Fransa’nın açmazı

Prof.Dr.Yaşar Akbıyık (AİBÜ Eski Rektörü) Fransa Başbakanlarından Briand 1921 yılında,   işgal ettikleri  Güneydoğu Anadolu ve Çukurova’dan geri çekilirken Ankara Antlaşması (1921) münasebetiyle,...

Fransa’nın açmazı

Prof.Dr.Yaşar Akbıyık (AİBÜ Eski Rektörü)

Fransa Başbakanlarından Briand 1921 yılında,   işgal ettikleri  Güneydoğu Anadolu ve Çukurova’dan geri çekilirken Ankara Antlaşması (1921) münasebetiyle,  Fransız Parlamentosunda, Türkiye’nin bağımsızlığı için savaşan insanlarına dağ başındaki haydutlar diye bahseden muhaliflere karşı şu konuşmayı yapmıştı:

“Dağ başındaki haydutlar diye adlandırdığınız Mustafa Kemal ve onun bütün askerleri burada olsalardı, teker teker onların heykellerini dikerdik. Böylesine kahraman bir milletle antlaşma imzalamaktan gurur duyuyorum” .

O günün Fransa Başbakanı Briand ülkesini savunan Türkleri kahraman ilan ederken  şimdiki Fransa devlet başkanı  Sarkozy aşağı yukarı aynı dönemin olaylarından dolayı Türkiye’yi hayali Ermeni soykırımı ile suçlaması tam bir çelikidir. Hangisi doğrudur? Diye sorarsanız Türkiye’yi  ziyaretinde   ağzında çikletle görüntülenen Sarkozy’nin devlet adamlığı ciddiyeti ne kadar hafifse, iddiaları da o derece  asılsızdır. 1919 yılında gönüllü Ermenileri kullanarak Güney Anadolu’da  Türklere saldırtan, yenilince de onları Türklerin insafına terk ederek kaçan Fransa’dır. 1920 yılında Maraş Ermenilerinden Bedros Derakaopyan, Avadis Sulakyan, Haçator Vartaban, Ohannes Muratyan, Dr. Avadis Kalpakyan, Agop Kılıçyan imzaları ile Dahiliye  (içişleri) Bakanlığına ve İtilaf Devletleri (İngiltere, Fransa, İtalya, Amerika) elçiliklerine bir telgraf çekerek; Fransızların evlerini ve kiliselerini zorla zapt ettiklerini, Ermeni gençlerinin  bazılarını zor ve  tehdit yoluyla  Türkler aleyhine  tahrik ettiklerini, Türklere iyi davrananları tehdit ettiklerini, şehri ateşe vererek  binlerce Ermeninin ölümüne neden olduklarını belirttikten sonra,  asırlardan beri ortak vatanlarında  Türklerle beraber  yaşamak istediklerini açıkladılar. Yabancı parası ile aldatılmış olan Ermenileri protesto ettiler. Fransızların geri çekilmesinden sonra can, mal ve namuslarının korunduğunu, hiçbir zaman  katliam meydana gelmediğini ve güvende olduklarını belirttiler. Bu belgenin orijinali Genelkurmay Başkanlığı arşivinde 1/2 nolu dosyada 215 numara ile kayıtlı olup 16 Şubat 1336 (1920) tarihli İrade-i Milliye Gazetesinde yayınlanmıştır. Ermenilerin Fransızların kendilerini terk edip kaçtıklarında onları Türklerin koruduğuna dair daha başka açıklamaları da arşivlerimizde mevcuttur.

Hal böyleyken Fransa Başbakanı Sarkozy’nin   Ermenilerin  oyunu almak için tarihimizle oynamaya kalkışması  kabul edilir şey değildir.  Bu hata Fransa’ya pahalıya mal olacak, bumerang gibi dönüp kendilerini vuracaktır. Sarkozy’nin  bu  girişimi Türk-Fransız ilişkilerinde onulmaz bir yara açacaktır.  Sadece geleceğin 100 milyonluk Türkiye’si değil 25 milyonluk Azerbaycan’ı ve bütün Türk ve İslam dünyasını  karşısına almış olacaktır. Kanuninin torunları olarak beş asır önce Fransızlara lütfettiğimiz ayrıcalıkları hatırlatarak, Fransız malları ve   sözde Ermeni soykırımı yapıldığını iddia edip bunu karar altına alan Fransız Parlamentosunun üyeleri protesto edilmeli,  hatta Türkiye’ye geldiği zaman tutuklanmaları için yasal düzenleme yapılmalıdır.   Geçmişte yaşanan bir savaşın galibi bir millet olarak bizim vicdanımız rahattır.  Tarihteki yenilgilerini unutamayan Fransa-Ermeni ikilisinin yalanlarına özgür dünya itibar etmeyecektir. Soykırım dedikleri ve gerçekte kendilerinin de inanmadıkları şey kocaman bir yalandır.  Zira 1948 Cenevre İnsan Hakları Sözleşmesi soykırımı (Genocide): “Bir insan topluluğunu, ulusal, dinsel, politik vb sebeplerle yok etmek” şeklinde tanımlamaktadır. Böyle bir uygulamayı tarihimizin hiçbir evresinde görmek mümkün değildir. Soykırım sözcüğünün (genocide)  patenti de uygulaması da Batı dünyasına Fransa’ya aittir.  Bizim ne tarihimizde ne de inançlarımızda böyle bir kavram, düşünce veya olay söz konusu değildir. Fransız-Ermeni ikilisine ve bunların diğer suç ortaklarına karşı kazandığı zaferlerle bizi bu günlere getiren ecdadımızı ve aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor,  aziz milletimize saygılarımı sunuyorum.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner129