BURUK KUTLADIK

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün 91 yıl önce Türk ulusuna armağan ettiği Cumhuriyet Bayramını tüm Türkiye’de olduğu gibi Bolu’da buruk kutlandı. Hakkari’de şehit edilen 3 askerimizin ardından önceki gün Karaman’da 18 maden işçisinin 350 metre yerin altında su baskını nedeniyle mahsur kalması ve ölümle pençeleşmesi yüzünden törenler buruk geçti. Her iki olay nedeniyle Bolu’da törenlerde folklor gösterilerinin ardından Fener Alayı ile Cumhuriyet resepsiyonu iptal edildi.

 BURUK KUTLADIK

Haber: Kasım ŞAHİN – Semih BAYKAL

Türkiye genelinde olduğu gibi Bolu’da da Cumhuriyet Bayramı kutlamaları buruk şekilde kutlandı. Valilik binasında başlayan kutlama programı daha sonra Belediye Meydanında devam etti. Bolu Valisi Ahmet Zahteroğulları, Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz ve Garnizon Komutanı Tuğgeneral İsmail Güneşer, halkı ve askeri birliklerin bayramını kutladı. Törenlere CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan, Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Yurtseven, Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Selfet Giray, Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hayri Coşkun, Jandarma Alay Komutanı Albay Türker Yılmaz, İl Emniyet Müdürü Mustafa Kızılkaya, Vali Yardımcıları, daire müdürleri, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, askeri erkan ve öğrenciler katıldı.

Öğrencilerin günün anlam ve önemine dair şiirlerin okunmasının ardından Bolu Valisi Ahmet Zahteroğuları halka hitap ederek; “Huzurun, refahın, insan hak ve hürriyetlerinin, insani değerlerin, ahlakın, erdemin, faziletin bayramı! Halkın bayramı! Cumhuriyetin Bayramı! Cumhuriyet Bayramı! Bayramınız kutlu olsun!” dedi.

Vali Zahteroğulları konuşmasını şöyle sürdürdü; “Bir zamanlar biz de millet ki hem ne milletmişiz. Gelmişiz dünyaya milliyet nedir öğretmişiz. Dünyaya, millet nedir? Milliyet nedir? Medeniyet nedir? Adalet nedir? İnsanlık nedir? Öğretmiş bir milletin evlatları olarak, bu dünyada biz vardık, biz varız ve yine biz olacağız. Bu coğrafyada dün söz sahibi bizdik, yarın da yine inşallah biz olacağız. Bu topraklar çok savaş gördü. Çok ihanet gördü, işgal gördü, gecenin zifiri karanlıklarını da gördü. Ama sabaha olan ümidini hiç kaybetmedi. Çok şükür sabahları da gördü.

BİZ OYUNU BOZACAK GÜÇTEYİZ

Bu millete ihanet edenlerse; ya o karanlıklarda boğulup gittiler, ya da hala aydınlığa hasret yaşıyorlar. Bugün ihanet edenlerin de, aslan gibi yiğitlerin karşısına çıkma cesareti bile gösteremeyerek, pusu kuran, kalleşçe arkadan vuran hainlerin de, emin olun akıbeti farklı olmayacaktır. Emin olun biz oyunu bozacak güçteyiz ve bozacağız. Asla yılmayacağız, yıkılmayacağız! Bu coğrafyada ayakta kalmanın, dimdik durmanın kolay olmadığını bilerek daha çok çalışacak, daha çok üreteceğiz. Her alanda güçlü olacağız. Bir yandan eğitim seviyemizi ve kalitesini yükseltirken, diğer yandan 2 katrilyon dolar GSYH, 500 milyar dolar ihracat ve 20 bin dolar kişi başı gelirle dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olacağız.

