DÜŞÜNCELERİNİZE ENGEL KOYMAYIN !

Onur Ustaoğlu'nun Kaleminden Konuşan Yazı...

DÜŞÜNCELERİNİZE ENGEL KOYMAYIN !

Yazıyı Özge Nur Dilber’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

Bu satırları yazmaya o kadar alıştım ki, artık rüyamda bile bilgisayarın başına geçip haftalık yazımı yazabiliyorum. Şimdi bazıları gülümseyerek “ Onur ne bicim insansın? Herkes güzel kızları, lüks arabaları falan görür sen yazı yazdığını görüyorsun diyecekler.” Ancak ben yazmayı çok seviyorum. Yıllardan beri devam edince böyle şeyler ister istemez oluyor. Rüyamda bile yazayazıyor konu seçiyorum.

Mesela iki gün sonra 8 Mart dünya kadınlar günü. İşte rüyada 8 Mart dünya kadınlar günü için benden bir yazı yazmam istenmiş bende bilgisayarın başına geçip ilk cümle olarak “ ülkemizde yeterince değerini bilmediğimiz, kimi zaman huysuz, kimi zaman tatlı ve güzel varlıklar. Sizi anlatmaya bir gün yetmez ancak ben bu gün biraz sizleri ‘engellenmemiş düşüncelerle’ anlatmak istiyorum“ yazdım.

Uyanınca kendime sordum? Huysuz ve tatlı kadın derim o tamam. Ancak “engellenmemiş düşünce" nereden çıktı ve kadınlarla ne alakası var? diye. Ama düşününce uykuda bile ne kadar gerçek, ne kadar doğru bir satır yazmışım. Diye düşündüm. Çünkü incelersek bizim toplumumuzda sürekli düşüncelerde bir engelleme vardır. Birçok sorun bu yüzden yaşanır çoğu zamanda bu durum hayata geniş açıdan bakmamızı ve yaşanan sorunları çözmemizi engeller.

Size bunları anlatınca bir den aklıma şu aralar üzerinde çalıştığım yeni kitabım geldi. Kitaptaki öyküde anne ile kızı arasında bir diyalog geçiyor. ”annesi evden uzak bir şehirdeki üniversiteyi kazanmış kızına diyor ki, Kız başına evden o kadar uzakta ne işin var” Tabi kızda bunları duyunca “abim aynı durumda olsa onu sorgusuz sualsiz gönderirsin. Ben kız olduğum için böyle diyorsun. Çünkü sana böyle öğretilmiş ama inan kızlar isterse her konuda erkeklerden daha başarılı olur. Ben o üniversiteye gideceğim sana bunu kanıtlayacağım diyor” diyalogun devamı kitap tamamlanınca gelecek.

Bakın benim yazdığım anne karakteri de aslında düşüncelerine engel koymuş bir kadın ve kızını uzaktaki bir üniversiteye göndermek istemiyor. Bunun nedeni de toplumun bakış açısı. Evet, günümüzde bu bakış acısı yavaş yavaş değişmeye başlasa da inanın ülkemizde çoğu anne ve baba hala böyle düşünüyor. Özellikle kız çocukları“sen kızsın yapamazsın düşüncesiyle yetiştiriyorlar.” İşin kötüsü böyle yaparak gelecek nesillere bu düşünce aktarmış oluyorlar

İşin ilginç yanı bunu yapanların çoğu da annelerimiz yani yine kadınlar. Örneğin niye erkek çocuklara kadın gibi gülme, kadın gibi ağlama, ciddi ol, sert ol, sen erkeksin her şeyi yapabilirsin derler? Yani aslında bu kavramları erkeklere kadınlar öğretir. Bilinçaltımıza öyle bir yerleştirirler ki, Bir bakıma erkekleri daha ön plana çıkarıp, kızları daha geride tutarlar. Neymiş kızlar her şeyi yapamazmış. Sen bunları öğretirsen tabi yapamazlar. Tabi ülke erkeklerin egemen olduğu bir ülke olur ve toplumun bu bakış açısı değişmez.  

Hâlbuki kızlar gerekli eğitimi aldıklarında her işi erkeklerden daha iyi yapabilirler işte bu yüzdende erkeklerden daha iyi yetişmeli her konuda kendilerine yetebilecek hale gelmeliler kendilerini hiçbir zaman ezdirmemeliler. çünkü çocukları yani geleceğin büyüklerini yetiştiren babalardan çok annelerdir ve anneler her acıdan bilgili ve kuvvetli olursa. Erkekleri kendinden üstün bir varlık gibi görmezse erkek çocuklarını yetiştirirken bu düşüncelerle yetiştirirse bizler bazı şeyleri çözer yaşanan olumsuzlukları yaşamayız.

Tabi benim anlatmaya çalıştığım kuvvetli kadın ve kuvvetli anne kavramı özel gereksinimli bireyler için normalden 2-3 kat daha önemlidir. Çünkü özel gereksinimli bireylerin Anneleri ve yanındaki kadınlar kuvvetli ve bilinç sahibi olursa özel gereksinimli çocukta o kadar güçlü ve bilinçli olacaktır yani önüne çıkan engelleri daha kolay aşacaktır.

İste bu yüzden daha medeni ve daha engelsiz bir toplum olmak istiyorsak kadınlarımızı “ sen şunu yapamazsın mantığıyla yetişip evde oturmamalı, erkeklerin eline bakmamalı “ eğitimli olmalı çalışmalı üretmeli, her iş dalında erkeklerle omuz omuza olmadır.  Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi kadınlar yerde sürünmeye değil omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıktır…

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Özge Nur Dilber – Bolu Olay Gündem Gazetesi…

Onur Ustaoğlu

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER