Cancan’dan meme kanserine karşı hayat kurtaracak uyarılar!

“Meme kanserine karşı erken teşhis ve tedavi yöntemleri Bolu’da mümkün”

Cancan’dan meme kanserine karşı hayat kurtaracak uyarılar!
İzzet Baysal Devlet Hastanesi Başhekim Yardımcısı ve Genel Cerrahi Uzmanı Op.Dr. Gülden Cancan, “Her 8 kadından 1’inin yakalanma riski bulunan meme kanserinde erken teşhis hayat kurtarıyor. Bu nedenle özellikle 40 yaşından sonra her kadın tedbirli olmalı ve düzenli olarak hekim kontrolünden geçmeli. Meme kanserine karşı bugün Amerika’da uygulanan tedavi yöntemlerini ve gelişmiş sağlık teknolojisini Köroğlu Ünitemizde hastalarımıza sunabiliyoruz” dedi.
 
İzzet Baysal Devlet Hastanesi Başhekim Yardımcısı Op. Dr. Gülden Cancan, hastane yöneticiliği görevi yanı sıra bundan böyle Genel Cerrahi Uzmanı olarak Köroğlu Ünitesi’nde poliklinik ve ameliyat hizmeti de verecek.
Doktorluk lisansını Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi Uzmanlığını ise Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde tamamlayan Cancan, yaklaşık 1 yıl önce uzman hekim olarak görev yapmaya başladığı Bolu’da İzzet Baysal Devlet Hastanesi’nde Başhekim Yardımcısı olarak görev yapıyor.
 
“MEME KANSERİNE KARŞI AMERİKA’DA UYGULANAN TEDAVİ YÖNTEMLERİ BOLU’DA MEVCUT”
Hekimliği süresince özellikle meme kanseriyle mücadelede ön plana çıkan çalışmalara imza atan Cancan, alanda geçmişteki başarılı çalışmalarını özetledi. Cancan açıklamalarında, “Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde meme cerrahisi kliniğinde görev aldım. Özellikle ilgilendiğim bir konu olduğu için de, Amerika Birleşik Devletleri’nde Houston’da Md Anderson Kanser Merkezi’nde Meme Kanseri ve Rekonstrüksiyonu üzerine gözlem yaptım. Burada, Cerrahpaşa’da aldığımız eğitimle Amerika’da gerçekleşen müdahalelerin aynı olduğunu, küçük farklılıklar dışında ekstra değişikliğin olmadığını gözlemledim. Bu müdahalelerin aynısının Bolu’da Köroğlu Ünitemizde de gerçekleştirebildiğimizi ifade edebilirim” diye konuştu.
 
KANSER NEDENLİ ÖLÜMLERDE MEME KANSERİ İKİNCİ SIRADA
Cancan, meme kanseri hakkında yaptığı tanımlamada, şunları söyledi: “Meme kanseri, memenin süt bezlerinde ve üretilen sütü meme başına taşıyan kanalları döşeyen hücreler arasında, çeşitli etkenler sonucu kontrolsüz şekilde çoğalan ve başka organlara yayılma potansiyeli taşıyan hücrelerden meydana gelen tümöral oluşumdur. Meme kanserine hangi etkenlerin neden olduğu kesin olarak bilinmiyor. Bazı kadınlarda genetik yatkınlık oluşturan gen mutasyonları (genlerde kansere eğilim yaratan bozukluklar) meme kanseri riskini artırırken, diğerleri kadın olmak dışında bir risk faktörü taşımıyor. Tüm kanser türlerine bağlı ölümler arasında, meme kanserine bağlı ölümler, ikinci sırada yer alıyor.”
 
HER 8 KADINDAN 1’İ MEME KANSERİ ADAYI
Açıklamalarının devamında, meme kanseri konusunda kadınlara uyarılarda bulunan Cancan, şöyle konuştu: “Türkiye’de meme kanserine yakalanma oranı bir hayli yüksek. Nedenleri belirsiz, üzerine araştırma çalışmaları devam ediyor. İstatistiklere göre, her 8 kadından 1’i meme kanseri adayı. Bu nedenle kadınlara 40 yaşından sonra, her 2 yılda bir, hekim kontrolünden geçmelerini, mamografi ve ultrason çekilmelerini öneriyorum. 50 yaşından sonra da kadınlar her yıl genel cerrahi uzmanına kontrol olmalıdırlar.
Meme kanseri erken teşhis edilirse tedavisi olan bir hastalıktır. O nedenle hastalığın tedavisinde erken teşhis hayati önem taşımaktadır. Meme kanseri sistemik bir hastalık olarak kabul ediliyor. Sadece cerrahi değil, kemoterapi ve radyoterapiyle de hastalığı ele alma ve yok etme başarısı mevcut. Erken teşhiste kitle henüz ele bile gelmezken radyolojik olarak tespit edebiliyor, memenin tamamının alınmadan da, meme koruyucu cerrahi tekniğiyle hastayı kanserden arındırabiliyoruz. Patoloji sonucu sonrasında da gerekirse hormon tedavisi, kemoterapi ve radyoterapiyi devreye sokuyoruz. Bu sürecin ayrıntılarını hastalarımızla paylaşarak, tedavinin seyrini hastalarımızla ortak kararlar alarak veriyoruz.”
 
“MEME KANSERİ TEŞHİSİNDE KULLANILAN GELİŞMİŞ SAĞLIK TEKNOLOJİSİ KÖROĞLU ÜNİTESİ’NDE MEVCUT”
Cancan, meme kanseri teşhisinde kullanılan gelişmiş tüm sağlık teknolojilerine ünitelerinde sahip olduklarını ve hastalara hizmet verdiklerini vurgulayarak, “Meme kanseri ile mücadele de gerekli tüm teknik cihaz ve donanımlar Köroğlu Ünitemizde mevcut. Bu hastalıkla karşı karşıya kalan hastaların başka bir şehre taşınmalarına gerek kalmadan müdahale de bulunabileceğimiz imkanlara Köroğlu Ünitemizde sahibiz. Özellikle meme kanseri teşhisinde son gelişmiş teknolojiye sahip, biyopsi yapabilen, tomosentezli ve combo çekim özellikleri bulunan digital Mamografi ve ultrason cihazlarımız Köroğlu Ünitemizde mevcut. Gereklilik halinde teşhiste hastaya ünitemizde meme MR’ı da çektiriyoruz” ifadelerini kullandı.
 
MEME KANSERİ TEŞHİSİNDE HAYAT KURTARABİLECEK ÖNEMLİ UYARILAR
Açıklamalarının son bölümünde, meme kanserinin erken teşhisinde kadınlara da düşen görevler de bulunduğunun altını çizen Cancan, kadınlara meme kanserinin teşhisinde hayat kurtaracak uyarılarını şöyle sıraladı: “Aile bireylerinde ya da kendi geçmişinde kanser öyküsü bulunan kadınlar kansere karşı daha dikkatli olmalılar. Özellikle 40 yaşını geçen kadınların kontrolden geçmelerini özellikle tavsiye ediyorum. Ha keza, menopoza girmiş tüm kadınlar da meme muayenesinden geçmeliler ve rutin kontrollerden geçmeliler.
Tüm bunların dışında, kadınlar elle kendilerini muayene edebilirler. Koltuk altlarını yine elle kontrol edebilirler. Memede ellerine kitle geliyorsa, meme başında içe doğru çekilme, çökme, meme başı derisinde değişiklikler (soyulma, kabuklanma), meme cildinde yara veya kızarıklık, memede büyüme, akıntı, şekil bozukluğu veya asimetri söz konusuysa, kadınlar derhal bir genel cerrahi uzmanına başvurmalılar.” HABER MERKEZİ


Güncelleme Tarihi: 14 Mart 2016, 17:51
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128