seks hikayeleri escort kayseri escort istanbul altyazılı porno

BÜTÜN MESELE BOLU'NUN 6 DELEGESİ...

1 Kasım genel seçimlerinin ardından CHP Bolu il örgütünde başlayan tartışmalar ve mahkeme süreçleri, parti yöneticileri tarafından yapılan karşılıklı açıklamalarla arap saçına döndü. Bazı partililer dahil pek çok kişinin sorduğu; “Bu kavga nasıl ve neden başladı” sorusunu konunun muhataplarından birisi olan CHP Merkez İlçe Başkanı Hüseyin Yıkılmaz ile konuştuk. Yıkılmaz samimi cevaplarla sorularımızı yanıtlarken aynı zamanda Cumhuriyet Halk Partisi’nin son 10 yılını da değerlendirdi.

BÜTÜN MESELE BOLU'NUN 6 DELEGESİ...

RÖPORTAJ: FARUK ÇİDEM

FOTOĞRAF: SEMİH BAYKAL

 

Günlerdir Bolu kamuoyunun önünde gerçekleşen CHP il ve ilçe yönetimi arasındaki çatışmanın merak edilen pek çok yönü var. İl başkanı olduğu günden beri parti içinde bir ağabey ve toparlayıcı rolü olduğu söylenen CHP il başkanı Kazım Karsu’nun niçin Merkez ilçe yönetimine karşı savaş açtığı büyük bir soru işareti. Bu kavganın muhataplarından birisi olan Merkez ilçe başkanı Hüseyin Yıkılmaz ile hem bugünü hem de geçmişi uzun bir röportajla masaya yatırdık. Yıkılmaz sorduğumuz bütün sorulara samimi bir şekilde cevap verdi.

 Cumhuriyet Halk Partisi’nde başlayan bu kavganın bir mazisi var mı?

 -Bu süreç 3 yıl önce bizim olağanüstü kongrede seçilmemizle başladı. 2014 belediye başkan adaylarının ön seçimle belirlenmesinde kaynaklı ilçe yönetim kurulu istifalar nedeniyle düşmüştü. Ardından da il yönetimi istifalar nedeniyle düştü. Bu süreçte ben ilçe yönetim kurulu başkanlığına aday oldum ve kazandık. Ardından ön seçim yapıldı ve Mehtap hanım belediye başkan adayı oldu. İl başkanlığı seçimi yapıldı ve bizim desteklediğimiz Haşim Ulusoy seçilemedi. Kazım bey ilçelerden gelen destekle kıl payı il başkanlığını kazandı. Kazım beyin il başkanlığına hazırlanma süreci enteresandır çünkü kendisi siyasetin artık dışında olan ve kendi işiyle ilgilenen bir konumdaydı. Ama kendisini bir gecede ikna ettiler ve yine bir gecede oluşan il yönetimiyle bugünlere kadar geldik. Kazım beyin il başkanı olduğu kuruluş ve kongre süreci Mehtap hanımın belediye başkanlığına karşıydı. Mehtap hanımdan başka belediye başkanlığına Yüksel Ceylan ve Cahit Çıngı da adaydı. Kazım bey ve yanındaki ekip Cahit Çıngı’yı destekliyorlardı. Mehtap Mısırlıoğlu’nun adaylığı kesinleşince bazı çalışmalara katıldılar ama çoğunlukla ayakları geri geri giderek yaptılar bu çalışmaları. Sonuç itibariyle yerel seçimleri yaklaşık 9 bin oy farkıyla kaybettik.

 Peki, bu grup Özcan’ın aleyhinde de bir çalışma yürüttü mü?

 Ardından genel seçimler geldi ve bir ön seçim süreci başladı. 7 adayın yarıştığı ön seçimlerde aynı ekip önce Özaydın Çetin’i destekleyeceklerdi fakat İstanbul’dan gelen Burak Cop’un farklı söylemleri olması sebebiyle onun üzerinde yoğunlaştılar. Burada da bütün kurgu Tanju Özcan’ın birinci sıra adayı olmaması üzerine kurulmuştu.

 Geçmişte de parti içinde bu tür olaylar yaşandı mı?

 - 2004 yılında Yüksel Ceylan’ın başkanlığı kaybettiği zaman il başkanı Cahit Çıngı’ydı. Yine benzer çatışmalar vardı ve o dönemim il başkanı Cahit Çıngı ve belediye başkanlığı için istifa eden Nihat Başer’in, Yüksel Ceylan’ın kaybetmesi için Alaaddin Yılmaz, Yılmaz Becikoğlu, Nihat Başer ve Cahit Çıngı ile birlikte Becikoğlu’nun ofisinde defalarca görüşme yaptıkları gazetelerde o dönem yazıldı. Bu yazılanlarla ilgili ne bir tekzip ne de bir yalanlama yapılmadı. Baktığımız zaman 2004 yılındaki figürler 2015’te yine iş başındalar. Yine Cahit Çıngı yine Nihat Başer, Yüksel Ceylan’la birlikte. Yan yana geldiklerinde turşu kuramayacak insanlar Kazım beyin benzin istasyonunda toplanıp bizim görevden alındığımız gece fotoğraf veriyorlar. Sanki bir zafer gösterisi gibi.

 İl yönetimini size karşı bu kadar düşman eden şey ne?

 Bu mücadele bizim üzerimizden sürdürülüyor gibi görünüyor ama asıl mesele genel başkanlık yarışı. Bütün bu olanların asıl kaynağı seçilecek olan 6 tane kurultay delegesinin CHP Genel Başkanlık yarışında kime oy vereceği. Ve tabiî ki bu 6 delegenin kimler olacağı. Siyasette şöyle bir şey vardır; merkez ilçe kongresini alanlar çok büyük ihtimalle kurultay delegelerini de belirlerler. Çünkü kurultay delegelerini seçmek için gönderdiğimiz merkez ilçe temsilci sayısı 131 kişi. Diğer ilçelerden gelen ise 50-60 kişi. Yani sonuç olarak kurultaya gidecek 6 delegeyi belirleyen büyük oranda merkez ilçenin delegeleridir.

 Delege seçimlerine sürekli itiraz ediliyor, bu ne zamana kadar devam edecek?

 Bin kez de seçim olsa bininde de ben bu seçimlerden galip çıkarım. Çünkü benim üye bazında bir karşılığım var. İl başkanı üyeleri tanımıyor, ne düğününe gitmişsin ne cenazesine. Partiye gelen üyeye “buyurun kime bakmıştınız” derseniz üyelerde bir karşılığınız kalmaz. Ben tüzüğe bakarım hakime hanım bilmiyor derseniz gülünç duruma düşersiniz. İkinci kez yapılan delege seçimlerine de itiraz ettiler. Pazartesi ya da Salı günü il seçim hakimi delege seçimi geçerli midir değil midir diye karar verecek. Eğer iptal edilir ve biz görevimizde kalırsak seçimi tekrarlayacağız. Kemal Sunal’ın “davacı” filmine dönen komik bir hal aldı.

Normal şartlar altında bugün bizim Parti ilçe kongremizi yapmamız gerekiyordu. Ama bu itirazlardan dolayı delege seçimini yapamadığımız için kongremizi 5 Aralık tarihine erteledik. Umarım yine bir engelleme çıkmaz da kongremizi yapabiliriz.

 Genel Merkez’in bu kavgaya bir son verme niyeti yok mu?

 Süreç böyle devam ederse son noktayı sanırım genel merkez koyacak. Ya il yönetimini ya da bizi ama büyük ihtimalle bizi görevden alacak. Biz şu anda Tanju Özcan ile yan yana duruyormuşuz gibi görünüyor. İlçe yönetiminin ayrı bir organ olduğunu kimse göz önüne almıyor. Özcan bu partinin vekili, ona rağmen genel merkez bizi yönetimden almak gibi karar alır mı bilmiyorum. Bizi yönetimden alırlarsa 1 ay içinde kongre yapılması zorunlu. Bu sıkışık takvimde nasıl bir yol izlenir bilmiyorum. 6 Aralık’ta il kongreleri yapılması gerekiyor. Ve bu tarihler ertelenirse ciddi yaptırımları var, o nedenle geçici heyet de atansa 6 Aralık’a kadar ilçe kongrelerini tamamlamamız gerekiyor.

 Merkez ilçe yönetimi ile Tanju Özcan’ın aynı siyasi hatta ilerlemediği biliniyor ama bu süreçte yan yana durmanız neye bağlı? Haklı ya da haksız ayrımı mı yaptınız?

 Burada haklı olan sadece merkez ilçe yönetim kurulu ve onun başında olan benim. Mağdur olan biziz ve bizim üzerimizden bir siyaset yürütülüyor. Tanju Özcan, Muharrem İnce tarafında olduğunu belirten bir beyanda bulunmamış olsa biz bunların hiçbirini yaşamazdık. Tanju Özcan şu anki genel başkandan yana bir tavır almış olsaydı biz bugün (Pazartesi) kongremizi yapıyor olurduk. Onun farklı bir tavır alması bütün şimşekleri üzerine çekmesine sebep oldu. Özcan’dan beklenen, bu muhalif arkadaşlara danışıp açıklamalarda bulunmasıydı.

Kurultaya gidecek olan delegelerde bizim ağırlığımızın olduğunu hem genel merkez hem Özcan hem de il yönetimi biliyor. Beni görevden alanın yanında olmam söz konusu olamayacağına göre Özcan’la birlikte gibi bir hale düştük. Ve delegelerin büyük teveccühü ile seçilmiş bir başkan olarak mağdur oldum.

 Hakkınızı sonuna kadar arayacak mısınız yoksa lanet olsun mu diyeceksiniz?

 Kesinlikle “lanet olsun, ben partiye küstüm” gibi bir cümle duyamayacaksınız. Sonuna kadar hukuki yollardan hakkımı savunacağım. Bir imza kampanyası başlattım ve topladığım imzalarla geniş bir partili kitleyle genel merkeze gideceğiz. Gerekirse açlık grevi de yapacağımı da söyleyebilirim.

 Delege seçimlerinde bir tabuyu yıktınız. “Partinin baronları” dediğiniz kişiler delege olamadı. Bunun yaşanan kavgaların bir sebebi olduğunu düşünüyor musunuz?

 Tabiî ki bu da yaşananların bir tarafı. Yıllardır bakın delege listelerine hep aynı kişiler. İnsanlar isimlerinin önündeki unvandan dolayı, haberleri bile yokken delege olarak yazılıyorlardı. Ben delege seçimlerinden çok önce de her yerde belirttim. Kim bu partiye destek veriyorsa, kar kış demeden seçimlere katılıyorsa o insanlar delege olacak dedim. Ama bu arkadaşlar delege olanları “çerden çöpten kişiler” olarak değerlendiriyorlar. Evet, partide bir tabu yıkıldı. İnsanlar unvanlarına göre değil partiye kattıkları değerlere göre partide görev alacaklar.

 Özcan’ın il başkanlığı sonrasında parti de il başkanlığında siyasi bir boşluk oluştu. Kazım Karsu’nun 3 yıllık başkanlık sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz?

 Tanju Özcan kendisini büyütürken partiyi de büyüttü. Bu süreçte yanında biz de vardık. Özcan, belediye meclis üyesi olduğu günden itibaren Bolu’da CHP adına ciddi bir siyaset yaptı. Bolu’da muhalefeti ciddi orandan büyüttü.

Kazım bey 3 yıldır il başkanımız ama Alaaddin Yılmaz ile ilgili tek bir açıklamasını bulamazsınız. Sebebi ise tamamen ticari kaygılardan dolayı. Benzin istasyonuma zabıta gelebilir, oğlumun inşaatlarının ruhsatı çıkmayabilir kaygıları vardır. Bu ilin belediye başkanı yada kurum müdürleri bir iş yaparken acaba CHP buna ne der diye tereddüt etmeli. Benim AKP ile mahkemelik olmadığım tek organ kadın kollarıdır. Onlarca davam var. İl başkanı olarak bir şey yapmıyorsanız bizim yaptıklarımıza da engel olmayın. Her yaptığım suç duyurusu öncesinde il başkanına söyledim ama sürekli beni geri çevirmek yada ertelemek için elinden geleni yaptı. Burada insanların dükkanları taşlanırken il başkanı tatildeydi. Korkarak siyaset yapılmaz, bu konuda Tanju Özcan’ın da ciddi eksiği var. 

Güncelleme Tarihi: 23 Kasım 2015, 18:15
YORUM EKLE
YORUMLAR
HASAN USTA
HASAN USTA - 4 yıl Önce

ilçe başkanı böyle olur ne kadar söylenmeyecek sözler varsa bülbül gibi şakıtmış akp bile bu kadar atlatamaz

chp li
chp li - 4 yıl Önce

1- yerel seçimleri 9 bim oyla kaybettik demişsiniz bunda sizin payınız nedir? merkez ilçeden siz sorumlu değilmiydiniz, belediye başkan yard. ilan etmiştiniz kendinizi şimdi neden diğer insanları suçluyorsunuz
2- görevden alınacağınız kesin sizi greve davet ediyorum sonuc müspet olur inşallah.
3- üye bazında karşılığınız!!! fazlası ile var biliyoruz hangi üyelerle ne ilişkiler olduğunu
4- akp gibi bülent arınç gibi gördüm sizi mağdurum iktidarım ama mağdur olan benim
5- partinin baronlarının etkisi ile il başkanı beni görevden aldı dediniz şimdi 360 derece çark genel merkez görevden aldı diyorsunuz
6- kazım karsu ticari olarak yeterli doygunluğa erişmiş birisi neden polemiğe girsin polemik sizin işiniz önemli olan saygınlığı ve seviyeyi korumak değil mi?
7- akp li arkadaşlar sizi tekrar ilçe başkanı olarak görmek isterler dedikodu ile ona buna saldırma ile siyaset yapılmaz yapılırsa ki sizin tarzınız bu yerel seçimde 9 bin gibi genel seçimde de 1 milletvekilini zor kurtarırsınız.

SAMİ
SAMİ - 4 yıl Önce

üyelere soruyorum blok li̇stemi̇ çarşaf li̇stemi̇ demolrati̇k,acaba hangi̇si̇ faşi̇st yada sosyali̇st düşünceni̇n ürünü

ali
ali - 4 yıl Önce

çarşaf liste tabiki blok liste faşizm ürünü

SIRADAKİ HABER

banner129