banner133

banner101

17 Aralık 2017 Pazar

Eğitim Sen’den Bolu Valiliğine tepki

Bolu Valiliği, Eğitim Sen Bolu Şube Başkanlığının eğitim sistemi, kadına karşı şiddet, vakıf ve cemaatler ile özel okul konularında stant açarak yapacağı imza kampanyasına izin vermedi. Bunun üzerine Eğitim Sen Bolu Şube Yürütme Kurulu Adına Şube Başkanı Zehra Kulalı Gezici yazılı basın açıklaması yaptı.

05 Aralık 2017 Salı 16:18
Bu haber 366 kez okundu
Eğitim Sen’den Bolu Valiliğine tepki

Bolu Valiliği tarafından kendilerine stant açarak imza kampanyası düzenlenmesine izin verilmemesi konusunda açıklama yapan Eğitim Sen Bolu Şube Başkanı Zehra Kulalı Gezici şunları söyledi; “ Eğitim Sen Bolu şube olarak ;yaz boz tahtasına dönmüş eğitim sistemimizi , milyonlarca çocuğumuzun, gencimizin ailelerinin ,eğitim emekçilerinin emeğini hiçe sayan sabahtan akşama değişen sınav sistemlerini, her geçen gün  kadına  ve çocuğa  karşı artan şiddeti meşru gösteren cinsiyetçi ,bilimsel birikimi reddeden  müfredatı  ve cemaat ve vakıflarla yapılan protokolleri ve özelleşen eğitim sisteminin sorunlarını bir imza standıyla sizlerle paylaşmak istedik. Ancak,bu faaliyetimize  izin vermeyen Bolu valiliğinin yazısını aynen paylaşmak istiyoruz.  ‘Eğitim Sen Bolu Şube Başkanlığının eğitim sistemi, kadına karşı şiddet, vakıf ve cemaatler ile özel okul konularında stantaçarak yapacağı imza kampanyası valilik onayı çerçevesinde uygun görülmemiştir.’  Ülkemizde  eğitim alanında  yapılan değişiklikleri, yakın gelecekte yaratacağı sonuçlarıyla  birlikte değerlendirmek, içinde barındırdığı tehlikeler hakkında toplumu uyarmak ve bütün bu gelişmelere karşı mücadele etmek  eğitim ve bilim emekçileri  sendikası olarak bizim en önemli görevimizdir” dedi.

Açıklamasının devamında Gezici, eğitim sistemi, kadına karşı şiddet, vakıf ve cemaatler ile özel okul konularında ülkenin geldiği durumunu anlattı. Gezici; “ Her geçen gün ülkemizde ve  ilimizde de artan çocuğa ve kadına karşı her türlü şiddet, daha iki ay önce valilik binasının 50 metre önünde boşanmak  istediği eşi tarafından   katledilmeye çalışan kadına dahi yetkililerin dikkatini çekmemiş ki biz bu artışın  nedenlerini  konuşturmak istemiyorlar. Eğitim ve bilim  emekçileri olarak uyarıyoruz ; Bilimden uzak müfredat değişikliği ile özellikle kadına ve çocuklara karşı şiddet adeta meşrulaştırılıyor. Cinsiyetçi, eşitliksiz içerik ve  tutum eğitim yoluyla yeniden üretilereköncelikle kadınlarımız ve çocuklarımızı teslim alıyor. Eğitimde yapılacak her değişiklik, bilim insanlarına, eğitim emekçilerine, sendikalara ve eğitimin tüm bileşenlerinin fikri alınarak yapılsın diyoruz . Sınav sistemlerinin değiştirilmesi örneğinde   bunu  gördü . Açıklanan her değişiklik konun uzmanları  tarafından değerlendiriliyor ve  yeniden düzenleniyor. Peki en başta bu değişiklik uzmanlar ve eğitimin tüm bileşenleriyle ele alınamaz mıydı ? Biz diyoruz ki; Ne çocuklarımızın, ne eğitimsistemimizin ne de ülkemizin geleceği  yaz boz tahtası değildir. Cemaat ve vakıflarla yapılan protokoller ; MEB’ in mevzuatlarına da  aykırı , bilimsel bilgiyi  reddeden ve eğitim birliğimizi bozan protokollerle,  geleceğimizin karartılmasına göz yummadık yummayacağız.Bizlereğitim emekçileri  olarak  sınıflarımıza onaysız   tek bir tane kaynak kitap dahisokamazken  ,30 saatlik Okul öncesi eğitim program 24 saate indirildi.  6 saatlik ders içeriği bütün mevzuatlara  aykırı bir şekilde müftülüğe bırakıldı . Yetkisi olmayan,  onayı olmayan içerikle, ehliyetsiz kişilere emanet ettik 36 ve 70 aylık çocuklarımızı. Öğretmen   ve velilerimizin  şikayetlerine  ve travmalara rağmen uygulamanın  ısrarla devam ettiğini görüyoruz.  Yeri geldiğinde paylaşacağımız sıkıntıları eğitim emekçilerinden kaygıyla dinliyoruz. Diğer bir konu ilimizde bulunan pansiyonlu okullarımız da hafta da 1 kez akşam etüt saatlerinde  ‘’sohbet’’ toplantıları yapıldığını biliyoruz. 2017 -2018  eğitim öğretim yılı başında  milli eğitim müdürlüğü tarafından , ilimiz de bulunan  pansiyonlu okullarda belletmenlik görevi  yapan öğretmenlerimize, 13 rehber öğretmen tarafından çocuklara karşı ihmal ve  istismar  konularda eğitim verildi.  Bu eğitimin gerekçesi şuydu; çocuklara karşı artan cinsel suçlar ve  maalesef bunların önemli bir kısmının  pansiyon ve yurtlarda olduğu gerçeğiydi. Kendi  personeline bu eğitimi verme ihtiyacı duyan Müdürlüğümüz ; kim olduğunu ,tarikat mı cemaat mi  bilmediğimiz bu kişileri gece etüt saatinde niçin pansiyonlarımıza  girmesine izin verir.  Kim talep etmiştir bu faaliyeti ? Velilerimizin haberi ve onayı var mıdır? Bizlere emanet edilmiş bu çocuklarımızın başına gelebilecek herhangi  bir olayın sorumlusu kim ve kimler olacaktır.  Bu ‘’sohbet’’ toplantılarından bir tanesinde yaşanan diyaloğu sizlere  aktaralım: ‘’  sohbetlere katılmazsanız kalbinizde bir kara leke oluşur, ikinci kez katılmadığınızda bu kara leke büyür, üçüncü kez katılmadığınızda kalbiniz tamamen kararır ve artık iflah olmazsınız’’ evet  kim olduğunu bilmediğimiz kişilerin çocuklarımıza telkini budur.  Takdir kamuoyunundur” diye konuştu. “ÇOCUKLARIMIZA  BU DAYATMALARIN SEBEBİ  NEDİR?”Son olarak Gezici; “İlkokul 4.sınıftan itibaren Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi alan , ‘’seçmeli’’ din kültürü ve ahlak  dersleri  de fiili olarak zorunluseçtiren , fen lisesinde dahi 4 saat din kültürüve ahlak dersleri  seçtirilen çocuklarımıza  bu dayatmaların sebebi  nedir? Öğretmeni her daim sınıftan dışarı çıkaran, akademik eğitimi sekteye uğratan bu uygulamaların amacı nedir? Eğitimin piyasalaşması ; Eğitim Sen olarak ; tüm yurttaşların eşit nitelikli kamusal  eğitim hakkını sonuna kadar savunacağız. İlimizde merkez  ilkokullarımızda  öğrenci mevcutları 45-50  arasında değişirken , yarım milyona yaklaşan ve atanmayan öğretmenlerimiz varken , okullarımız öğrencime  servis tutamıyorum ,  cebine yemek parası  koyamıyorum   diyen veli bağışlarıyla ayakta duruyorken  özel okullara teşvik verilmesini  kabul etmiyoruz. Diğer yandan, kaynak aktarılmayan, her geçen gün laik, bilimsel ve demokratik   olmaktan uzaklaşan niteliksizleştirilen kamusal eğitimle  ,velilerimiz adeta özel okullara zorlanmakta  ,atanmayan öğretmenlerimiz  özel okullarda  sermayeye ucuz iş gücü olmak zorunda bırakılmaktadır. Eğitim ve Bilim Emekçileri  Sendikası olarak; toplumun bütün bireylerinin  temel insan hakları ve özgürlükleri doğrultusunda ,cins ayrımı olmayan, eşit ,demokratik, laik, bilimsel ,parasız ve nitelikli kamusal  eğitim görmesi  için mücadele etmeye devam edeceğiz. Bir daha Karamanlar , Aladağlar , Gergerler olmasın diye,  geleceğimiz karamasın diye, İtaat etmeyen,sorgulayan haksızlığa karşı duran, cinsiyet eşitliğini savunan bireyler yetiştireceğiz. Bu ülkenin çocuklarına ve ülkemize reva görülen ucuz ve itaatkar iş gücü olmayı  kabul etmeyeceğiz. Akılla, bilimle, sanatla ,sporla ve evrensel ahlak değerleriyle  inşa edeceğimiz gelecek için; çocuklarımıza ve okullarımıza sahip çıkmanın  önümüzde duran en önemli  ve acil görev olduğunu  kamuoyuna  saygıyla  duyururuz” dedi. .

 

Anahtar Kelimeler: Bolu, Valiliği, Eğitim, Sen, Bolu

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    GAZETE MANŞETLERİ
    Admatic Scroll 300x250 Ad Code START --> Admatic Scroll 300x250 Ad Code END -->
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SAYFALAR
    ARŞİV
    banner82

    banner129