Çatladıoğlu “Huzurevi yapmak istiyoruz, Destek verilmiyor”

Çatladıoğlu gıda ihtiyaç maddeleri ticaret ve pazarlama LTD. ŞTİ. Sahibi, İzzet Baysal Vakfı Mütevelli Heyeti üyesi ve Hayır İşleri Vakfı üyesi Şevket Çatladıoğlu, yaptığımız özel röportaj da çarpıcı açıklamalarda bulundu. Çatladıoğlu; " Bolu'ya bir huzurevi yapmak istiyoruz. Ama Bolu'yu yönetenler ve Milletvekilleri 5 yıldan beri bize verdikleri sözleri tutmuyorlar" dedi.

 Çatladıoğlu “Huzurevi yapmak istiyoruz, Destek verilmiyor”

Özel Haber- Röportaj: Semih BAYKAL

Çatladıoğlu, 5 yıldan beri Hayır İşleri Vakfı senedinde bir huzurevi yapma projesinin olduğunu, bu konuda Bolu'yu yönetenlerin ve Milletvekillerinin verdikleri sözlerde durmadıklarını açıklayarak şunları söyledi; " Hayır İşleri Vakfında da vakıf senedinde yazılı olan bir huzurevi yapma arzumuz var. Fakat bu konuda 5 yıldan beri şu anki Bolu'yu yönetenler ve Milletvekilleri dahil olmak üzere verilmiş oldukları sözlerin hiç birini yerine getirmediler. Milletvekillerimizden birisiyle de bu konuda baya bir tartışma yaşadık. Biz sadece onlardan bir tane arsa vermelerini rica ettik. Bu arsayı verdikleri taktirde biz Bolu'ya bir huzur evi yapmak arzusundayız" diye söyledi.

 

"HUZUREVLERİNİN İNSANLARIN YAŞADIĞI ALANLARA YAKIN OLMASINI İSTİYORUZ"

 

Yapmak istedikleri huzurevinin insanların yaşadığı alanlara yakın olmasını istediklerini ifade eden Çatladıoğlu; " Huzurevlerinin insanların yaşadığı alanlara yakın olmasını isteyen bir düşünce tarzındayım. Allah rahmet eylesin İzzet babamızın yaptırmış olduğu huzurevi çok güzel ama insanlardan ayrı olduğu için insanlarla münasebetleri huzurevi sakinlerinin çok zayıf. Ramazan ayında huzurevinde kalanlar camiye geldiği zaman oturalım bir çay içelim diyemiyoruz. Çünkü servis hemen marşa basıyor ve gidiyor. Dolayısıyla bizim düşüncemiz insanlara yakın gerektiğinde insanlarla beraber olabilecek bir mekanda huzurevi yapmak. Toplumda ataerkil ve anaerkil aileler bozulduğu için çekirdek ailelere dönüştü. İnsanlar artık huzurevlerinde daha huzurlu, yaşıtlarıyla muhabbet edebileceği, günlerini geçirebileceği yerler arzu ediyorlar diye düşünüyoruz" diye ifade etti.

 

"BOLU'NUN EN İYİ PATATESİ ÇAKMAKLAR YAYLASI'NIN PATATESİDİR"

 

Bir zamanlar Çakmaklar Yaylası Patatesinin Bolu'nun en ünlü patatesi olduğundan bahseden ve bunu geri kazandırmak için özellikle Şerafettin Erbayram'ın çok büyük çalışmalar yaptığını anlatan Çatladıoğlu; " Çakmaklar yaylası patatesi bir zamanlar Bolu'da çok meşhurdu. Fakat son gelişmelerle ve profesyonel ekimle birlikte dışarıdan patates tohumları ithal edilmeye başlayınca bu kayboldu. Ama Çakmaklar Yaylası patatesiyle ilgili Sayın Şerafettin Erbayram çok ciddi çalışmalar yaptı. Yapmış olduğu çalışmalar neticesinde 30-35 yıl öncesinde Bolu'dan götürülen bir tohumu yine aynı şartlarda ekilerek ve muhafaza edilen tohumu bulup Bolu'ya getirdi. Biz de o tohumu test ettik. Bu patatesin özelliği Şeref ağabeyin araştırmaları neticesinde nişastası dah fazla kuruma oranı daha fazla olan bir patates olduğu ortaya çıktı. Zannediyorum bu patates bir kaç yıl içerisinde Bolu'da tekrar ekilmeye başlanacağını düşünüyorum. Çünkü Şeref beyin bu konudaki gayretleri, öncülüğü çok takdire şayandır" diye anlattı. Ayrıca Çakmaklar Yaylası Patatesiyle ilgili rahmetli dedesinin yaşadığı bir anısından bahseden Çatladıoğlu; " Bu patatesle ilgili rahmetli dedemin bir anısını anlatmak isterim. Bu patates çok bilindiği için rahmetli dedem pazarda gezerken patates satan bir kadını görüyor. Yaklaşıyor diyor ki, kızım bu nerenin patatesi? Kız da Çakmaklar yaylasının patatesi diyor. Dedem kızı tanımıyor ve soruyor, kızım sen çakmaklardan kimlerdensin diyor. Kız da ben Kara Hacı'nın geliniyim diyor. Dedem de şaşırıyor. Çünkü dedemin kendisi Kara Hacı dır. Dedemin 4 tane gelini var bu kız onlardan birisi değil. Bunu üzerine dedem saol kızım diyerek oradan ayrılıyor. Bu anı halen daha aile arasında espritüel şekilde anlatılır" diye bahsetti.

 

" TURİZMLE SANAYİNİN AYRI OLMASI DÜŞÜNÜLEMEZ"

 

Bir Dönem Ticaret Odası Başkanlığı da yapan Çatladıoğlu, geçmişten günümüze kadar değişen Bolu'nun ticaretini değerlendirdi. Çatladıoğlu; " Şimdi Bolu'da ticaret çok değişti. Özellikle çağın koşullarına göre gelişen rekabet sektörü, ulusal ve yerel perakende mağazalar yerli halkı oldukça rahatsız etti. Tabi bunda yerli satıcıların ihmali var. Bunlar kendilerini geliştirmediler. Geliştirmedikleri için rekabet koşullarından uzak kaldılar. Tabi Bolu'da turizm mi?, ticaret mi?, sanayi mi? Tartışması 1970'li yıllardan beri devam ediyor. Şuan ki yönetiminde iddiası turizm şeklindedir. Ama turizmle sanayinin ayrı olması düşünülemez. Çünkü yurt dışında bile turizmle sanayi iç içedir. Bunu çok iyi düşünüp, çok iyi hesaplamaları lazımdır" diye değerlendirdi.

" BOLU ÇOK ZOR  DURUMDA"

 

Bolu'nun son durumuyla ve gelecekte nasıl bir Bolu hayal ettiğini açıklayan Çatladıoğlu; "  Bana Bolu'yu tarif et dedikleri zaman önünüze bir tabak alın derim. Tabağın ortasına bir tane yumurta koyun. Burası hisar tepesi, kenarları ova, kafanızı nereye çevirirseniz çevirin ormanı, yeşili göreceğiniz bir yer derim. Dünya'nın hiç bir yerinde böyle bir yer yoktur. Ama biz ne yaptık? O alanları inşaatta açtık. Osmanlı'da dağlık, kırsal kesimlere yerleşimi biz merkezlere taşıdık. Bolu bana göre çok zor bir durumdadır. Çünkü şehir içine giremiyorsunuz, girdiğiniz zaman çıkamıyorsunuz ve iş için indiğiniz zaman arabanızı park edecek yer bulamıyorsunuz. Bu büyük bir sıkıntı Dünya'nın her yerinde, gelişmiş ülkelerde yaşayan insanlar şehir merkezlerini akşamdan sonra varoş olarak görüyorlar ve şehir dışına çıkıyor. Ama biz de tam tersine ovaları bitiriyoruz. Bu arada Ziraatla ilgili bir takım gelişmelerden söz ediliyor. Bunları okuyoruz ceviz, karpuz projesi gibi bir sürü şeylerden bahsediliyor. Yeni sulama alanlarında bahsediliyor. Ben merak ediyorum bunlar nerede, hangi alanlarda ve kimler tarafından yapılacak? Çünkü ova denilen bir yer kalmadı gibi bir şey.  Bugün sulama kanallarının etrafı tamamen evlerle doldu. Ben böyle bir Bolu düşünmüyorum. Bence Bolu biraz daha dışarı da ama şehir ve ekilecek alanların kurtarılması gerektiğini düşünüyorum" diye açıkladı.

Güncelleme Tarihi: 08 Ocak 2015, 19:02
YORUM EKLE
YORUMLAR
Ulaş Karadaş
Ulaş Karadaş - 6 yıl Önce

izzet baysal vakfına kıbrıscık belediyesi ilçe merkezinde istediği yerden arsa verir, hemde bedavaya gelsinler kıbrıscık'a huzur evini yapsınlar, kıbrıscıkın havası da suyu da temiz, yaşlılar huzurlu bir şekilde yaşar, boluolay gazetesi olarak bu düşüncemi sayın şevket çatladıoğlu beye iletirseniz memnun olunur. saygılarımla

FEYZULLAH DEMİR
FEYZULLAH DEMİR - 6 yıl Önce

sn.çatladıoğlunu kutluyorum.çok güzel bir düşünce. inşallah en kısa sürede muvaffak olur.hayir sahi̇pleri̇ne duyurulur.

SIRADAKİ HABER

banner128