Bir yandan demokrasimizi daha çok geliştirirken diğer yandan insanımız için en ileri insan hakları, refah ve huzur ortamını temin edeceğiz. Zira, hedeflenen ekonomik ve sosyal kalkınma, ancak hür ve özgür bir ortamda sağlanabilir. Daha ileri demokrasi, daha yaygın sosyal adalet ve daha güvenilir bir adalet sistemi ile gerçek anlamda demokratik, laik ve sosyal hukuk devletini mutlaka yakalayacağız. Cumhuriyet tarihimiz buna şahittir ki biz en yüksek ekonomik ve sosyal kalkınma hızını demokrasimizi iyi işlettiğimiz dönemlerde yakaladık.

 

DEMOKRASİSİZ CUMHURİYETTEN ASLA SÖZ EDİLEMEZ

 

 

 

Cumhuriyet tarihimiz boyunca zaman zaman "Demokrasisiz" Cumhuriyet arzuları ve çabaları olmuştur. Ama bilinmelidir ki belki Cumhuriyetsiz Demokrasi olabilir ama Demokrasisiz Cumhuriyetten asla söz edilemez. Cumhuriyet milletin iradesi ve milletin kendi kendini idaresi ise zaten aksi de düşünülemez. Devlet bir toplumsal sözleşmenin ürünüdür. Devlet millet için vardır, bizler de millet için varız ve milletin hizmetkarlarıyız. Nitekim Atatürk 'de Cumhuriyeti ve demokrasiyi aynı anlamda kullanıyor ve diyor ki; "Cumhuriyet   rejimi   demek,   demokrasi   sistemiyle   devlet  şekli demektir" Demokrasi olmadan cumhuriyet özünden yoksun, içi boş bir kavramdır. Yine zaman zaman devlet ve milletin arasına mesafeler konulduğu, milletin devletine küstüğü, devletin milletine kızdığı dönemler de yaşadık. Ancak; yine Atatürk'ün ifadesiyle "Artık hükümetle millet arasında geçmişteki ayrılık kalmamıştır. Hükümet millet, millet hükümettir." Çoğulcu demokrasi ve demokratik cumhuriyet aynı zamanda milli birliğimizin de teminatıdır. Bu ülkeyi herkesin kendini özgürce ifade edebildiği, özgürlüklerini sınırsız kullanabildiği, özgürlüğünü kullanırken bir başkasının özgürlük alanını ihlal etmediği bir demokratik kültür, medeniyet düzeyi ve demokratik cumhuriyete kavuşturamadığımız sürece, bugün yaşamakta olduğumuz birçok ekonomik ve sosyal sorunun benzerlerini yaşamaya devam ederiz. Biz cehaleti eğitim ve bilimle, zihinlerdeki geri kalmışlığı ekonomik ve sosyal kalkınmayla, şiddeti ve haksızlığı adaletle yeneceğiz. Tüm bunları yapabilmek için de eksiksiz bir demokrasiyi ve demokratik cumhuriyeti hep birlikte inşa edeceğiz ve sahip çıkacağız. Bu duygu ve düşüncelerle Cumhuriyet Bayramınızı bir kez daha kutluyorum. Bu vatanı ve cumhuriyeti bize armağan eden başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere ecdadımızı, vatanımız ve milletimiz uğrunda canlarını feda eden şehitlerimizi, kahraman gazilerimizi minnet, rahmet ve şükranla anıyor, ülkemize ve milletimize nice mutlu ve huzurlu bayramlar diliyorum. Ancak bu bayramı yine hüzünlü kutluyoruz. Önce Hakkari'den 3 kahraman vatan evladının kalleşçe şehit edildiği haberi, peşinden Ermenek'ten gelen yerin 400 metre altında alın teri ile rızıklarını arayan 18 Vatan evladının madende mahsur kaldığı haberi yüreklerimizi acıttı. Bu nedenle hüzünlüyüz ancak Allah'dan ümit kesilmez umutlu bekleyişimiz devam ediyor. Allah'tan milletimize iki bayramı birden yaşatmasını diliyorum.




Güncelleme Tarihi: 29 Ekim 2014, 19:40
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128