Düşünmesi bile abesle iştigal

Erol Yıldız yazdı...

Düşünmesi bile abesle iştigal

Son kitabımda da yer verdiğim gibi bir kere daha Osmanlı Padişahı Abdülhamit hakkında araştırdığım anekdotumu sizinle paylaşmak istiyorum. Osmanlının 34.Padişahı olan Abdülhamit, diğerlerine göre daha fazla Avrupa’ya yakınlığı sonucunda bir çok alanda yaptığı yeniliklerle tanınıyor. Günün birinde bu yeniliklere bir yenisini ilave etmek için karar alarak, İzmir-Aydın demiryolu yapımı için Avrupa’daki devletlerden yardım alarak yapımına başlatıyor. Demiryolu inşaatını alan Alman ve İngiliz şirketlerin yöneticileri bir bakıyorlar ki, demiryolu çevresi tarihi eserlerden geçilmiyor. Çok sayıda tarihi eser var. Bunları nasıl ülkelerine geçirebilirler bunun düşüncesindeler. Konu ülkelerinin siyasi yöneticilerine intikal ediyor. Oradan gönderilen üst düzey bir heyet Abdülhamit’in huzuruna gelerek “Ekselansları, istediğiniz hattı bitirmek üzereyiz. Fakat, etrafında çok sayıda taş ve kaya var. Bunların temizlenmesi gerekiyor. Sizlere zarar vermesin diye izniniz olursa bu kaya ve taşları temizleyip ülkeden çıkararak size daha temiz bir güzergah bırakmak isteriz” diyor. Bunun üzerine Abdülhamit Han, “Memalik-i Osmaniye’nin taşı mı biter. İstediğiniz kadar temizleyin. Alabilirsiniz” diyerek ülkedeki çok sayıda tarihi eserin Avrupa’ya çıkışı gerçekleşiyor.

Bunu bana anlatan değerli dostum Can Bey’in anlatımının ardından memleketimizin zenginliklerinin, çok uluslu devletlerin ağzını sulandırdığını bire daha düşündüm. Bu zafiyetin ardından ülkenin dört bir yanı düşmanlarca işgal edilerek vatanın her bir yanı esir alınmıştı. Kurtuluş savaşımızın ardından kurulan Türkiye Cumhuriyeti, yenden onarılarak, daha çağdaş ve bağımsız bir anlayışla ülkenin gelişimi sağlanmıştır. Ulusun korunmasında güvencemiz olan Ordumuz, daha modern hale getirilerek, bir çok gelişmiş ülkeden daha güçlü ordumuzu kuruyoruz. Hatta kendi mensubuna hizmet veren modern hastanesi bile oluşarak, adını Gülhane Askeri Tıp Akademisi olarak isimlendirerek, askeri doktor eğitimini üstleniyor. Buradan mezun ettiği doktorlarını yetiştiriyor.

Yaşanan 15 Temmuz darbe girişimini ardından içinde bozulmuş ve kokuşmuş yapılanmanın temizlenerek ayıklanması sonucunda Ordumuz yine güçlü biçimde yapısını sürdürmek zorundadır. Bunda kimsenin şüphesi yoktur. Tabi ki siyasetten uzak ve sadece yapacağı vatanı korumak amaçlı olarak görev sürecektir. Ordunun içinde bulunan hainlerin temizlenerek gerçek ordumuzun yapacağı çalışmalar bizleri onurlandırır. Şimdi ben GATA’nın isminin Abdülhamit olarak değiştirilmesine fikren karşıyım. İleride acaba “Memalik-i Osmaniye” düşüncesinde olduğu gibi bu ülkenin hastaneleri tükenmez diyerek, birilerine peşkeş çekmeye kalkışırsak vay halimize. Sanki Ordumuz hepten kaldırılmış gibi düşünen zihniyetler varsa, onun ardında bırakılan çok sayıda kışla, askeri okul, hastane gibi alanlar birilerinin ağzının suyunu akıtıyor diye düşünmek bile beni korkutuyor. 

Güncelleme Tarihi: 30 Ekim 2016, 14:15
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128