Engelli işçinin hukuk zaferi

Bolu’da bir fabrikada işçi olarak çalışan engelli vatandaş yaklaşık 10 yıldır sürdürdüğü hukuk savaşını kazandı. Yargıtay, bilet bulamadığı için işe gidemeyen engelli işçinin işten çıkarılması sonucu açtığı davada işçi lehine karar verdi.

Engelli işçinin hukuk zaferi


 

Yargıtay, bilet bulamayan ve bu durumu işveren yetkilisine bildiren işçinin bu gerekçeyle işe gidememesinin haklı bir nedene dayandığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabul edilmesi gerektiği yönünde karar verdi. Bir iş yerinde 15 Ekim 2009 tarihinde engelli statüsünde işe başlayan işçi, söz konusu şirkette 4 yıl 11 ay 29 gün boyunca yoğun bir iş temposuyla çalıştığını, 13 Ekim 2014 tarihinde işveren şirket tarafından haklı sebep ve ihbarda bulunulmaksızın işten çıkarıldığını iddia ederek dava açtı. Görülen davada işçi avukatı, müvekkilinin vücut fonksiyonlarının yüzde 40’ını kullanamadığını, dini ve milli bayram denilmeden çalıştırıldığını ve bu dönemlerin ücretlerinin ödenmediğini, işveren tarafından yıllık izin verilmediği gibi yıllık izin ücretinin de ödenmediğini, çalıştığı süre boyunca iş yeri müdürü tarafından sürekli hor görüldüğünü, sürekli olarak kendisine “canın isterse… hoşuna gitmiyorsa çek git, senden iyisini buluruz...” şeklinde baskı yapıldığını iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin alacağı, fazla çalışma alacağı ile genel tatil alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etti.

İŞ YERİNİN İDDİALARI

İş yeri avukatı ise davacı işçinin iş yerinde hafta içi 5 gün 08.00-18.00 arasında çalışmış olduğunu, saat 13.00-14.00 arasında 1 saat yemek molası kullandığını, neticede günde 9 saat, haftada ortalama 45 saat çalıştığını, cumartesi ve pazar çalışması olmadığı gibi resmi tatillerde ve dini bayramlarda, arife günleri de dahil olmak üzere kesinlikle çalışma yapılmadığını, davacının engel oranının 25 Mart 2010 tarihinde yüzde 5’e düşmesine rağmen, görevinde herhangi bir değişiklik yapılmadığını savundu. İş yeri avukatı ayrıca davacı işçinin rahatsızlık, tahliye girme, vs. nedenlerle toplam 25,5 gün rapor ve izin kullandığını, Kurban Bayramının bitimini takip eden ilk iki iş günü olan 8 Ekim 2014 ve 9 Ekim 2014 tarihlerinde arka arkaya 2 iş günü işe gelmediğini, bu konuda savunması alındığını, davacının savunmaları geçerli bulunmadığından iş akdinin feshedildiğini kaydederek davanın reddini istedi.

DEVAMSIZLIK ŞARTI OLUŞMADI

Taraflar dinlenildikten sonra yerel mahkeme tarafından davanın reddine karar verildi. Bunun üzerine söz konusu karar davacı işçinin avukatı tarafından temyiz edildi. Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, davacı işçinin ihbar ve kıdem tazminatı taleplerinin kabul edilmesi gerekirken reddedilmesini hatalı buldu ve yerel mahkeme kararını bozdu. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararında, "Davacı 8 Ekim 2014 tarihinde bayram dönüşü bilet bulamadığını, annesinin işyeri yetkilisini arayıp bilgi verdiğini, 9 Ekim 2014 tarihinde ise bindiği aracın arızalandığını İstanbul’a geç saatte geldiğinden işe gidemediğini iddia etmiştir. Davacının ustası olduğunu belirten davalı tanığı, davacının annesinin telefon açtığını ve davacının bilet bulamadığını işe bir gün sonra geleceğini söylediğini, ertesi gün işyerine davacının gelmediğini, sabaha karşı 05.00 sıralarında davacının Bolu’da trafikte olduğunu belirten mesaj attığını beyan etmiştir. Davacının 8 Ekim 2014 tarihinde bilet bulamaması nedeniyle işe gelememesi ve bu durumu işveren yetkilisine bildirmesi sonucunda işe gelmemesinin haklı bir nedene dayandığı açıktır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/2-g maddesi uyarınca işverenin haklı nedenle iş akdini feshinde aranan işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına 2 iş günü devamsızlık yapması şartı somut olayda gerçekleşmemiştir. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda davacının ihbar ve kıdem tazminatlarının kabulü gerekirken reddine karar verilmesi hatalıdır" denildi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128