutta biraz yorgunluğumu aldım. Oturdum. Hudutta iken Şükrü Kaya Bey de yetişti, geldi. O da otomobilini durdurttu. Ben de kendisine "Vazifem buraya kadar gelmekti, onu da yaptım" dedim. Gülüştük. Kendisini uğurladım gitti. Gazi Hazretleri Hendek hududuna geldiği vakit, İzmit Valisi Eşref Beyle aralarında bir konuşma olmuş diye haber aldım. Gazi Hazretleri Eşref Bey'e: Vali Bey, Bolu yollarını o kadar iyi bulmadım. Biraz sarsıldım. Sizin yollarınız acaba nasıldır? Vali de, "Bizim yollarımız daha fenadır, Adapazarı'ndan Bolu'ya tren yapılacağını işittiğimiz için, yolların tamiratını ihmal ettik" yolunda cevap verince: Gazi Hazretleri de "Ya! Tren yapılacak öyle mi? Bundan da yollar ihmal edildi. Ya! Öyle mi" diyerek çok kızmış. Hatta Adapazarı İstasyonunda trene binerken "Ya! Bolu'ya tren yapılacak" sözlerini hiddet eseri olarak tekrarlamış ve bundan münfailen İzmit Vilayeti'nden ayrılmış. Ve İzmit Valisi Eşref Bey de Açıklar livasına nakledilmiştir…

 

Güncelleme Tarihi: 17 Temmuz 2013, 20:59
YORUM EKLE
YORUMLAR
kaantika.com
kaantika.com - 6 yıl Önce

ali rıza oskay 1924 ve 1927 yılları arasında, ali rıza üner ise 1931-1934 yılları arasında bolu valiliği yapmışlardır. dolayısıyla haberde geçen bolu valisi ali rıza oskay değil ali rıza üner olmalıdır.

SIRADAKİ HABER

banner128

banner124