DEJAVU YAŞAMAK İSTEMİYORUZ !

Onur Ustaoğlu'nun Kaleminden Konuşan Yazı...

DEJAVU YAŞAMAK İSTEMİYORUZ !

Yazıyı Özge Nur Dilber’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

Hani bazen dejavu yani yaşadığınız, gördüğünüz şeyleri daha önceden yaşamış gibi olursunuz ya. İşte bende son zamanlarda haberleri izlerken dejavu olmaya başladığımı hissediyorum. “ Bu arada yaklaşık 10 yıldır köşe yazarıyım yanılmıyorsam ilk defa dejavu kelimesini kullanıyorum.” Bu yüzden Yanlış yazdıysam ya da telaffuzda bir problem olursa kusura bakmayın. Siz ne demek istediğim anladınız.

Şimdi bazı arkadaşlar “Onur bu kadarda açık sözlü olma. Hata yaptıysan bile gösterme diyecekler.” Ancak açık sözlülük her zaman için iyidir. Ayrıca bir hata yaptıysam doğrusunu öğrenip o hatayı bir daha tekrarlamamaya çalışırım. Herkesin böyle yapmasını öneririm. Neyse bırakalım Fransızca dersini biz konumuza geri dönelim

Bir süredir haberleri ve ülke gündemini dikkatli takip edenler fark etmişlerdir. Bu ara sıklıkla özel gereksinimi olan çocukların kaynaştırma sınıflarında öğretmenlerden fiziki ya da sözlü şiddet görmesinden bahsediliyor. Geçtiğimiz günlerde yine böyle bir olayın yaşandığını haberlerde gördüm. Yapan öğretmen hemen görevden alınmış ve savunması da “ O gün çok yorgun ve sinirliydim bir anda tahammül edemedim “ demiş.

Bu olayların son zamanlarda sıklıkla tekrarlandığını görünce şöyle bir düşündüm ve geriye doğru tüm olayları dikkatli bir gözle inceledim. Çünkü olayları yapan öğretmenler görevden alınıyor ama kimse bunlar niye tekrarlanıyor demiyor! Neyse bulabildiğim kadarıyla özel gereksinimi olan arkadaşlarımıza kaynaştırma sınıflarında sözlü ve fiziksel şiddet uygulayan öğretmenlerimizin olay videolarını izledim. Hepsi neredeyse aynı şeyleri yapmışlar ve yaptıkları eylemden sonra verdikleri savunmalarda aynı sayılır.

Şimdi durum böyle olunca bir şey daha dikkatimi çekti. Bu olaylara neden olan öğretmenlerimizin yaş ortalamaları 40 – 50 civarı yani baktığınızda mesleğinde olgunlaşmış tecrübeli kişiler diye biliriz. Ama diğer yandan da mesleğinde kendini kanıtlamış kişiler olarak da bakabiliriz. Ne güzel işte tecrübeli diyeceksiniz. Ancak unuttuğunuz bir şey var.

O yaşta bir öğretmen mesleğinde kendini kanıtlamışsa, eskilerin dediği gibi “ununu elemiş eleğini asmışsa” yani emekli olmayı bekliyorsa, tabi ki özel gereksinimi olan öğrencilerle ilgilenmek istemeyecektir. Onu zorlar ve mecbur ederseniz bu tip olaylar hep olur. Ancak tecrübeli öğretmenleri rehberliğinde, özel gereksinimi olan çocukları 25 yaşlarında kendini kanıtlamak isteyen genç bir öğretmene emanet ederseniz o gençliğinin verdiği enerjiyle hırsıyla ve sabrıyla çocuklarla daha iyi iletişim kuracaktır. Dolaysıyla bu tür olayların nedeni bizim tecrübe diye adlandırdığımız avantaj diye gördüğümüz şeyin bu tür durumlarda aslında dezavantaja dönüşmesidir.

Bakın geçtiğimiz yıl değerli psikoloğumuz benimde en iyi arkadaşlarım arasında olan ve bire bir özel gereksinimi olan çocuklarla çalışan sevgili Aslı Demetgül Balcı ile bir sohbetimizde Bana “ Onur Bu işler sevgisiz olmaz. sevmeden özel gereksinimi olan çocuklara ne yaparsan yap istediğin sonucu alamazsın! Bu yüzden önce çocuğa onu sevdiğini gösterip sabırla onun sevgisini ve güvenini kazanmalısın sonra gerisi gelir demişti. “

Aslı’nın dediklerinden yola çıkarak bence birazda bu olaylara neden olan öğretmenlerimiz tecrübelerini ön plana alıp sevgi olayını unuttukları için bunlar yaşanıyor. En önemlisi de yöneticilerimiz ve yetkililer bu anlattığım olayları gördükleri halde yine aynı hataları yapmaya devam ediyorlar yani sadece olaya neden olan öğretmeni görevden alıyorlar ve bir bakıma böyle yaparak kendi hatalarını kapatıyorlar.

Peki, bizim genç öğretmenlerimiz yok mu? Tabi ki var hatta tüm eğitimleri tamam tüm donanımlara sahip olmalarına rağmen birçoğu boşta geziyor ve kendilerini kanıtlayacak yer arıyorlar. Ancak fırsat bulan çok az, işte bizim bu genç öğretmenlerimizin enerjilerini doğru yere yönlendirmemiz lazım. Onlara fırsatlar vermemiz gerek.

Eğer bizim yöneticilerimiz doğru politikalarla geçlerin enerjisini ve heyecanını doğru şekilde yönlendirirse bu tür olayları yaşanmadan engelleye bilir. Böylece özel gereksinimi olan arkadaşlarımız daha iyi şartlarda sevgi ile daha iyi eğitim alabilirler. Bizde bu konularda dejavu Yaşamamış oluruz.

Bu arada bu 2019 yılının son köşe yazısı ben herkesin yeni yılını kutluyor ve herkese sağlıklı mutlu ve özgür olabileceği bir yıl diliyorum yeni yılın ilk yazısında görüşmek dileğiyle…

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Özge Nur Dilber – Bolu Olay Gündem Gazetesi...

Onur Ustaoğlu

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER