Defile’de Anadolu rüzgarı esti

AİBÜ Bolu Meslek Yüksek Okulu’nun ev sahipliğini yaptığı Tekstil ve Bez temalı defile izleyenleri mini bir Anadolu turuna çıkardı. Defileye katılım ve ilgi oldukça yoğun oldu.     Haber; Duygu Kaya...

Defile’de Anadolu rüzgarı esti

AİBÜ Bolu Meslek Yüksek Okulu’nun ev sahipliğini yaptığı Tekstil ve Bez temalı defile izleyenleri mini bir Anadolu turuna çıkardı. Defileye katılım ve ilgi oldukça yoğun oldu.

 

 

Haber; Duygu Kaya

 

Abant İzzet Baysal Üniversitesi Bolu Melek Yüksekokulu 20.yıl etkinlikleri kapsamında Meslek Yüksekokulu Konferans Salonu’nda ‘’Bugün Eski Zaman’’ başlıklı bir etkinlik gerçekleştirildi. Programın açılış konuşmasını ‘’Anadolu Coğrafyasında Tekstil ve Bez’’ temalı konuşmasıyla Marmara Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Tekstil Bölümü öğretim görevlisi Prof. Dr Mehmet Akalın yaptı, Akalın’dan sonra AİBÜ Bolu Meslek Yüksekokulu Tekstil, Giyim, Ayakkabı ve Deri Bölümü öğretim görevlisi Yrd. Doç. Dr Filiz Akın ‘’Göynük Kabalar Basmasının Dünü Bugünü ve Yarını’’konulu konferans verdi. Marmara Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Tekstil Eğitimi Bölümü Arş. Gör. Meral Akkaya’nın koreografisini tasarladığı “Bugün Eski Zaman Defilesi” ise izleyicilerden büyük ilgi topladı.

                                

Yöresel dokumaların yozlaşması üzücüdür

 

Prof. Dr Mehmet Akalın yaptığı konuşmada tekstil ve hazır giyimin geçmişinden bahsetti Akalın; ‘’Yıllar içerisinde beze ilgi duymaya başladım ve kendimi geliştirdim. Bezin nereye gittiğini, nelerden etkilendiğini biliyorum. Dokuma tezgâhlarının yavaş yavaş pabucu dam atıldı. Dünyadaki en eski bez Anadolu coğrafyasında oluşmuştur. Örnek verecek olursak tarihte Denizli’de Beyce Sultan, Mersin’de Yumruk tepe ve Çatalhöyük’te kumaş kalıntılarına rastlanmıştır. Anadolu’da ki bez çeşitlerine örnek verirsek ‘’ Kandıra bezi, Boyabat çam bezi, Bolu göynük tokalı örtüsü, Adana sevanı, şolşapiği… Bu kadar çok zenginliğimiz varken yöresel dokumaların yozlaşması üzücüdür. Yozlaşmanın dışında eski dokumaların yurtdışına götürülmesi, camilerde artan hırsızlıkta dokumaların kaybolmasının önemli bir sebebidir.’’ Şeklinde konuştu.

 

Anadolu Basma Kalıpların Yurduydu

 

Yrd. Doç. Dr Filiz Akın ise bezlerin dünü bugünü konusunda bir konuşma yaptı ve hazırlanan slayt gösterisiyle de eski basma kalıpların tanıtımını yaptı. Akın; ‘’9 bin yıl önce Anadolu’da insanlar kil ve taş üzerine desen yapmış. Osmanlı’da ise Surname’de basmacıların kalıplarla düz kumaşlar üzerine renkli baskılar yapıldığı anlatılmaktadır. Halen Topkapı Sarayı Müzesi’nde bulunan 3.Murat’a ait mavi kaftanın ipek astarı üzerine ay motifleri, yüzünde de büyük altın beneklerin basıldığı görülmektedir. Yazma eski adetlerimizde düğünden ölüme, kültürümüzün bir parçasını oluşturmaktadır. Eskiden düğün davetiyesi olarak evlere yazma gönderilir, desenlerine çeşitli anlamlar yüklenirdi. Bu yazmalarda özellikle elmalı desenin kullanıldığı, analı-babalı kızın yazmasının tam elmalı, öksüz kızın yazmasının ise yarım elmalı olduğu bilinmektedir.’Yarım elmalı, gönül almalı’ sözünün de buradan geldiği düşünülmektedir. Osmanlı’da sadece tokat yöresi el sanatlarında gelişmiştir. Güzel gelirler elde edilmeye başlandıkça diğer yörelerde de yazmacılık gelişmiştir. Fakat Sanayi Devrimi, 1.Dünya Savaşı gibi büyük olaylar ile geleneksel el sanatları değer kaybetmeye başlamıştır. Makineleşmeyle beraber el dokumacılığı önemini yitirmiştir. Doğal boyamada 1860’ a kadar kullanılıyordu. Hatta Bolu’nun Göynük yöresinde sadece kırmızı ve siyah renkler boyamada kullanılıyordu.’’ Diye konuştu. Etkinliklerin sonunda düzenlenen “Bugün Eski Zaman Defilesi” ise izleyicilerden büyük ilgi topladı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER