ERCOŞKUN, Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ne dair tartışmalı soruları yanıtladı

Bolu Milletvekili Ali Ercoşkun, Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ne dair kamuoyunda oluşan tartışmalı sorulara yanıt verdi. Açıklamalarında, sistem değişikliği sonrası, milletvekili sayısının 550’den 600’e çıkacak olmasının nedenlerini ortaya koyan Ercoşkun, ardından, “2 yıl milletvekilliği yapan bir genç, her vatandaşımız gibi prim gününü tamamlaması ve emeklilik yaşını doldurmasının ardından emekli olabilir. Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nde de milletvekilliği yaptığı için kimse emeklilik zamanlamasında hiçbir vatandaşımız karşısında ayrıcalığa sahip değildir” dedi.

ERCOŞKUN, Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ne dair tartışmalı soruları yanıtladı

BASIN BÜLTENİ

AK Parti Bolu Milletvekili Ali Ercoşkun, [ ]12 Eylül darbesinin ardından yapılan 1982 Anayasası’nın darbe izlerini taşıyan maddelerinden Yeni Türkiye’nin arınması için tarihi fırsat niteliğindeki referandum öncesi, Anayasa değişikliği ve değişikliğin beraberinde getireceği Cumhurbaşkanlığı Sistemi hakkında kamuoyunu bilgilendirmeye devam ediyor. Ercoşkun, verdiği son röportajda, Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ne dair kamuoyunda oluşan tartışmalı sorulara yanıt verdi.

“MİLLETVEKİLİ SAYISINDAKİ ARTIŞ, TEMSİLDE EŞİTSİZLİĞİ GİDERMEYE YÖNELİK ÖNEMLİ BİR ADIM”

Milletvekili Ercoşkun, “Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nin hayata geçişiyle Meclis’teki milletvekili sayısı 550’den 600’e çıkacak. Bu artışın gerekçeleri nedir?” sorusunu şöyle yanıtladı:

“Bu artışın temel nedeni temsil noktasında eşitliği sağlamaya yönelik diyebilirim. Örnekleyerek anlatmak gerekirse; AK Parti, [ ]1 Kasım seçimlerinde Bolu’da yaklaşık 120 bin oy kazandı ve bu oyla 2 milletvekili çıkardı. Bu, AK Parti Bolu’da elde ettiği her 60 bin oyla birer milletvekili çıkardı şeklinde de yorumlanabilir. Fakat İstanbul’da ortalama 160-180 bin oy parametresinde milletvekili seçilebiliyor. Öte yandan Gümüşhane ve Bayburt gibi az nüfusa sahip illerde ise, 25 bin oyla bile milletvekili seçiliyor. Burada bir eşitsizlik olmuyor mu? Evet, bir eşitsizlik ve dengesizlik söz konusu olduğu aşikar.

Yasa gereği illere bir değil, en az iki milletvekili kontenjanı veriliyor. En küçük ile iki milletvekili verdiğinizde, en büyük illerle arada dengesizlik söz konusu oluyor. Bunun dengelenmesi ve temsilde adil bir eşitlik sağlanması gerekiyordu. Artıştaki tek sebep işte bu.”

 

“MİLLETVEKİLİ SEÇİLEBİLME YAŞI 18’E İNECEK, ÇÜNKÜ…”

Ercoşkun, “Cumhurbaşkanlığı Sistemi ile birlikte milletvekili seçilebilme yaşı 25’ten 18’e inecek. 18 yaşındaki bir gencin yaşam tecrübelerini göz önüne aldığımızda, bu değişiklik Meclis’in çalışma sistemine sizce zafiyet getirmez mi?” sorusuna şöyle karşılık verdi:

“Türkiye’de 18 yaşına gelen her vatandaşımız seçme hakkına sahip. 18’ine giren her bir kardeşimiz sandık başına giderek, cumhurbaşkanı, milletvekili, belediye başkanı ve muhtar seçebiliyor. Evlenebiliyor, ticari faaliyetlerde bulunup şirket kurabiliyor, vergi mükellefi olabiliyor. Fakat tüm bu haklara sahip bir gencimiz yasa gereği milletvekili seçilebilme hakkına sahip olamıyor. Bunun için 25 yaşını beklemek zorunda deniliyor. Biz ise, tüm haklara sahip olan gençlerimizin milletvekili seçilebilme hakkına da sahip olmasını istiyoruz. Genç nüfus miktarı bir hayli fazla olan Türkiye’mizde bu düzenlemenin demokratik olgunluğumuzu daha da arttıracağını düşünüyoruz. Ülkemizin geleceği olan gençlerimizin ülke yönetiminde daha fazla söz sahibi olmasını hedefliyoruz. Bunun zafiyet getirebileceği endişelerini kabul etmemiz asla mümkün değil, çünkü biz gençlerimize güveniyor, daha güvenli bir geleceği onlarla inşa edeceğimize inanıyoruz.”

 “2 YIL MİLLETVEKİLLİĞİ YAPAN BİR GENCİN EMEKLİLİK HAKKI KAZANIP MAAŞ ALABİLECEĞİ İDDİASI KÜLLİYEN YALAN”

Ercoşkun, “Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nin hayata geçişi sonrası, 18 yaşındaki bir genç milletvekili seçilse, o genç 2 yıl milletvekilliği yaptıktan sonra emeklilik hakkı kazanıp maaşa mı bağlanacak?” sorunu şu şekilde cevaplandırdı:

“Kamuoyunda tartışmalara yol açan bu söylem külliyen yalan ifadelerden oluşmakta. Daha önce de ifade ettiğim gibi, 2 yıl milletvekilliği yapan bir gencimiz de, her vatandaşımız gibi prim gününü doldurması ve emeklilik yaşını tamamlamasının ardından emekli olabilecek. Daha önce var olan ve 2 yıl vekillik yaptıktan sonra emekli olunan  uygulamayı AK Parti gerçekleştirdiği düzenleme ile kaldırdı.

Bu konuyu kendimden örneklendirerek açıklayacak olursam; Ben prim gününü doldurmuş biriyim. Yaklaşık 6 yıldır milletvekilliği yapıyorum. Allah nasip ederse, 2019’a kadar milletvekilliği yapma hakkına sahibim. Tüm bunlara rağmen, ben de her vatandaşımız gibi emekli olabilmek için yasalarla gerekli görülen emeklilik yaşını doldurmam gerekiyor. Milletvekilliği yaptığım için erken emeklilik noktasında hiçbir vatandaşımız karşısında herhangi bir ayrıcalığa asla sahip değilim. Bunun aksi söylemlerin tamamı yalan beyanlardan oluşmaktadır.”

 “CUMHURİYET’İN KAZANIMLARINDAN HİÇBİR TAVİZ VERİLMEYECEK! MECLİS DAHA GÜÇLÜ VE ETKİN HALE GELECEK”

Ercoşkun, “Cumhurbaşkanlığı Sistemi, tek adam yönetimine neden olacak mı? Muhalif söylemlerde yer aldığı gibi, sistem şayet tek adam yönetimini beraberinde getirecekse neden 600 milletvekiline maaş verilecek? Meclis, pasif hale gelip, sadece sembolik anlamda mı kalacak?”sorularına ise şu yanıtları verdi:

“[ ]16 Nisan’daki referandumla hayata geçmesi hedeflenen rejim değişikliği değil, sadece bir hükümet sistemi değişikliğidir. Türkiye'nin rejimi 1923'ten beri Demokratik Cumhuriyet'tir ve öyle de kalacaktır. Cumhuriyet ve Cumhuriyet’in kazanımları noktasında bir kayıp yaşanmayacak. Bundan kimsenin kuşku ve endişesi olmasın.

Yeni sistemle Meclis’teki milletvekili sayısının 550’den 600’e çıkması az önce belirttiğim gerekçeler dışında bir amacı ve hedefi yok.

Cumhurbaşkanlığı Sistemi, Meclis'i daha da güçlü hale getirecek bir sistem. Yeni sistemde Bakanlar Kurulu Meclis dışından oluşturulacağı için veya bakan olacak bir milletvekilinin milletvekilliği düşeceği için yürütmenin, yasama üzerindeki etkisi bitecek ve milletvekilleri daha güçlü ve etkin hale gelecek. Yeni sistemde de, eski sistemde olduğu gibi kanun yapma, değiştirme ve iptal etme yetkisi sadece ve sadece Meclis'e ait.

Cumhurbaşkanı ancak, 'Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi' yayınlayabiliyor. Cumhurbaşkanı, mevcut kanunlara ters herhangi bir kararname yayınlayamıyor. Diyelim ki kanuna aykırı olmasa da, Cumhurbaşkanı'nın yayınladığı bir kararname Meclis'in çoğunluğunun hoşuna gitmedi. O zaman da, Meclis toplanarak Cumhurbaşkanı kararnamesini iptal ettirecek şekilde kanun çıkartabiliyor. Yani şimdikinden farklı olarak, yasama konusundaki Meclis'in üstünlüğü tartışmasız tesis ediliyor.”

 “CUMHURBAŞKANI YARGI ÜZERİNDE AYRICALIKLI HİÇBİR YETKİYE SAHİP OLMAYACAK”

Ercoşkun, “Cumhurbaşkanı yeni sistemle daha da güçlü hale gelip yargıyı kontrol altına alma yetkisine mi sahip olacak? Yargıda hakim ve savcıları Cumhurbaşkanı mı atayacak?” sorusuna şöyle karşılık verdi: “Bugünkü sistemde Cumhurbaşkanı'nın yargı üzerinde ne tasarrufu varsa, yeni sistemde de o kadar tasarrufu olacak. Cumhurbaşkanı'nın Anayasa Mahkemesi'ne üye ataması konusunda, referandumda halk oyuna sunulacak 18 maddelik Anayasa değişikliğinde hiçbir düzenleme yer almıyor. Hakimler Savcılar Kuruluna ise sadece 4 üye atayabilecek. Bu atamaları ise belli hizmet yılını ve derecesini tamamlamış Hakim ve Savcılar arasından yapacak. Bu da demektir ki, Cumhurbaşkanı’nın bugün olduğu gibi yeni sistemde de ancak hakim ve savcılar arasından atama yetkisi var. Kamuoyunda tartışmalara da yol açan bu iddia, Anayasa değişikliğinin hayata geçişini engellemeye ve bu amaçla hafızaları bulandırmaya yönelik kullanılan argümanlardan maalesef sadece biri.”

 

 

Güncelleme Tarihi: 21 Şubat 2017, 09:59
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128